Hasan CEMAL
Başbakan Erdoğan uzunca bir aradan sonra ilk kez Avrupa Birliği’ni ağzına aldı,Türkiye’nin üyelik hedefinden vazgeçmediğini vurguladı, ekonomiden söz etti. İyi güzel. Ekonomide bugün işler iyi ama her şey bundan ibaret değil. AB’ye dönük kararlılık sadece ‘ekonomi ayağı’ndan oluşmuyor. Bunun bir de siyasal ayağı var, yani demokrasi ayağı. Şimdi asıl sorun bu ayakta, çünkü bu ayak tekliyor.
Başbakan Erdoğan uzunca bir aradan sonra ilk kez Avrupa Birliği’ni ağzına aldı, Türkiye’nin üyelik hedefinden vazgeçmediğini vurguladı.
İyi güzel.
Almanya Başbakanı Merkel’le Berlin’de yaptığı basın toplantısında, AB üyesi ülkelerin yarıdan fazlasının ekonomik bakımdan AB’ye yük olduklarını belirtirken şöyle dedi:
“Bizi hâlâ anlamıyorlar. Ama biz yine de kararlıyız ve dersimize çalışıyoruz. Biz yük olmayacağız, yine yük alacağız. Kararlılıkla bu süreci devam ettireceğiz.”
Başbakan Erdoğan’ın AB’ye dönük böyle bir kararlılığı vurgulaması olumlu bir gelişmeye işaret ediyor.
Türkiye’nin özellikle ekonomideki halleri gayet güzel gidiyor. AB’nin birçok ülkesiyle mukayese edildiğinde iyi bir noktada olduğumuz açık.
Ayrıca bu durum yeni değil.
Türkiye ekonomide 2000’li yılların başından beri yükselen bir grafik çiziyor. Ak Parti iktidarı, özellikle mali disiplin konusunda sergilemiş olduğu başarıyla ekonomiyi büyüme rayına oturttu.
Kısacası:
Nazar değmesin!
Ekonomide bugün işler iyi ama her şey bundan ibaret değil. AB’ye dönük bir kararlılık için sadece ekonomi ayağı yetmez.
Bunun bir de siyasal ayağı var, yani demokrasi meselesi.
Bu ayağın da yere sağlam basması gerekiyor. Şimdi asıl sorun bu ayakta.
‘Siyasal’ ayak tekliyor. Demokratik açıdan Türkiye’de işler hiç de iyi değil.
Kuşkunuz olmasın, tekleyen bu ayak ileride ‘ekonomik istikrar’ı da olumsuz etkileyebilir.
Başbakan Erdoğan Berlin’de, “Biz kararlıyız, dersimizi çalışıyoruz” dedi.
Altı özellikle çizilmesi gereken bir cümle bu. Temennimiz, bu dersler arasında ‘demokrasi’nin de bulunmasıdır.
Şurası çok açık:
Demokrasi dersi iyi çalışılmıyor!
Kırık notlar gitgide çoğalıyor.
Hapishanelerde açlık grevleri, ölüm oruçları...
Hapishaneler ifade özgürlüğünden, basın özgürlüğünden yatanlarla dolu.
Kürt sorunu berdevam.
PKK sorunu çözülemiyor.
Irak ve Suriye’deki gelişmeler bu sorunları daha da karmaşık hale getirmiş durumda.
İktidarla muhalefet ise kördövüşünde...
Basın Kanunu, Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu, yıllar geçti ama bir türlü özgürlüklere aykırı hükümlerden temizlenemediler.
Demokratik, sivil bir anayasa hâlâ bir özlem bu ülkede...
Ve bütün bunlara ek olarak, Başbakan Erdoğan toplumu ve siyaseti geren, uçlara iten, yani kutuplaştıran otoriter üslup ve alışkanlıklarına her geçen gün daha çok sarılıyor.
Siyasal ayak tekliyor derken bunları anlatmak istiyorum.
Tekrar ediyorum.
Demokrasi dersi kötü! Sadece ekonomideki kazanımlarla bir yere kadar gidilebilir.
Demokratik hukuk devleti bu ülkede eğer böyle ikinci sınıf kalmaya devam ederse, çıta yükselmezse, bu durum bir süre sonra ekonomiyi de olumsuz etkilemeye başlar.
Öyledir.
Tek kanatla uçmak olmaz.
Başbakan Erdoğan, “Kararlıyız, dersimizi çalışıyoruz” derken, inşallah bu gerçeğin bilincindedir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024