Beril DEDEOĞLU
Çekilme kararı, birçok devleti, tabir yerindeyse, ters köşeye yatırdı. Bunun en önemli nedeni, Suriye’ye askeri olarak giren her devletin müdahale gerekçesi olarak DEAŞ’ı göstermesiydi. ABD Başkanı, “DEAŞ’ı yendik” deyince, Suriye’de faaliyet gösteren tüm devletler ve rejim mücadelenin gerekçesini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı.
Bilindiği gibi Esad, DEAŞ’la mücadele ediyor ve onlara yakın gördüğü ÖSO’yu da bu kapsama alıyordu. Rusya, Esad’ın mücadelesine yardım etmek için Suriye’ye davet edilmişti; İran ise zaten hep Suriye’deydi ve DEAŞ’la mücadeleye destek veriyordu.
Bu devletlerin hiçbiri başka bir terör örgütüyle mücadele ettiklerini ifade etmediler, zaten mücadele de etmediler. Tek gerekçe DEAŞ ve ona yakın olduğu ileri sürülen muhaliflerdi. Gayet tabi Rusya yeni askeri üsler kurma ve Doğu Akdeniz’de güçlü bir varoluş sergilemek için Suriye’ye müdahale ettiğini, İran da iç savaşı fırsat bilerek etki alanını iyice genişletmek istediğini hiç dile getirmedi.
Bölge devletlerine mesaj
İran, Suudi Arabistan ve İsrail karşıtlığını Suriye’deki ABD varlığı üzerinden işliyordu; böylece neden Suriye’de olduğunu izah ediyordu. Öte yandan Suudi Arabistan da, İran’ın bu tutumunu gerekçe gösterip ABD müdahalesinin finansörlüğünü yapıyor, karşılığında Kürt ve Arap halklarını kendi lehine yapılandırıyordu.
Gerekçelerin ortasında yer alan DEAŞ’ın bittiği ilan edilince, İran, Suudi Arabistan ve İsrail gerçek amaçlarını ifade etmek durumunda kalacaklar. Tam da bu nedenle İsrail hedefinin Suriye olduğunu açıkladı. Diğer bir ifadeyle İsrail, İran ile mücadelesini Suriye topraklarında ve Esad üzerinden sürdüreceğini söyledi.
Bu koşullarda Suudi Arabistan’ın açığa çıktığı söylenebilir; zira Trump DEAŞ’la bir mücadele olacaksa bunu Türkiye’nin yapabileceğini, başkalarına ihtiyaç olmadığını söyledi.
Ayrıca Trump, YPG konusunun Türkiye ile görüşülmesi gereğine de işaret etmiş oldu. Bu da, “YPG’ye yatırım yapanların artık muhatabı Türkiye” demek.
Diğerlerine mesaj
Netanyahu’nun Türkiye aleyhine çıkışı da ABD çekilmesine bağlı. “Bunca zaman birlikte yatırım yapmıştık, ABD bizi terk etti” diyemediğinden başka bir şey diyor. Trump’a Erdoğan’ın Suriyeli Kürtler açısından güvenilmez bir ortak olduğunu söylemeye çalışıyor. Bu yolla, YPG konusunu “bizden alma” demeye getirmiş oluyor.
Trump kararının açığa düşürdüğü bir başka ülke de Fransa. Aslında bölgede Fransa kadar askeri güce sahip İngiltere de var ama onun sesi çıkmıyor; İngiltere yerine Macron konuşarak Fransa’yı Türkiye’nin karşısına yerleştiriyor.
Fransa Suriye Kürtlerinin kurtarılması gerekçesini kullanıyor. DEAŞ bittiyse kimden kurtarmak istediği de açık. Bu yolla ABD’den boşalan “Kürt kartı” olduğunu ve onu ikame edebileceğini hesaplıyor. Ancak bu hesapları sadece Trump’a bakarak yapmak anlamlı değil. Zira Trump şimdilik Türkiye’ye hareket imkanı vermiş durumda ama orta vadede ne yapacağı bilinmez. Ayrıca buradaki esas denge ABD ile Rusya arasında. Dolayısıyla durumdan fırsat çıkarmak isteyen oyuncuların önce hem S-400 hem de Patriot sistemlerini alacak bir diplomasi sürdürmeleri gerekir.
Çekilme sadece ABD’nin Türkiye politikasıyla ilgili değil. ABD çok sayıda devletin Türkiye politikalarını gözden geçirmeye zorluyor. Bu zorlama Türkiye ile uzlaşmaları yönünde ama anlaşılan o ki mesaj tam anlaşılmamış. Trump’ın kararını değiştirmesi yolunda baskı yapacak gibiler. Baskı için en elverişli manivela ise DEAŞ ve yeniden bu örgütün eylemlerini duyacak gibiyiz.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.02.2019
15.02.2019
13.02.2019
25.01.2019
16.01.2019
11.01.2019
9.02.2019
4.02.2019
2.02.2019
28.12.2018