Hasan CEMAL
SORU: AİHM’nin demokrasiye aykırı bularak iptal edilmesini istediği 301. maddeye sahip çıkan ve Hrant Dink cinayeti sürecini hızlandıran Yargıtay kararında imzası olan, ayrıca Tayyip Erdoğan’ın oğlunun nikâh şahidi bir yargıcı, tarafsızlık ve bağımsızlık isteyen bir göreve neden seçtiniz?
Sezgin Tanrıkulu, CHP İstanbul Milletvekili. Geçen akşam geç vakit Meclis Genel Kurulu’nda AkParti milletvekillerini uyarıyor:
“Şimdi, burada biraz sonra seçim yapacaksınız. Seçimle ilgili olarak, seçeceğiniz muhtemel adayla ilgili olarak çok ciddi iddialar var.
Ben Hrant Dink davasında müdahil avukatlardan birisiydim. O davada Hrant Dink’i ölüme götüren sürecin, bir yargı süreciyle başladığını da biliyorum. Bir mahkumiyet süreciyle başladığını biliyorum.
Ve o mahkumiyet sürecine katkısı olanlardan biri, Mehmet Nihat Ömeroğlu biraz sonra burada bu yüce Meclis’in önüne Kamu Denetçisi adayı olarak gelecek.
Tek başına bu bile bu seçimi gölgelemektedir. Kamu vicdanında bu kadar ağır yara açmış ve büyük bir travma yaratmış bir olayın sürecinde negatif katkısı olan bir adayın, bütün Türkiyebakımından Kamu Denetçisi olabilecek olması, gerçekten üzerinde çok düşünmemiz gereken bir olaydır.”
AK Parti uyarıyı dinlemiyor.
Ömeroğlu ‘denetçi’ seçiliyor.
Kamuoyunda Ombudsmanlık diye bilinen Kamu Denetçisi’nin öncelikle tarafsız ve bağımsız olması gerekir.
Tarafsızlık ve bağımsızlık vatandaşların idareye, devlete dönük şikayetlerini hukuk, hakkaniyet, adalet adına takip edebilmesi için lazım.
Bu pencereden Mehmet Nihat Ömeroğlu’na bakınca, iki nokta kendini belli ediyor.
Biri, Erdoğan’a yakınlığı.
Tayyip Erdoğan’ın oğlunun nikah şahidi.
Diğeri, 301. madde.
Hrant Dink 301. maddeden yargılanmış ve aksi yöndeki bilirkişi raporuna rağmen 6 ay hapis cezasına mahkum edilmişti.
Yargıtay tarafından 11 Temmuz 2006’da onanan ve altında Mehmet Nihat Ömeroğlu’nun da imzası olan bu kararla altı ay sonraki Hrant Dink cinayetine açılan, aşırı milliyetçi ve ırkçı dalgalarla gitgide kabaran bir süreç maalesef hızlanmıştı.
Şimdi Türkiye’nin bu 301. maddeyi benimsemiş bir Kamu Denetçisi var.
Bu noktayı özellikle vurguluyorum.
Çünkü 301. madde, kısa adı AİHM olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından bir yıl önce demokrasiye iki açıdan aykırı ilan edildi:
(1) 301. madde, ifade özgürlüğünün kullanılması hakkına yönelik olarak devamlı tehdit oluşturuyor. (2) Ermeni meselesinde devletin makbul addetmediği tarzda görüş ifade edenler için kayda değer bir kavuşturma riski var.
AİHM’nin bu kararına göre 301. maddenin artık rafa kaldırılması gerekiyor. Mahkeme’nin Türk yargıcı Prof. Işıl Karakaş bu konuda sözünü hiç dolandırmıyor:
“AİHM içtihatlarına göre, yasaların ifade özgürlüğü açısından öngörülebilir olması gerekir. TCK301 bu özelliğe sahip değil, belirsizlik içeriyor. Kişi, bir şey yazdığı zaman bir soruşturmaya uğrayıp uğramayacağından emin olamıyor. Sürekli bir şekilde takibat tehdidi, riski altında kalıyor. Süregelen bir tehdit söz konusu. Bu durum, kişiler açısından bir caydırıcılık etkisi (chilling effect) yaratıyor.
Burada soruşturmanın açılıp açılmaması konusunda Adalet Bakanı’na yetki verilmiş olması olumlu bir gelişme olarak takdim ediliyor ama bizatihi yürütme organına böyle bir yetkinin verilmesi kabul edilemez. Çünkü bu yetki tamamen takdiridir ve keyfi bir şekilde kullanılabilir. Burada çok kesin bir problem var.
AİHM, ‘Türk Ceza Kanunu’nun 301’i yasa niteliğine sahip değildir’ demişse, artık yürütme ve yasamanın görevi bunu ortadan kaldırmaktır.” (Hürriyet’te Sedat Ergin’in dünkü köşe yazısından)
301 konusunda hükümetin ne yapabileceği sorusunu şimdilik geçiyorum.
AK Partili milletvekillerine sorum şu:
AİHM’nin demokrasiye aykırı bularak iptal edilmesini istediği 301. maddeye sahip çıkan ve Hrant Dink cinayeti sürecini hızlandıran Yargıtay kararında imzası olan, ayrıca Tayyip Erdoğan’ın oğlunun nikah şahidi bir yargıcı, tarafsızlık ve bağımsızlık isteyen böyle bir göreve neden seçtiniz?
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024