Ahmet TAKAN
Şampiyonlar ligi yarı finalinde Salı ve Çarşamba geceleri 2 ayrı harika maç izledim. Tam manasıyla futbol şölenine tanık olduk. Nefes kesen. kıran kırana maçlardı. Her iki maçın bitiş düdüğü çaldığında "bunların oynadığı futbol ise bizim liglerde oynana ne" sorusunu sordum kendi kendime... Hele o gencecik çocukların futbol resitalini izleyince bizim süper ligde top koşturanlar bastonlu dedeler gibi gözümün önüne geldi!..
Liverpool, 3-0'ın rövanşında Barcelona'yı 4-0 ezerek adeta sahadan silerek finale adını yazdırdı. Tam manasıyla azmin ve inancın zaferiydi. Daha maçın ilk dakikasından itibaren Liverpool'un gencecik kadrosu 3 önemli eksik ile maça çıkmalarına rağmen zaferi ilan eden bir oyun anlayışı sergilediler. Süratliydiler... Yıldız isimlerin eksikliğine ve karşılarında dünya devi bir takım olmasına rağmen takım oyunundan ve saha içi yardımlaşmadan hiç kopmadılar. Herkes takıma oynadı, kimse şahsi şovlara yeltenmedi. Futbol dehası Messi çok iyi bir şekilde kilitlenince o bile kurtaramadı takımını... Liverpool'da beyin ve ayak uyumu 10 numaraydı. Güzel ve süratli futbolun yanı sıra zeka fışkırması yaşanıyordu Liverpool'da... Hele o Barcelona'nın biletini kesen kornerden gelen 4'ncü gol... Dünya devi bir takımın paha biçilemeyen oyuncularının -sadece kas gücü ile değil- nasıl zeka ile alt edilebileceğinin en muhteşem örneğiydi. Futbol federasyonunun yerinde olsam, liglerimizde top koşturan tüm oyunculara bu maçı evlerinde en az 100 kere izlemelerini şart koşarım. Salı günü gecesi haklı bir galibiyet kazanarak finale çıkan Liverpool'a çok sevindim.
Yarı finalin diğer ayağında oynanan Ajax-Tottenham maçı da muhteşemdi. Gönlüm genç kadrosu ile müthiş bir çıkış yakalayan Ajax'dan yanaydı. Çocukluğumuzda mahalle arasında top koştururken Ajax'ın efsane ismi "sarı fare" lakaplı Cruyff'u taklit etmeye çalışırdık. Onun gibi kaçmaya,onun gibi topa vurmaya çalışır gol atınca da onun sevincini taklit ederdik. Belki de ondandır!.. Çok üzüldüm Ajax'a... Çok iyi oynadılar... Ama karşılarında kendi kadrolarına göre daha tecrübeli bir takım vardı. 90+5'te defans hatasından dolayı gol yiyerek kupaya dramatik bir şekilde veda ettiler. Tottenham'ın da hakkını vermek gerek. İlk maçı kendi evinde 1-0 kaybetmişti. 3-2 kazandığı rövanş maçında hakemin bitiş düdüğü çalana kadar maçı hiç bırakamadı. Gönlüm, finalde Liverpool -Ajax maçını izlemekten yanaydı ama olmadı. Keşke, Ajax, o son dakika hatasını yapmasaydı!.. Ama, saha işte böyle bir şey... Orada sizin gönlünüzden geçen değil futbolun gerçekleri bazen de beklenmeyen sürprizler konuşur.
***
İşim gücüm kalmadı da spor yazarlığına mı soyundum?.. Yok canım, ne haddime!.. Ben, fanatik bir izleyiciyim hepsi o kadar. Televizyonda masa tenisi maçı bile olsa oturur heyecanla takip ederim. Spor müsabakalarının, hayatımızın diğer alanlarında yaptığımız mücadelelerin yansıması olduğuna inanırım. Hayatın her alanında, iyi bir hocaya, iyi bir takım kadrosuna, iyi antrenmanlara, disipline, ahlaka, zekayı yerinde ve verimli kullanmaya ve her zaman çok çalışmaya inanırım.
