Burhanettin DURAN
Fırat'ın doğusundaki "güvenli bölge" üzerine farklı planların yarıştığı bir döneme geçtik.
Bir süre daha bu konuyu enine boyuna tartışacağız.
Ankara hem Washington hem de Moskova ile bu konuda müzakereler yürütüyor.
Washington bürokrasisi Başkan Trump'ın bahsettiği 32 km'lik bölgenin nasıl olacağına dair çalışıyor. İlk önerilerinin dün Ankara'ya gelen J.
Jeffrey tarafından iletilmesi kuvvetle muhtemel. Hava sahasını kontrol etmeye devam edeceğini açıklayan Trump yönetiminin önerisinin km değişikliği ve bir şekilde ABD varlığını koruyacak formüller içermesi ihtimal dahilinde.
Zira hem YPG'yi korumak hem de Türkiye'nin güvenlik kaygılarına hitap etmek, zorlu bir çabaya karşılık geliyor. Ankara "terörden arındırılmış bölgeyi tek başına kurabileceğini"söylüyor."Kuzey Irak" benzeri formüle kapalı ancak "ABD, Rusya ve Fransa ile işbirliğine" açık görünüyor.
Moskova'nın önerisi ise geçen çarşamba günü Erdoğan- Putin zirvesinde gündeme getirildi.
Putin, 1998'teki Adana Mutabakatı'nın yürürlükte olduğunu söyledi.Türkiye'nin sınır güvenliğini ve terörle mücadelesini sağlamak için bu mutabakatın temel alınmasını önerdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise dün Kara Harp Okulundaki törende "Adana Mutabakatı"önerisinin değerlendirilebileceğine işaret etti: "Bunun altında bir yerde bölücü terör örgütünün bize teslimi yatıyordu.
Şimdi tabii dünkü seyahatten sonra Sayın Putin'le yatığımız görüşmelerle bu Adana Mutabakatı'nın yeniden gündeme gelmesi, bunun üzerinde ısrarlı bir şekilde durmamızın gerekliliğini daha iyi anlıyoruz." Putin önerisiyle Türkiye'nin Suriye rejimi ile çalışmasını istiyor.
ABD çekildiğinde YPG kontrolündeki bölgenin Esed yönetimine geçmesini istiyor.
"Güvenli bölgenin" Adana Mutabakatı'na referansla sınır güvenliği formuna bürünmesini öneriyor. Putin "Şam'ın Kürtlerle diyalog içinde olmasını teşvik ediyoruz" derken de YPG'ye mesaj göndermekten vazgeçmiyor.
"Adana Mutabakatı" tartışmasının "güvenli bölge" konusunda Moskova ile yürütülen müzakeresinin başlangıç noktası olduğunu düşünebiliriz. Zira Erdoğan'ın konuşmasındaki "Bunun altında bir yerde bölücü terör örgütünün bize teslimi yatıyordu" cümlesi de oldukça kritik.
Bu cümle ile 2011'e kadar işleyen bu mutabakatı tartışmaya açtı. Mutabakat sadece Abdullah Öcalan'ın teslimi ile ilgili değildi.
Aynı zamanda PKK'nın terör örgütü olarak kabul edilmesi, tüm faaliyetlerinin yasaklanması ve militanlarının yargıya sevk edilmesini de içeriyordu.
Erdoğan, "bölücü terör örgütünün bize teslimi" diyerek PKK'nın kolu olan YPG'yi de kast ediyor elbette.
O halde soru şu: "Esed rejimi Fırat'ın doğusunda YPG'nin faaliyetlerini yasaklayacak ve YPG'lileri Türkiye'ye teslim edecek" bir irade oluşturabilir mi? Moskova şunu görmeli: YPG'lilerin "Esed rejimi askeri" olmayı kabul etmesiyle Ankara'nın Suriye sınırındaki güvenlik kaygıları giderilemez.
Bu yolla YPG enstrümanını da ABD'den devr alamaz.
Aslolan Türkiye ile Suriye'de ilerlettiği işbirliğini korumak olmalı.
ABD'nin hava sahasını korumaya devam ettiği ortamda Moskova, önerisini çok daha fazla geliştirmek zorunda.
Ankara ise Erdoğan'ın söylediği şu gerçeği tüm dünyaya göstermek için getirilen önerileri samimiyetle tartışıyor: "Bizim Suriye'de işgal derdimiz yok. Bize vatan topraklarımız yeter. Suriye'de insani amaçlarla bulunan tek ülke Türkiye'dir."
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2022
19.05.2021
15.05.2021
30.04.2021
24.04.2021
17.04.2021
6.01.2020
3.01.2020
13.10.2020