Aydın Ünal
AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndaki başarısının üzerine inşa edildi. İstanbul’u iyi yöneten Türkiye’yi de iyi yönetir anlayışıyla AK Parti kuruluşundan kısa süre sonra iktidara geldi, bundan bir buçuk sene sonra da Türkiye’deki belediyelerin önemli bir kısmını yönetmeye başladı.
AK Parti’nin, yereli yönetmekte genelden çok daha fazla birikimi ve tecrübesi var. Yerel yönetim AK Parti’nin uzmanlık alanı. AK Parti belediyeciliği ile tanışan nice belde, ilçe, şehir ve büyükşehir çok hızlı dönüşüm yaşadı. Şehirlerimizin çehresi değişti; çöp toplamadan trafiğe, konuttan sosyal yardımlara kadar birçok şehir tarihinde görmediği hizmet ve yatırımlarla tanıştı.
Refah Partisi’nin İstanbul ve Ankara başta olmak üzere 329 belediye kazandığı 1994 yerel seçimlerini milat alırsak, 2019 Mart’ında birçok şehrimiz 25 yıldır kesintisiz olarak AK Parti belediyeciliği ile yönetilmiş olacak. Seçmenin, yerel seçimlerde genele göre daha pragmatist davrandığını da hesaba katarsak, 25 yıldır AK Partili belediyelerde başarı hikâyeleri yazıldığı net olarak görülüyor.
25 yıl… Yani çeyrek asır… Bu 25 yılın 17 yılı da kesintisiz AK Parti iktidarıyla geçti. Şehirlere yapılan yatırımların yanında ülkeye büyük yatırımlar yapıldı. Sosyoloji değişti. Artık beklentiler farklılaştı.
Belediyecilikte dünün birikim ve tecrübesine ihtiyaç var; ondan daha çok da artık yeni bir bakış açısına ihtiyaç var.
Dün, en büyük sorun konuttu, gecekonduydu, çöp, trafik, su, kanalizasyondu.
Bu öncelikli sorunları çözmek için üstün gayret gösterdi belediye başkanları, çözdüler de; ne var ki, hızla çözülen sorunların yerine yeni ve daha büyük sorunlar çıkmaya başladı.
Dün, gecekonduları yıkıp yerlerine modern sağlıklı binalar yapmaktı öncelik… Hem belediyeler, hem de TOKİ eliyle 1 milyona yakın yeni konut ürettik. İyi de, şimdi fark ediyoruz ki, apartmanlar güneşin bırakın evlerimize, sokaklara dahi değmesine engel oluyor. Yeni inşa edilmiş mahallelerde derme çatma kaldırımları arabalar işgal ediyor, sokaklar çocuklar için tehlike saçıyor, parklar görüntüyü kurtarmaya yetmiyor, yeni kurulan mahalleler gecekonduları aratır hale geliyor. Sitelerde izole hayatlar insanı insandan koparıyor.
Kimi şehirlerde trafik hızla akarken yayaya hiç yaşam hakkı kalmıyor.
Her köşeden, akıl almaz bir plansızlıkla beton yığınları yükseliyor. Plansızlık demişken; bir caddeye dökülen asfalt acaba neden üzerinden bir yıl bile geçmeden kazılır? Neden çukurlar oluşur? Rögar kapakları neden birer tuzağa dönüşür?
Belediye başkanlarımız sıkça yurtdışına giderler. Misal, New York’ta Central Park’ı, Washington’da şehrin içinden akan temiz dereleri, Londra’da uçsuz bucaksız Hyde Park’ı, Paris’te Lüksemburg Bahçesi’ni gördüklerinde acaba ne düşünürler? “Böyle bir park benim şehrimde de olsa” mı derler; yoksa, “bana verseler şuraya ne binalar dikerdim” diye mi iç geçirirler?
Estetik konusuna hiç girmeyelim…
Ben bir gecekonduda doğup büyüdüm. 1980’lerin başında evimize elektrik bağlandığında, 90’ların başında musluklarımızdan su aktığında hem şaşkınlık, hem de minnet duygusu içindeydik; bugün ise, ben de, benim gibi milyonlar da, artık haklı olarak daha fazlasını istiyoruz. Sükunet, huzur istiyoruz. Kolay, hızlı ulaşım istiyoruz. Yeşile dokunmak, tarihi teneffüs etmek istiyoruz. Şehirde adalet istiyoruz. Vergilerimizin dedikodularla bile yıpratılamadığı, rantın değil, imanın, haramın değil helalin egemen olduğu, şeffaf, hesap verilebilir, yani Müslüman şehirler arzuluyoruz. Bizim için yaşanabilir, çocuklarımız için ilham verici şehirler istiyoruz.
İnsan şehri, ama daha çok şehir insanı inşa eder. Çocuklarımızı inşa edecek şehirlerin özlemini çekiyoruz. Özgün şehirler, bizim, bize ait, o övünedurduğumuz tarihle örtüşen şehirlerimiz olsun istiyoruz. Kalabalıklaştıkça çirkinleşen ve yaşanmaz hale gelen değil; planlı, düzenli, 100 yıl, bin yıl sonrasını kurgulayan şehirleri özlüyoruz.
Maddi sıkıntılar içinde acil sorunları çözmeye çalışırken ipin ucu kaçtı. Ama hiç de geç değil. Yeni bir anlayışla, yeni bir zihniyetle, ufku, kurgusu, planı, tahayyülü ve tasavvuru olan bir belediyecilik yaklaşımıyla, değil çeyrek asır, daha asırlarca şehirlerimizi yönetebilir, yön verebiliriz.
Seçime 6 ay kala adaylık heyecanı yereli sardı. Hem bir kez daha seçimi kazanmak, hem de şehirlerimizi geleceğe tasarlamak, hazırlamak için nasıl adaylar çıkaracağımız bu kez her zamankinden daha fazla önem arz ediyor. “Adaylar nasıl olmalı” konusunu da Perşembe’ye bırakalım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.11.2024
16.04.2024
6.01.2020
10.12.2019
21.01.2019
10.01.2019
3.02.2019
31.12.2018
27.12.2018