Ceren KENAR
Ahlaki üstünlük ele geçerken..
27.09.2016
1699
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bundan önceki ABD gezisi Washington'a mart ayında gerçekleşmişti. Bu geziden bir hafta önce ABD'nin önemli bir düşünce kuruluşunda Türkiye konusunda bir konuşma yapmak için Washington'daydım.
Türkiye'ye dair algı korkutucuydu. Demokrat'ından Cumhuriyet'çisine ağız birliği etmişçesine Türkiye'de bir diktatörlük olduğu tezini papağan gibi tekrarlıyorlardı. FETÖ'nün Türkiye aleyhine yaptığı propaganda her görüşte karşılık buluyordu. Türkiye hakkında çizilen bu resme itiraz eden kişilerin sesleri tamamen susturulmaya çalışıyordu. Benim konuşma yapacağım kuruma aslında tek işi FETÖ propagandası ve operasyonu yapmak olan gazeteci kılığındaki gazeteciler baskı yapmış, aleyhimde bir itibarsızlaştırma propagandası başlatmışlardı.
15 Temmuz darbe girişimi bu havayı kırdı. Türkiye halkının tek ağızdan darbeye hayır demesi Batı kamuoyunda hâkim olan algının yanlış olduğunu net bir şekilde ortaya çıkardı. On binlerce sivilin sokaklara; demokrasiyi, bağımsızlığı, millî iradeyi ve seçilmiş Cumhurbaşkanını korumak için dökülmesi "dikta rejimi" fotoğrafının nasıl bir çarpıtma olduğunu açığa çıkardı. FETÖ için oluşturulmaya çalışılan "Ilımlı İslam'ın" sivil yüzü propagandası, 15 Temmuz gecesi yaşanan vahşet ile çöktü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın New York gezisi böylesi bir atmosferde gerçekleşti. Batı başkentlerinde bir mahcubiyet olduğunu görmek mümkün. Örneğin geçtiğimiz hafta Londra'da el Şark forum ve ECFR ortaklığında gerçekleşen bir toplantıda uzun zamandır olmayan bir hava esiyordu. Batı'nın Türkiye politikasının nasıl çöktüğü, Batı medyasının Türkiye'ye yönelik manipülatif yayın çizgisi çok güçlü bir şekilde, açıkça konuşulabiliyordu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı çizgisi ve Türkiye'nin aktif dış politikası Türkiye ve Batı arasındaki ilişkinin yeniden tanımlanması ile sonuçlanıyor, burası net. Türkiye halkı dışarıdan gelen operasyonlara direnerek Batı başkentlerine önemli bir mesaj verdi, burası çok açık.
Ancak Türkiye'nin tezlerini anlatması konusunda daha aktif ve etkin bir strateji geliştirmesi gerekiyor. Dün yayınlanan El-Cezire markasının kurucusu Vaddah Hanfar ile yaptığım röportajda uluslararası medyanın dış politika aracı olarak nasıl kullanıldığına dair önemli gözlemler vardı. Batı, Türkiye'ye yönelik politikalarında medyayı, düşünce kuruluşlarını, lobi kurumlarını ustaca kullanıyor ve bu kurumlar üzerinden bir algı oluşturuyor.
Burada soru şu: Bu operasyonlara karşı Türkiye ne yapıyor?
Sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın duruşu ve performansı ile bu kuşatmaya karşı mücadele vermek mümkün değil. Türkiye'de medyanın ve düşünce kurumlarının üzerine düşen çok büyük bir sorumluluk var.
Türkiye hakkında oluşturulan algıya bağırıp, çağırarak cevap vermek işin kolayına kaçmak oluyor. Etki meydana getirmediği gibi haklıyken haksız duruma düşürebiliyor.
Bunun yerine 15 Temmuz sonrası Türkiye'nin ele geçirdiği ahlaki üstünlüğü kalıcı ve sürdürebilir hâle getirmek için akıllıca dizayn edilmiş stratejilere ihtiyaç var. Türkiye'nin "soft power" alanını geliştirmesi gerekiyor. Bu sadece devletin yapabileceği bir mücadele değil. Türkiye'nin sivil toplumundan sanat alanına, medyasından üniversitelerine toplu bir seferberlik içine girmesi gerekiyor. Bu seferberliğin ekonomik olarak finansmanında iş adamlarına büyük rol düşüyor.
Türkiye içinde tribünlere oynamak işin en kolay ve popülist kısmı. Ancak 15 Temmuz'da yazılan demokrasi destanının Batı kamuoyunun reddedemeyeceği bir şekilde her ortamda, dilde ve fırsatta anlatılması gerekiyor. Hâlihazırda son 4 senedir yoğun şekilde devam eden Türkiye karşıtı propagandaya karşı mücadele edilmesi gerekiyor.
15 Temmuz sonrasında oluşan bu yeni havanın kalıcı olması ancak bununla mümkün olacak. Bu fırsatın kaçmaması için ise herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2017
5.02.2017
4.02.2017
27.06.2017
26.06.2017
21.06.2017
7.02.2017
5.02.2017
2.02.2017
30.05.2017