Fehmi KORU
AK Parti’ye eleştirel yaklaşanlar iki ana öbekte toplanabilir:
Çeşitli sebeplerle AK Parti’nin varlığına karşı oldukları için ne yapmışsa hepsine toptan karşı çıkanlar; bunlar birinci grubu teşkil ediyorlar…
İkinci grup ise, AK Parti’yi diğer partiler gibi bir parti olarak gördükleri için onu eleştirilmez bulmayan ve dolayısıyla yanlış yapmışsa onu dile getirenler…
Kendimi ikinci gruba yakın görüyorum.
Öyle gördüğüm için de “AK Parti…” diye başlayan cümlelerde toptancı bir yaklaşım fark ettiğimde irkiliyor, bir tartışma ortamındaysam, AK Parti’nin doğru yaptıklarını, iyi niyetlerle yapmaya çalıştıklarını belirtme ihtiyacı da duyuyorum.
AK Parti’nin 17 yıllık iktidarında doğru yaptığı pek çok iş var.
“Hangisi daha çok, yanlışları mı, doğruları mı?” diye sorarsanız, başlangıcında ve uzun bir süre sonrasına kadar doğrularının yanlışlarından fazla olduğunu, son yıllarda ise yanlışlarının doğrularını fena halde solladığını söylerim.
Son zamanlarda yanlışları birbiriyle yarış ediyor görüntüsünde.
Böyle olduğu için de tartışma ortamlarında doğrularını savunmak giderek zorlaşıyor AK Parti’nin…
Partinin varlığıyla kendi varlıklarını ortak gören siyasilerde, medya mensuplarında, bürokratlarda bir çözülme, bir bıkkınlık, hatta geleceğe dönük umutsuzluk hissinin yaygınlaşıyor olmasının en önemli sebebinin de bu olduğunu düşünüyorum. Bilinç altının bilinci rahatsız ettiğine dair belirtiler fazlasıyla ortaya çıkmaya başladıysa bundandır.
Örnek olay: Şehir Üniversitesi
Şehir Üniversitesi’nin başına gelenler galiba bir kırılma noktası teşkil edecek.
Benim Şehir Üniversitesi ile, seneler önce bir davet üzerine gidip gazetecilik konusuna ilgi duyan bir grup gençle konu üzerinde fikir teatisinde bulunmam dışında, kişisel herhangi bir ilişkim olmadı.
Hakkında hep iyi şeyler duyduğum ve başarısını uzaktan takip ettiğim bir eğitim kurumudur Şehir Üniversitesi…
Onu zihnimde herhangi bir isimle bağdaştırmadığımı da söyleyebilirim.
Ahmet Davutoğlu fikir babalığını yapmış, Murat Ülker başlangıcında maddi destek vermiş, Ömer Dinçer yakın zamanlarda mütevelli heyet başkanlığını üstlenmiş olabilir; hepsini tanıdığım bu insanlarla Şehir Üniversitesi arasında doğrudan bir ilişki hiç kurmadım.
Görevleridir diye düşündüm.
AK Parti iktidarı döneminde Şehir Üniversitesi kayyıma devredildi.
Bunun anlamı, Şehir Üniversitesi’nin kendisini Şehir Üniversitesi yapan kadroyla ilişkisinin kesilmesi demek.
Marmara Üniversitesi’nin bir uzantısı haline dönüştürülmüş oldu Şehir Üniversitesi…
Demokrasilerde yol açmamak titizliği gerekir
Üzerinde düşünülmeyi hak eden bir başka yönü var bu el koymanın: Yarınlar için kötü örnek teşkil etme ihtimali yönü…
Demokrasilerde hiçbir iktidar ebed müddet değildir; uzun veya kısa, her iktidarın bir ömrü vardır. Zaten bu sebepledir ki, seçimle iktidara gelenler yine seçimle iktidarı terk etmek zorunda kalacaklarını bildikleri için, kuralları fazla esnetmez, geriye kötü miras bırakmamaya çalışırlar. Kendi dönemlerinde yaptıklarının kendilerinden sonra için yanlış örnek haline dönüşmemesini sağlamaya çalışırlar.
Zaten demokrasiler ile demokratik olmayan sistemler arasındaki en önemli fark da budur. Sandıktan çıkmayan yönetimler kural dışılığa kayabilir ve kalıcı rahatsızlıklara sebep olabilirler. Askeri dönemler çeşitli ülkelerde sonradan hesabı sorulması gereken icraatlara sahne olabildiği halde, demokrasilerde devr-i sabık (hesap sorulması gerekmeyen eski dönem) olmaması bu sebeptendir.
AK Parti’nin övünebileceği icraatlardan biri, geçtiğimiz 17 yıl içerisinde pek çok üniversitenin açılmasına vesile olmasıdır. Yalnızca çok sayıda devlet üniversitesi açılmadı bu 17 yıl içerisinde, AK Parti ile zihni bağları bulunan vakıflar ve özel şahıslar da yüksek öğretim kurumlarına ev sahipliği ettiler.
Şehir Üniversitesi’nin bir kamu bankasıyla kredi alış-verişi yüzünden kurucusu olan vakıfla irtibatının koparılması, onun başarılı bir eğitim kurumu olmasında emekleri geçen kadronun devre dışı bırakılması, herhalde en çok benzer iyi niyetlerle oluşturulmuş diğer vakıf ve şahıs üniversitelerini rahatsız etmiştir.
Etmediyse etmeli.
İktidarların her icraatı onlardan sonra iktidara gelecekler açısından örnek haline dönüşebiliyor çünkü.
Yarın sandıktan farklı ve AK Parti’nin iyi ve doğru icraatlarına bile eleştirel yaklaşan bir siyasi kadro çıkar ve o kadro AK Parti döneminde yapılmış hayırlı icraatları dahi ortadan kaldırmak için kolları sıvarsa ne olacak?
Galiba bu soru AK Parti çevrelerinde hiç akla gelmiyor.
Oysa gelmeli.
Gelmeli ve her icraata “Bizden sonraya etkisi ne olabilir?” sorusu eşliğinde karar verilmeli.
Şehir Üniversitesi ile ilgili tasarrufa gidilirken o soru sorulsaydı, öyle sanıyorum ki, var olan sorunun çözümü için çok daha değişik bir yöntem bulunabilirdi.
Hala bulunabilir.
Demokratik bir ülkede yaşıyoruz ve demokrasilerde hiçbir iktidar ebed müddet değildir, bu sebeple de geriye kötü bir miras bırakmamak en doğru yöntemdir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026