Hasan CEMAL
AK PARTİ’DEN BAŞKANLIK VE YARGI MODELLERİ...
Adaleti tıkayan engeller kalkmıyor. Düne kadar asker-sivil bürokrasinin vesayetinde olan yargı düzeni, görünen o ki, son yıllarda bu kez siyasal iktidarın vesayetine girmeye başladı. Yargıda bir uçtan öbür uca doğru bir savrulma yaşanıyor.
Türkiye ne kadar hukuk devleti? Bu ülkede hukukun üstünlüğü ilkesi ne kadar geçerli?
Yanıtlar elbette olumsuz.
Türkiye dün de, bugün de hukuk devleti sınavında hep çakan, hukukun üstünlüğünü bir türlü hayata geçiremeyen, bu açılardan berbat örnekler veren bir ülkedir.
Ne yazık ki öyle.
Son on yıllık Tayyip Erdoğan döneminde bazı reformcu adımlar atılmış olmasına rağmen yargı düzeniyle ilgili bu acı gerçek değişmiş değil.
Bir başka deyişle:
Adaleti tıkayan engeller kalkmıyor. Düne kadar asker-sivil bürokrasinin vesayetinde olan yargı düzeni, görünen o ki, son yıllarda bu kez siyasal iktidarın vesayetine girmeye başladı.
Yargıda bir uçtan öbür uca doğru bir savrulma yaşanıyor.
Bunun son göstergelerinden biri, Tayyip Erdoğan’ın gerçekleştirmek istediği ‘başkanlık modeli’dir. Bu köşede birçok kez eleştirilmiş olan bu model, demokratik hukuk devletinin özü olan ‘kuvvetler ayrılığı’nı birçok bakımdan havada bırakıyor.
Ak Parti şimdi bu modele ek olarak, yeni anayasa için yeni bir ‘yargı modeli’ni gündeme getirmiş durumda.
Siyasal iktidarın yargıya müdahalesi sayılabilecek bu sakıncalı modelin demokrasi ve hukuk devletine ters düşen yanları vardır.
Bu konuda Taha Akyol geçen cuma günü Hürriyet’teki yazısında şu tespitleri yapmıştı:
“Ben 2010 referandumunda ‘evet’i destekledim. Anayasa Mahkemesi’ne parlamentonun üye seçmesini, HYSK’da üyelerin çeşitli kaynaklardan seçilmesiyle ‘çeşitlilik’ sağlanmasını eskidenberi savunuyordum.
Bazı AK Partililer ‘Milli Görüş’ terimleriyle konuşurken de ben bu görüşleri, bu kavramları savunuyordum.
Yazılarımda, Venedik Kriterleri’ndeki (HSYK’da yargı kökenli üyeler üstün bir çoğunluğa sahip olmalıdır) ilkesini de defalarca yazmıştım. Elbette bu yöndeki referandumda evet diyecektim.
Bugün de aynı ilkelere bağlı olduğum için AK Parti’nin taslağına karşı çıkıyorum.
Görüş değiştiren iktidardır!
İktidar partisi, 2010 referandumunda dile getirdiği ilkelere aykırı bir taslak hazırlamıştır.
2010 referandumu sırasında Venedik Kriterleri’ne göre (yeni HSYK’da yargıdan gelen üyeler büyük çoğunluğa sahiptir) diye kitaplar yayınlayan AKP, şimdi 22 üye içinde yargıdan gelecek olanların sayısını 6’ya indiriyor! Siyasi gücün seçeceği üyelerin sayısını 16’ya çıkarıyor!
Anayasa Mahkemesi üyelerinin önemli bir bölümünü, HSYK üyelerinin birkaçını parlamentonun seçmesi Avrupa standartlarına daha uygun olur.
Fakat AK Parti’nin taslağı bu yönde kısmi bir ‘düzeltme’ yapmıyor, siyasal gücün belirleyeceği bir HSYK oluşturmak istiyor!
Anamuhalefet partisinin iptal davası açma hakkı kaldırılmış, iptal davalarını en az 110 milletvekilinin açabileceği belirtilmiştir.
Muhalefete bakışı yansıtan bu durumda, partiler bölünse, iptal davası açabilecek parti kalmayabilir!
Anayasa değişikliklerini Anayasa Mahkemesi elbette ‘esastan’ inceleyemez, ama AKP taslağında ‘şekilden’ bile inceleme yapamayacağı hükmü getirilmiştir!
Hizmetin devamlılığı bakımından gerekli olan, ‘Mevcut üyeler sürelerini dolduruncaya kadar görevlerine devam ederler’ diye bir hüküm bile koymamışlar!
Dilerim AKP bu sakat taslaktan vazgeçer.
Yine dilerim ‘yargısal aktivizm’ yapan savcı ve hâkimler, Türkiye’yi nasıl bir sıkıntıya soktuklarını görürler!”
Taha Akyol’un bu görüşlerine katılıyorum.
Türkiye, bu ‘başkanlık modeli’yle, bu ‘yargı modeli’yle demokrasinin özü olan kuvvetler ayrılığından, hukuk devletinden iyice uzaklaşır.
Böylece, demokrasiye ‘asker freni’nden sonra bu defa ‘sivil freni’ gitgide güçlenir.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Terörsüz Türkiye! İyi güzel, peki ya demokratik Türkiye?..
14.04.2025 - Ankara-İmralı-Kandil üçgeninde hava olumlu
3.03.2025 - Silahlara veda zamanı... Hoş geldin barış!
28.02.2025 - Erdoğan "eyy TÜSİAD" diye bağırdı, polis anında başkanları topladı!
20.02.2025 - Yine CHP'nin önemi üzerine..
13.02.2025 - Dostluklar insanı ayakta tutar!
28.11.2024 - CHP'nin önemi
12.11.2024 - Terör ve şiddete lanet olsun!
24.10.2024 - Açık mektup!
27.08.2024 - Ortadoğu cehennemine Gazze'ye BARIŞ gelecek mi?
20.04.2024
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
































Hrac Madooglu
Cumhurbaskaninin yaptigi yolsuzluklar ne zaman sorusturulacak? Secimden once mi, sonra mi, yoksa oteki dunyada mi?