Ahmet TAŞGETİREN
Hacılar dönüyor. Biliriz, Arafat “mahşerin provası”dır. Statülerden, mal - evlad gibi
güç kudret unsurlarından soyutlanmış, kefeni hatırlatan iki parçalık bez ile Yaradan’ın huzurunda duruş.
Mahşer de böyle olacak.
Ve herkese “İkra’ kitabek - Oku kitabını” denecek.
Dil sussa bile eller, ayaklar, hatta deriler tanıklık yapacak. Herkes kendi hesap defterinin derdine düşecek. Öyle ki kişi kardeşinden,eşinden, çocuğundan kaçacak.
Orada mutlak şeffaflık olacak.
Her fiilin içine konan niyetler de ortaya çıkacak.
Düşünüyorum da, başka başka Müslümanlıklar yaşıyoruz ve her birimiz diğerimizin Müslümanlığını yetersiz görüyor, hatta İslam dışı sayıyoruz. Elbet kendi dini telakkimizden de memnunuz.
Bir grup adam, taa Peygamber aleyhisselatü vesselam zamanında sahte bir mescid inşa etmiş. Kur’an’da o mescid için “mescid-i dırar - Zarar ve inkar mescidi” hükmü verilmiş. Ve o mescid yıkılmış. Ama bu hükmü Allah Teala veriyor, Rasulullah uyguluyor. O günün meşru mescidi Kuba mescididir.
Allah Teala Dırar Mescidi için şu hükmü bildiriyor:
“Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü’minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resûlüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, “Bizim iyilikten başka hiçbir kastımız yok” diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar.” (Tevbe, 107)
Hemen alttaki ayette de meşru mescide işaret buyuruyor.
“Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva (Allah’a karşı gelmekten sakınmak) üzerine kurulan mescit (Kuba mescidi), içinde namaz kılmana elbette daha lâyıktır. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz olanları sever.” (Tevbe, 108)
Burada önemli olan, bir yapının meşru olup olmadığını, bizatihi Yaratan’ın hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde bildirmesidir.
O dönemdeki zihni - kalbi problemlere de ya bir ayeti kerime çözüm getirmiş ya da Rasulullah’ın bizzat kendisi.
Sonra farklı yönelişler geliyor. Bazen siyasi farklılıklardan, bazen başka sebeplerden... Öyle ki daha Rasulullah’tan sonra gelenilk on yıllarda mü’minler arası savaş çıkıyor, ölenler oluyor... Ve farklılıklar, zaman içinde inanç meselelerini de içine alan “dini mahiyet” kazanıyor. Farklılıkların inanç meselelerini de içine alır hale gelmesi, kişilerin din içinde kalıp kalmaması tartışmasını da beraberinde getiriyor. Çünkü bir insanın, dinen yasaklanmış bir işi yapması onu günahkar yapsa da dinden çıkarmıyor, ancak inanç meselesindeki sapma, din ile olan ana bağı sarsıyor ve “Kişi dinden çıktı mı çıkmadı mı?” sorularını sorduruyor. Fıkıh, Kelam ilimleri bu tartışmaların külliyatı ile doludur.
Bugün:
Türkiye’nin içinde yaşadığı hadiseler.
İslam dünyasının içinde yaşadığı hadiseler.
Kendi durduğu yeri kutsayan ve tüm “Öteki Müslümanlar”ın üstünü çizen anlayışlar. Savaşa, ölüp öldürmeye kadar uzanan yok saymalar...
Ne dersiniz, ne olacak bizim halimiz mahşer ortamında, “Malik-i yevmiddin”in huzurunda? Hangimizin dünyada iken yaşadığı ve başka mü’minlere karşı savaşa soyunmayı meşru kabul ettiği “yol” Yaratan (c.c.) tarafından da meşru görülecek?
Bu sorunun cevabını oraya bırakmanın derin bir yanılgı olacağı muhakkak.“Yanılmışım” dediğinizde, dünyada iken hukukunu çiğnediğiniz mü’minler - insanlar için ödenecek bedeli taşımak kolay değil.
Bu soruyu bu dünyada iken sormalı ve hem kendi içimizde hem birlikte hareket ettiğimiz yapılarda sıhhatli bir yol tutmaya, başkalarını yargılarken de, Allah’ın huzurunda savunulabilir hükümler vermeye itina etmeliyiz.
Mü’min kardeşini gıyabında olumsuz şekilde anmayı “Onu öldürüp etini ağzında çiğnemek” olarak tanımlayan bir Kitabımız var. Ya onu açıkça öldürmenin savunması yapılabilir mi?
Ben mahşer aydınlığında yaşamak diyorum. Ya da orada savunulabilir işler yapmak...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
5.02.2026
27.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026