Ümit KARDAŞ
Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliği, Ankara’da 10 Ekim 2015’te gerçekleştirilen katliamın soruşturmasıyla ilgili olarak savcılığın talebine ilişkin bir karar verdi. Medya özgürlüğüyle birlikte eleştiri hakkını da ortadan kaldıran bu kararı okuyalım.
Mahkemenin 14/10/2015 tarihli kararı aynen şöyle: “10/10/2015 günü Ankara Tren Garı yakınında patlayan iki ayrı bomba nedeniyle Ankara C.Başsavcılığı tarafından suç fail ya da faillerinin yakalanabilmesi amacıyla soruşturma başlatıldığı, bu kapsamda yazılı ve görsel basın ile internet medyasında olaya iştirak şüphesi bulunan kişiler ile ilgili bir takım bilgilerin yayınlandığının müşahede edildiği, bu durumun soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesine engel olduğu, talebin milli güvenlik, kamu düzeni ve güvenliği ile toprak bütünlüğünün korunmasıyla alakalı olduğu göz önüne alındığında 5187 sayılı yasanın 3/2 maddesi hükmündeki koşulların oluştuğu anlaşıldığından, soruşturma tamamlanıncaya kadar soruşturma dosyası kapsamında yazılı, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında faaliyet gösteren medyada her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların yapılmasının yasaklanmasına.” Ankara C. Başsavcılığı bu kararın infazını 14/10/2015 tarihli müzekkere ile RTÜK’ten istedi.
Şimdi kararın dayandığı düzenlemeye bakalım. 5187 sayılı Basın Kanunu’nun “Basın Özgürlüğü” başlıklı 3. maddesi aynen şöyle: “Basın özgürdür. Bu özgürlük; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir.
Basın özgürlüğünün kullanılması ancak demokratik bir toplumun gereklerine uygun olarak; başkalarının şöhret ve haklarının, toplum sağlığının ve ahlâkının, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği ve toprak bütünlüğünün korunması, Devlet sırlarının açıklanmasının veya suç işlenmesinin önlenmesi, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla sınırlanabilir.”
Peki, bu madde hangi üstün normdan gücünü alıyor. Kuşkusuz askerî darbe ürünü olan 1982 Anayasasından. Anayasanın 28. maddesi şöyle: “Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz.
Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır. Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır.”
Görüldüğü gibi basın özgürlüğü konusunda ifade özgürlüğünü kısıtlayan 26. maddeye göndermede bulunuluyor. 26. madde ifade özgürlüğü ve dolayısıyla basın özgürlüğü alanlarında hangi kısıtlamaları getiriyor. Bakalım: “Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.”
İfade özgürlüğü ve basın özgürlüğü gibi çoğulcu ve özgürlükçü demokrasinin can damarı sayılan bu iki özgürlük alanındaki sınırlamaların çoğu indi, sübjektif, muğlâk, keyfî uygulamalara yol açacak, içi her türlü demagojik yaklaşımlarla doldurulacak kavramlarla anlatılmış. Yargı pratiklerinde ise bu sınırlamaların demokratik bir toplumda gerekli ve meşru amaçla orantılı olup olmadığı kriterlerine ise uyulmuyor, kararlar konjonktürel gücün isteğine göre özgürlükler kullanılamaz hâle gelecek şekilde veriliyor. Halkın haber alma hak ve özgürlüğü de ortadan kaldırılmış oluyor.
Medya şimdi feryat ediyor ama Anayasa’daki ve yasalardaki bu düzenlemeler dururken ve savcı ve hâkimlerin zihniyet kodları böyleyken bu ülkede kimse özgürlükçü bir demokrasi ve özgürlükleri boğmaya kalkan iktidarları sınırlayacak evrensel standartta bir meşru hukuk uygulaması beklemesin.
Medya bu sınırlamalara uymazsa karşılığında bir müeyyide ile karşı karşıya kalır mı? Devam edeceğim.
www.umitkardas.com
twitter.com/umit_kardas
Yazarlar
-
Mensur AkgünBu kadar düşüncesiz olabilirler mi? 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUİki ‘dost’: Trump ve Erdoğan 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUVenezuela’yı aldı güya, ama para babaları güvence istiyor 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava’dan Ortadoğu’ya Ortak Gelecek Çağrısı; 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarLinç kültürü değil linç sektörü 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUZihniyet akrabası siyasetçiler 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHalep’te “hendek direnişi” kararını kim verdi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm Süreci, Halep çatışmasına heba edilir mi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİEmeklinin Türkiye Yüzyılı şimdi başlıyor desenize 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRTRUMP'A TEMİZ BİR "ÖDÜL" LÂZIM 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergil“Yerli ve Millî” ahlâk yanılsamasına karşı çağrı 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENAmbargo ile diktatörlük arasında sıkışan İran 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKaranlık Orman’ nedir? Trump’ın hepimizi soktuğu yerdir 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSuriye’deki tehlike 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuDers alınıyor mu? 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNESiyasetin cinselliği 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsan hakları için dış müdahale tartışması 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANCumhurbaşkanı partili mi partisiz mi? 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanHalkını adalete hasret bırakanların ibretlik hikayesi… 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMADURO 2014 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAK Parti'deki Truva Atları... 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciFaizi kim düşürmüyor 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKNormatif çerçeve, pratik ve Türkiye’nin durumu 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -4- Libya’ya sır seyahat... İki banka yöneticisi kimliğini niye gizledi? 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasTrump’ın yeni ‘dünya düzeni’ ve Türkiye 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTrump’ın Venezuela operasyonu ve sistemin çöküşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRŞov bir kez başladığında… 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞBeykoz’da bir Türkiye klasiği 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞİKİ BÜYÜK TEHLİKE: “UYUŞTURUCU VE IŞİD” TERÖRÜ…” 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayBelirsizlikler yılı 2025 geride kalırken 2026 ne getirecek? 5.01.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025
4.06.2025
25.05.2025
11.05.2025