Ümit KARDAŞ
Anlaşılan seçimlere kadar merkezden bölgelere yetki devri, iktidarın hukukla dengelenmesi, bürokratik kurumların şeffaflığı ve hesap verebilirliği, anadiliyle yaşamak, siyasetin finansmanı gibi çoklu, katılımcı, özgürlükçü, meşru hukuka bağlı bir demokrasiyi inşa etme yönündeki anayasal tartışmalar yerine başkanlık sistemi üzerinden anayasa tartışması yapacağız.
Cumhurbaşkanı halka Türk tipi başkanlık sistemini ve yararlarını, güçlü başkanın nasıl sorunları çabucak çözeceğini, ülkenin böylece nasıl çağ atlayacağını ama içerideki ve dışarıdaki şer güçlerin bunu engellemeye çalıştıklarını anlatacak.
Türk tipi başkanlık sisteminde kuşkusuz yetkiler aynen merkezde kalacak. Bürokratik kurumlar inanılmaz yetkilerle, kapalı, hukukla denetlenemez bir şekilde başkan babaya bağlı olacak. Başkanlık sisteminde önemli bir yer tutan 2. Meclis olmayacak. Şu anki durumu itibariyle dahi iktidarın baskısı altına girmiş olan yargı başkana bağlı olup, yürütmeyi denetleyemeyecek. Yani değişmeyen çıkmazımız, kolonyal bir yapılanma, kapalı bürokratik kurumlar, hukuku ayak bağı kurma zihniyetiyle devam edecek ama hâkim-i mutlak bir başkanımız olacak.
Türk tipi başkanlık hayali böyle de, ABD’de de nasıl? Bu sistemin kurucusu olan Amerikalılar, 1787 yılında İngiliz monarşisinin veraset yoluyla gelen kutsal hükümdarına eş bir hükümdarı seçim yoluyla başlarına getirmek istediler. Ancak eşit koşullar yaratarak güçler ayırımına gittiler. Seçimle gelen hükümdarı parlamento ile aynı düzeye oturtup, onların karşısına güçlü bir yargı organı koydular.. Kuşkusuz seçim yoluyla bir hükümdar yaratmanın, sistemin federal yapısı ile ilgisi vardı. Amaç, federasyonun siyasi birliğini bir kişide toplamaktı. Kongre bu birliği güvence altına almıyordu. Merkezî güç, başkan, kongre ve yargı arasında bölünüp zayıflatılarak hem federe devletlerin özerkliği korunuyor, hem de girişimcilere tam bir özgürlük sağlanıyordu.
Federasyon sistemi ile yönetilen Amerika’da her federe devletin kendi anayasası olduğu gibi, bu devletlerle federal devlet arasındaki ilişkileri düzenleyen üstün bir anayasa bulunmakta. Federe devletlerin başında halk tarafından seçilmiş valiler mevcut.. Bu devletlerin de kendi yasama, yürütme ve yargı organları faaliyet gösteriyor. Federal devlette yasama yetkisi iki meclisli olan kongre tarafından (Senato ve Temsilciler Meclisi) kullanılmakta..
Federal devlette yürütme yetkisini, dört yıl için seçimle işbaşına gelmiş başkan kullanır. Başkanın yasama organına karşı siyasal sorumluluğu yoktur. Başkanın dış politikayı yürütme, yabancı ülkelere asker gönderme, orduyu komuta etme gibi yetkileri bulunmakta. Başkan yasaların yürütülmesini sağlar. Bu görevde başkana başkan yardımcısı ve bakanlar yardımcı olurlar. Bu görevliler başkana karşı sorumludurlar. Amerika’da sistem, güçler ayrılığı ilkesine dayanır. Başkan kongre üyesi olmadığı gibi, kongre çalışmalarına da katılamaz. Federal düzende yargı yetkisi, Federal Yüksek Mahkeme’ye aittir. Bu mahkeme, yasaların anayasaya aykırılığını defi yoluyla inceler.
Avrupa sistemi, siyasal örgütlerle sınırlanmış bir monarşi olmak eğiliminde olmasına karşılık, Amerikan sistemi kişisel iktidara dayanan bir monarşidir. Disiplinli partilerin bulunmaması Amerikan sisteminin zaafıdır. Bu zafiyet kongrenin çalışmasını etkiler. Partiler, başkanlık seçimleri kampanyası dışında boş çerçevedirler ve milletvekilleri kendi bildikleri gibi hareket ederler. Kongre üyeleri genellikle yürütmeye direnç gösterirler. Bu durumda yürütme, gerekli yasa tasarılarını kongreden geçirmekte zorlanır. Oysa Avrupa çoğunluk sistemlerinde parlamentoların kabul ettikleri yasa tasarılarının tamamına yakın bir kısmı hükümet önerileridir. Amerika’da ise oran yarıdan aşağıya düşer. Yasama ve yürütme birbirlerini frenleyebilirler, ancak hızlandıramazlar. Başkan idari bir teknik yapı içinde, halktan uzak bir kapalılık ortamında uzmanlarla çalışarak karar alır. Oysa Avrupa’da cumhuriyetçi hükümdarlar, salt idari bir teknik yapı içinde değil, partinin yönetici kadrosu ve ona bağlı politik bir teknik yapı içinde karar alırlar. Hükümet başkanı halkın tepkilerini gözönünde bulundurur.
Devam edeceğim.
www.umitkardas.com
twitter.com/umit_kardas
Yazarlar
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTerörsüz Türkiye’yi neden halka anlatamıyorlar? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyayı aldatamıyordu Trump, ülkesi, halkı da uyanmaya başladı… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUKemalistin bilinç altı 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünya bildiğin gibidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO’da tartışma yaratan sunum: ‘Seks sektöründe 100 bin kadın ve kız çalışıyor’ 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBütün otokratların dilinde aynı hikaye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLaikliği savunmak bir özgürlük, bir hak ve yurttaşlık görevidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürk Siyasetinde Belirleyici Olan Dinamikler 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveciİktidarın ‘seçim argümanı’ ne olur? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünMedeniyetler savaşı mı başladı? 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURCereyanda kalan fikirler… 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Darbe anayasası’ 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA"TKP 7. KONGRESİNİN "NEREDE KALMIŞTIK" İFADESİNİ DOĞRU ANLAMAK" 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRAİHM ve AYM kararlarına uyulmalı tavsiyesine ihtiyaç var mıydı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSiyasette mertlik-ahlâkîlik 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZYirmibir yıl sonra: ‘Büyük Devlet’ sözüne ne oldu? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTarımda bitmediysek bu iftarlar niye pahalı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakGeliyorum diyen krize dikkat! 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı tartışması 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞCHP sağa açılmayı yanlış mı anladı acaba? 23.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
22.01.2026
13.12.2025
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025