Fehmi KORU
Şu sıralar etrafımızdaki dünyada ülkemizi yakından ilgilendiren pek çok gelişme yaşanıyor; bunların bir bölümünden her şey olup bittikten sonra haberimiz olabiliyor.
İsrail’in ‘vatandaş’ olarak kabul ettiği Arap asıllı halkının pek çok hakkını gasp etmeyle sonuçlanacak ‘ulus devlet yasası’ oldu-bittisi sözgelimi. Hemen ardından da Gazze’ye saldırı başlatması…
Helsinki’de bir araya gelen ABD ve Rusya devlet başkanları arasında Suriye’nin geleceği konusunda varılan mutabakatın kapsamı mesela…
ABD’de F-35 jetlerinin parası da ödendiği halde Türkiye’ye verilmemesi için açılan kampanyaya ek olarak Cumhuriyetçi Parti ile Demokrat Parti’ye mensup politikacıların Türkiye’nin uluslararası piyasalardan borçlanmasını yasaklamayı amaçlayan bir yasa tasarısını Senato’ya sunmaları da kayda değer.
Fitch, Moody’s ve Standard and Poor’s gibi derecelendirme kuruluşlarının ülkenin ve Türk bankalarının notunu düşürmeleri ile bazı büyük özel sektör şirketlerine düşük not vermelerini de bu tabloya eklemeliyim.
Yukarıda dikkatinize sunduğum tablo Türkiye’yi yakından ilgilendiren yeni gelişmelerin bütünü değil. Kapsayıcı olma derdim bulunsaydı en az bunlar kadar can yakıcı birkaç başka gelişmeyi daha anabilirdim.
Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşananlara benzer bir durumla karşı karşıya olduğunu belirtmeye çalışıyorum. Donald Trump ile Vladimir Putin Türkiye’yi de içeren yeni bir makro plan üzerinde çalışıyorlar ve her yeni gelişme ülkemizi geleneksel çizgisinden uzaklaştırma sonucunu getirebilecek.
İsrail’de Benjamin Netanyahu da ABD’de Trump‘ın başkan seçilmesi sonrasında kazandığı özgüvenle Türkiye’nin de içinde yer aldığı İslam Dünyası’nın iç çekişmelerinden de yararlanarak kendisini yeniden tanımlama çabasında; Filistin Davası ile yakından ilgili ülkemiz ister istemez bu durumdan etkileniyor.
Senatörlerin tasarısı yasalaşmasa bile böyle bir niyetin duyurulması uluslararası finans kuruluşlarını Türkiye’ye kredi açma konusunda tereddüde sevk edebilir; zaten tarihi yükselikte faizle borçlanabilir hale gelmiş olan ekonomi böyle bir niyetin varlığından da ayrıca etkilenecektir.
İçeride en önemli gündem maddesi ise OHAL‘in yerini almak üzere hazırlanan ve temel bazı yasalarda değişiklik öngören hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı yeni düzenleme; bu düzenleme ile ülkemiz yasal bir OHAL düzenine geçmiş olacak.
Muhalefetin bu gelişmeler hakkında nasıl bir tavra sahip olduğuna dair bir fikriniz var mı?
Elbette, belli başlı gelişmelerle ilgili politik açıklamalar muhalefet sözcüleri tarafından yapılıyor; OHAL’in yerini alacak yasal düzenlemeye CHP karşı çıkıyor… Ancak hem dışarıdaki bizi de ilgilendiren gelişmeler konusunda bir hassasiyet, hem de içeride kotarılmak istenen yasal düzenleme ile ilgili onu durdurmaya yönelik ciddi bir çaba görülmüyor.
Anamuhalefet CHP kendi iç sorunlarıyla meşgul.
Seçimden yeni çıkıldı, Türkiye alınan sonuçla sistemini değiştirdi ve iktidar partisi o değişimi kalıcı hale dönüştürmek için birbiri ardına hamleler yapıyor, seçim vaatlerinden bazılarını yaz aylarında Meclis’e fazla mesai yaptırarak gündeme taşıyor; CHP bunları izlemiyor bile…
Ülkenin yönetiminde söz sahibi olmak uzak ideal, nasıl olsa gerçekleşmeyecek, hiç değilse parti yönetiminde iktidar olmak veya iktidarını devam ettirmek daha cazip görünüyor CHP’de politika yapanlara…
Bir grup delegelerin imzasını alarak kurultay toplamaya gayret ederken, partiye zaten egemen olan diğer grup da imza vermeye eğilimli olanları caydırmak için canla başla çalışıyor.
Gülmek mi gerekir, yoksa ağlamak mı, bir türlü karar veremiyorum.
Türkiye için keskin bir virajın alındığı günümüzde, yol haritası belirleyen iktidara yapıcı katkılar sunmak ve bu arada tarihi yaklaşan yerel seçimlerden güçlenerek çıkmak için tedbirler almak bir tarafa bırakılmış görünüyor.
Bu mücadeledeki esas amacın, yerel seçimde kazanma ihtimali bulunan yerlere aday gösterilecekleri belirleme gücünü elde etmek olduğunu ileri sürenler var.
Deniz Zeyrek bu tezi şöyle özetliyor:
“Türkiye’de iktidar olmak yerine Kadıköy’de, Çankaya’da, İzmir’de iktidar olmayı yeterli görmek ve bunun için Türkiye’de değil parti içinde mücadele vermek. / Haliyle de sonuç Kadıköy’ü, Çankaya’yı, İzmir’i elde tutmak için Türkiye’yi kaybetmek oluyor.”
İç kavgaya fena halde kendini kaptırmış CHP, Türkiye’yi kaybettiği gibi, kazanacağından emin göründüğü belediyeleri de kaybetmesin?
Delege imzası savaşında CHP’den tam ortadan bölünme manzarası alınıyor da…
Ülkeyi ve vatandaşları ilgilendiren bunca gelişme yaşanırken koltuk kavgasına tutuşmuş bir partiye, seçmen, belediye yönetimini de çok görürse şaşırır mısınız?
Ben şaşırmam.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026