Burhanettin DURAN
Deaş'ın bitmesiyle Suriye'de çatışmaların azalacağını umanlar hayal kırıklığına uğradı. Cephedeki mücadele de, masadaki müzakere de kolay kolay bitecek gibi görünmüyor. YPG'nin kontrolündeki geniş bölge ve İran'ın Suriye'deki varlığı yeni kapışmanın sebebi.
Bütün taraflar mevcut denklemin sürdürülemeyeceğinin farkında. Gün geçmiyor ki ana aktörler olan Rusya, ABD, İran ve Türkiye birbirini tehdit eden ya da uyaran açıklamalar yayımlamasın.
Sözgelimi ABD, Doğu Guta'da kimyasal silah kullanımı üzerinden Esed rejimini ve dolayısıyla destekçileri Rusya ve İran'ı tehdit ediyor.
Yine Washington'un yeni güvenlik stratejisinde İran bir düşman olarak odağa yerleştirilmiş durumda. Geçtiğimiz günlerde İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in başdanışmanı Ali Ekber Velayeti, ABD'nin Irak'taki gibi Suriye'de de başarısız olacağını iddia etti ve "ya Fırat'ın doğusundan kendileri çıkarlar ya da onları oradan biz kovarız" tehdidinde bulundu.
Türkiye, ABD askerlerinin Münbiç'ten çekilmesi yönünde sert uyarılarda bulunurken CENTCOM komutanları "saldırı olursa savaşırız" açıklamasını yaptı.
Tehditler sözlerde kalmıyor, sahada karşılık buluyor. Zeytin Dalı Harekâtı ile Türkiye, Afrin merkezine doğru ilerlemeye devam ediyor.
Öldürülen terörist sayısı bini aştı. Yine Rusya ve Esed yönetiminin İdlib ve Doğu Guta'ya saldırıları devam ederken bir diğer çatışma haberi Deyr ez Zor'dan geldi. YPG'li militanlara saldıran Esed güçlerini ABD uçakları vurdu. Rejim ve milislerinden yüz askerin öldürülmesi hem ABD'nin mesajının sertliğini gösteriyor. Hem de YPG'yi korumak ve İran'ı sınırlandırmak için Suriye'de kalma niyetini açıklayan Washington'ın askeri varlığını güçlendirmek zorunda kalacağına işaret ediyor.
Kongre'den bu tür bir karara onay alması zor görünen Beyaz Saray'ın diplomasiyi öncelemesi gerekiyor. Zira Rusya, İran ve Türkiye arasındaki Suriye işbirliği, sorunlarına rağmen yürüyor. İhtilaflara rağmen liderler bir araya gelerek yeni adımlar atabiliyorlar.
Geçen yıl kasımda Soçi'de bir araya gelen Putin, Ruhani ve Erdoğan yakında İstanbul'da yeni bir zirvede buluşacak.
Üç ülke arasındaki işbirliği Washington'ın Suriye denkleminde kalabilmek için yeni bir politika oluşturmaya zorluyor. Washington hem sahada hem diplomaside savunma halinde ve tek başına. Hatalı YPG politikası sebebiyle müttefiki Türkiye'nin sabrını da taşırmış durumda. Ankara, YPG'nin Münbiç'ten çekilmesini istemekle kalmıyor.
Fırat'ın doğusundan da YPG'yi temizleyeceğini söylüyor. İdlib'de yeni bir denge oluşmasının ertesinde Rusya, İran ve Esed rejiminin de ABD kontrolündeki YPG'ye gözlerini dikeceği aşikâr. İşte bu gidişat ABD'nin Suriye politikasında stratejik kararlar vermesini gerektiriyor. Aksi takdirde yeni dönemde sahada sürekli savunmada kalacak.
Washington'ın işbirliği için ilk başvurabileceği aktör kuşkusuz Türkiye. Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster ve Dışişleri Bakanı Tillerson'ın Türkiye ziyaretleri bu farkındalığın ürünü. Ancak ABD karar alıcılarının Türkiye ile Suriye'de işbirliği yapabilme fırsatına nasıl yaklaşacakları kritik bir konu.
YPG'nin kaderini müzakere ederken ikili ilişkilerdeki bazı sorunları havuç-sopa taktiğiyle masaya getirmeleri durumunda zedelenen güven asla yeniden tesis edilemez. FETÖ konusunda adım atmayan, Atilla davası diye bir komediyle sorun üreten Washington, öneriler yerine yaptırım dosyalarının ucunu gösterirse Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni gerilimlere hazır olalım. ABD'nin Suriye politikası Türkiye'ye o kadar çok maliyet getirdi ki, Rusya ve İran ile ilişkiler üzerinden yeni sorunlar yaratılması tehdidi Ankara'daki zaten dolu olan bardağı taşıracaktır. Ankara- Moskova- Tahran diyaloğu yeni işbirliği konularına doğru seyrederken Washington Suriye'de yalnız kalmaya devam edecek.
İleriki dönemde İran'ı sınırlandırma politikası için Ankara'ya gelecek diplomatların da anlatacak çok hikâyesi olması gerekecek.
Velhasıl, Suriye'de yeni bir denklem oluşuyor.
ABD'nin atacağı yeni adımlar denklemdeki yerini marjinalleştirebilir de yepyeni bir pazarlık ortamını da getirebilir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2022
19.05.2021
15.05.2021
30.04.2021
24.04.2021
17.04.2021
6.01.2020
3.01.2020
13.10.2020