Hasan CEMAL
Diyor ki Erdoğan: “Yolsuzluk yok, darbe var”, “Yolsuzluk diyen darbecilerin safındadır”, “Vatan hainlerine karşı istiklal savaşı!” İyi güzel! Madem darbe tezgâhı var. Madem darbe teşebbüsü var. Madem vatan hainleri var. Madem ‘dış güçler’le yerli işbirlikçileri kirli komplolar kuruyor. Madem öyle, ne bekliyorsunuz?
İlan edin bir sıkıyönetim rejimi. Asker de size el verir, destek olur. Çünkü Cemaat’i temizleyeceksiniz. ‘Milli orduya kumpas kuran’ Cemaat değil mi? Zaten devlet olmuşsunuz. Zaten askerle hemhal olma yolundasınız. Zaten milli orduya kumpas konusunda da anlaşıyorsunuz askerle... Atın tokatı gitsin! Ne bekliyorsunuz?..

Türkiye’de darbeler nasıl yapılırdı?
Unutmadınız değil mi o sloganları:
“Komünistler geliyor!”
“Solcular devlete sızdı!”
“İrtica kapıda!”
“Nurcular her yerde!”
“Mürteciler azdıkça azıyor!”
“Takunyacı kardeşler Devlet Planlama Teşkilatı’nda!”
“Bölücüler gitgide kuvvetleniyor!”
“Birlik ve beraberliğimiz tehdit altında!”
Ve bir sabah vakti tank sesiyle uyanırdık!
Hapishaneler dolar, işkencehaneler çalışmaya başlar, idam sehpaları kurulurdu vatan hainleri için...
Birkaç yıl ‘mıntıka temizliği’yle geçerdi.
Bu arada asker, bir yandan sivil siyasete balans ayarı çeker, diğer yandan kendi kırmızı çizgileri dahilinde yaptırdığı bir anayasayla seçimlere gidilirdi.
Bu darbe dönemleri kaç sefer yaşandı.
Şimdi bakıyorum.
Tayyip Erdoğan’la yandaşlarının ağzından darbe sözcüğü hiç düşmüyor.
Cemaat darbesi...
Cemaat’in darbe teşebbüsü...
Madem öyle sıkıyönetim ilan edin
Diyor ki Erdoğan:
“Yolsuzluk yok, darbe var!”
Diyor ki Erdoğan:
“Yolsuzluk diyen darbecilerin safındadır.”
Diyor ki Erdoğan:
“Vatan hainlerine karşı istiklal savaşı!”
İyi güzel!
Madem darbe tezgâhıvar.
Madem darbe teşebbüsü var.
Madem vatan hainlerivar.
Madem casuslar cirit atıyor.
Madem maşalar her tarafta...
Madem ‘dış güçler’le yerli işbirlikçileri kirli komplolar kuruyor.
Madem öyle, ne bekliyorsunuz?..
İlan edin bir sıkıyönetim rejimi ya da olağanüstü hal.
Asker de ses etmez.
Hatta size el verir, destek olur.
Çünkü Cemaat’i temizleyeceksiniz.
‘Milli orduya kumpas kuran’ Cemaat değil mi?
Daha geçen hafta Star’daki köşesinde bunu yazmadı mı Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı,milli orduya kumpas demedi mi?
Asker de bu konudaki memnuniyetini Milli Güvenlik Kurulu toplantısında belli etmedi mi?
Madem kirli kumpas kurulmuş, o zaman Ergenekon’du, Balyoz’du, bütün bu davalarda mahkûmiyet kararlarının gözden geçirilmesi gerekir demeye getirmedi mi asker?
Öyle değil mi?
Madem öyle, askerle uzlaşma ve devletleşme yolunda bir adımcık daha atıverin.
Ne duruyorsunuz, bir gecede toplarsınız hepsini
Hadi, ne duruyorsunuz?
Ne diye bu kadar nefes tüketiyorsunuz?
İlan edin bir olağanüstü hal.
İlan ediverin bir sıkıyönetim.
Artık bizleri tank sesiyle uyandırmanıza bile gerek yok.
Herkesin yeri yurdu belli..jpg)
Cemaat’in gazetelerini, televizyonlarını, radyolarını, üniversitelerini, okullarını, derneklerini, dershanelerini, ibadet yerlerini, işyerlerini, sivil toplum kuruluşlarını yönetenlerin, vatan hainleriyle casus ve maşaların kimlikleri, adresleri malum olduğuna göre...
Hepsini bir gecede toplarsınız.
Asker de, tatbikat klişesiyle her zaman el altında tuttuğu darbe planlarındaki büyük gözaltı alanlarından birini, mesela İstanbul’da Selimiye’yi, Ankara’da Mamak’ı Başbakan Erdoğan’ın emrine memnuniyetle tahsis eder.
Hatta, yurt dışında da operasyon olabilir.
Mısır’da General Sisi’yle, Rusya’da Başkan Putin’le işbirliği yaparak, o ülkelerdeki Cemaat okullarının idareci takımını da Türkiye’ye getirip içeri atmak hiç de güç olmayabilir.
Sivil vesayetin birkaç adım sonrası sivil darbe!
Gerçekten ne bekliyorsunuz?
Erdoğan ne diye meydan meydan dolaşıp kendini helak ediyor, nefes tüketiyor ki?
Evet öyle.
Madem yolsuzluk değil darbe...
Madem yolsuzluk değil Erdoğan’ı devirme tezgâhı...
Ee o zaman?..
Yürüyün gidin kardeşim!
Elinizi tutan mı var?
Zaten devlet olmuşsunuz.
Zaten askerle hemhal olma yolundasınız.
Zaten milli orduya kumpas konusunda da anlaşıyorsunuz askerle...
Atın tokatı gitsin!
Ne bekliyorsunuz?..
Bu kadar da eminsiniz kendinizden.
Yolsuzluk değil darbe diye meydan meydan bağırdığınıza göre anlaşılan her şey kontrolünüzde...
Vurun gitsin!
Eskiden olsa, asker çoktan atmıştı kılıcını meydana, kışlaları vatan hainleri ile çoktan doldurmuştu.
Bu satırları yazarken, kendi kendime gülmüyor değilim.
Ne günler yaşıyoruz, neler yazıyoruz.
Bu arada bu satırları yazarken, aklıma çok eskilerin klasik Nazi, Bolşevik taktikleri takılmıyor değil. Reichstag’ı yakıp komünistlerin üstüne atarak darbe yapmak gibi...
Ya da 6-7 Eylül’deki provokasyonları gerçekleştiren ama komünistlerin üstüne yıkan ve Türkiye’de büyük bir cadı avı başlatan kontrgerilla örnekleri gözümün önünde canlanıyor.
Askerin emrindeki ‘derin devlet’in 1990’lardaki marifetleri aklıma geliyor.
Sizin de bahaneniz hazır:
Cemaat darbesi!
Zaten sivil vesayet yolunda yeterince mesafe aldınız, birkaç adım daha attınız mı sivil darbe nihayete ermiş olabilir.
İyi pazarlar!
Twitter: @HSNCML
http://t24.com.tr/yazi/basbakan-erdoganin-cemaate-yonelik-darbe-plani-uzerine/8166
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024