Kara Pazartesi'nin ardından seyrettiğim 2 futbol maçı, beni, aynı zamanda 23 Haziran'da tekrarlanacak İstanbul seçimlerini düşünmeye itti. Baştan ifade edeyim;dost acı söyler!.. Şimdiden çok belli...23 Haziran'da oynanacak rövanş maçı, 31 Mart'tan daha çetin geçecek. Ancaak!.. Şu sıralar, Ekrem İmamaoğlu'nun kendisinde ve bazı takım arkadaşlarında ego şişikliğinin emarelerini görüyorum. Bu sonun tehlikeli bir başlangıcı olabilir. "Fark atacağız", "kesin kazandık" gibi söylemler ve bu yönde yapılan propagandalar hayra alamet değil. Çok yanlış ve ters tepebilir. Mütevazi kimliği ile kabul ettiğimiz ve bağrımıza bastığımız Ekrem İmamoğlu'nun, son günlerde yaptığı toplantılarda kullandığı bazı ifadeler, vücut dilinde alışık olmadığımız değişik hareketler politikacılarımızda görülen şişik ego hastalığının ilk emareleri gibi... Ekrem İmamoğlu ve CHP takımı hiç unutmamalıdırlar ki, İstanbul'da 1 milyonun üzerinde sandığa gitmeyen seçmen var. Ve, YSK'nın aldığı karar ile sandığa giden seçmenin bile kafası çok karıştırıldı. 7 Haziran 1 Kasım seçim sürecinde neler olduğu hiç unutulmasın!.. Hafızalardan asla çıkarılmaması gereken bir unsurda, Türkiye, nice parlak "prens"leri, Türk büyüklerini(!) gördü. Hepsi siyaset sahnesinden silindi gitti. İsimleri hatırlanmıyor bile...
Türk siyaseti yelpazesinin her kesiminde madrabaz çoktur!.. Gaz vermekte üstlerine de yoktur. Top koşturuyor gibi görünürler ama sadece kendileri için oynarlar, takıma fayda değil zarar verirler.İmamoğlu, 31 Mart'ta haklı galibiyetini medya sayesinde de almadı. İktidarın medya gücüne karşı izlediği akılcı strateji ile sonuca,başarıya ulaştı. Deneyimli sayılabilecek bir gazeteci olarak son günlerde medyaya verdiği röportajlara ve içeriğine, hakkında çıkan köşe yazılarına dikkat etmesini öneririm. Oralarda kötü bir kasıt aradığımdan değil. Sadece kullanılan dil, hal ve hareketlere dikkat çekiyorum. Gerçek şu, sandığa gitmeyen seçmenin büyük çoğunluğu AKP'li... AKP seçim stratejisini de bunların üzerine kuracak. Bilinçsiz amigoların kullandığı/kullanacağı dil, kafası karışıkları ve küskün AKP'lileri konsolide eder. Haklı davanızı anlatabilmeniz için bütün algı eşiklerini baştan kapatır ve size karşı bir duvar örülmesine sebep verirsiniz. İsterseniz, Bedrettin Dalan'ın tecrübesine başvurun...
Söylenecek çok şey var ama uzatmayacağım. Gazeteci olarak, siyasilere akıl vermek haddim de işim de tarzım da değil. Haksızlık karşısında susmayanlardanım hepsi o kadar!.. İmamoğlu'na son önerim, maçın son dakikasında ve bitiş düdüğünden sonra Ajax'lı oyuncuların sahadaki hallerini tekrar tekrar seyretmesi... İstanbul'da olsam Ekrem İmamoğlu'na oy veririm. Son not; İstanbul, siyasetçilerimizin yükselişe geçmesi için önemli bir eşiktir ancak unutulmamalıdır ki, Türkiye Ankara'dan yönetilir!..
Kaynak Yeniçağ: İmamoğlu, Ajax gibi olmasın!.. - Ahmet TAKAN
Yazarlar
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları





















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021