Hasan CEMAL
Öcalan, gerçekten tarihi Newroz çağrısıyla topu Erdoğan’ın sahasına atarken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Davutoğlu Hükümeti arasındaki çatlağı da derinleştirerek açığa çıkardı.
Şimdi çözüm süreci, Erdoğan’ın bu topla nasıl oynayacağına ve hükümetin yönelişlerine bağlı.
Bir başka deyişle:
Yalnız Erdoğan değil, Davutoğlu Hükümeti de, 10 maddelikDolmabahçe Deklarasyonu’nun gereğini yapmaya başlamazsa, öyle anlaşıyor ki, çözüm süreci aksayacak.
Ya da PKK’nın silah bırakmak için toplayacağı -ve silahsız mücadele dönemini başlatacak- kongrenin ileriye sarkması yakın bir ihtimal haline gelecek.
Dört önemli nokta
Altı çizilmesi gereken önemli noktalara gelince:
(1) Ankara, Öcalan’ın mesajının değiştirilerek okunmasını istedi, ama bu HDP tarafından reddedildi. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç'ın, Erdoğan'ın İzleme Heyeti'ne karşı çıkmasını hatırlatarak yönelttiği "Dün açıklama yapılmasaydı acaba mektup nasıl olurdu" sorusu bu trafik ışığında değerlendirilebilir.
(2) Erdoğan, çözüm sürecinde frene basılmasını, AKP oylarınınMHP’ye kaydığı gerekçesiyle talep etti, ama bu talebi de kabul görmedi.
(3) Öcalan’ın Newroz çağrısı öncesi ve sonrasında Erdoğan’la Davutoğlu Hükümeti arasında çözüm sürecine ilişkin görüş ayrılığı saklanamaz hâle geldi.
Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Öcalan’ın mesajının okunmasından sonra yaptığı açıklamada, Erdoğan’la İzleme Heyeti konusunda farklı düşündüklerini, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın şahsi görüşleridir” diyerek ilk kez bu kadar açığa vurmuş oldu.
(4) Güvenilir kaynaklardan gelen duyumlara göre, Tayyip Erdoğan’ın daha önce Dolmabahçe Deklarasyonu’na da karşı çıktığı, bu açıdan hükümetle, İmralı’yla, HDP ile anlaşamadığı da ortaya çıktı.
'İlkelerde mutabakat' vurgusu
Bu son nokta, yani Dolmabahçe Deklarasyonu, Öcalan’ın dünkü Newroz çağrısında şöyle yer alıyordu:
(1) Tarihi Dolmabahçe Sarayı'nda, hepimizce resmen ilan edilen on maddelik deklarasyon temelinde yeni bir sürecibaşlatma görevi ile karşı karşıyayız.
(2) Deklarasyon gereği ilkelerde mutabakat oluşması ile birlikte, PKK'nin Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı yaklaşık kırk yıldır yürüttüğü silahlı olan mücadeleyi sonlandırmak ve yeni dönemin ruhuna uygun siyasal ve toplumsal strateji ve taktiklerini belirlemek için bir kongre yapmalarını gerekli ve tarihi görmekteyim.
(3) Umarım ilkesel mutabakata en kısa sürede varıp parlamento üyeleri ve İzleme Heyeti'nden teşkil edilen birHakikat ve Yüzleşme komisyonundan geçerek bu kongreyi başarıyla realize etme durumunu yaşarız.
Ankara adım atmadan kongre toplanmayacak
Öcalan’ın çağrısı çok net.
Yeni bir dönemi, yani silahsız, demokratik siyaseti başlatacak PKK kongresinin toplanması için Ankara’da bazı adımların atılması gerekiyor.
Bunlar atılmadan PKK kongresi anlaşılan toplanmayacak.
Bu noktada düğümlenen soru sır değil.
Seçim öncesinde Tayyip Erdoğan, Davutoğlu böylesine adımları atabilir mi?
Erdoğan’la hükümet arasında derinleşen çatlak ve Erdoğan’ın “Oy kaybediyoruz, çözüm sürecinde frene basın!” uyarısı, bu adımların atılmasını zorlaştırıyor.,
Gelinmiş olan noktayla ilgili olarak bir husus daha vurgulanabilir:
Öcalan’ın tarihi çağrısı ve Erdoğan iktidarında kendini apaçık belli eden çatlak, seçim sandığında HDP’nin elini güçlendirecek, yani oylarını arttırabilecek bir gelişmedir.
Öcalan’ın Newroz çağrısına ilişkin sıcağı sıcağına yaptığım ilk değerlendirmeler kısaca böyle.
'Demokratik ortak ev'
Yazımı Öcalan’ın çağrısında yer alan şu bölümle noktalıyorum:
Artık gün, acımasız ve yıkıcı tarihi sonlandırıp gerçek geçmişimize uygun barış, kardeşlik ve demokrasiye geçiş yapma günüdür.
Doğru bildiğim ve inancım gereği; çatışmacı, tüketici, yıkıcı milliyetçiliğin doğurduğu ulus devletleri demokratik siyasetle aşarak açık demokratik kimliklerle bir ortaklaşmaya geçmenin mecburiyetidir.
Bunun için ulus devletleri kendi içinde demokratik siyasetle demokratik ortaklaşmanın yeni bir türünü gerçekleştirmeye ve yine ulus devletleri kendi aralarında Ortadoğu'nun demokratik ortak evini inşa etmeye çağırıyorum.
Ayrıca bugün vesilesiyle mahşeri topluluğunuzun ezici çoğunluğunu teşkil eden özgürlüğe kanat çırpan kadınları ve gençleri önümüzdeki dönemin ekonomik, sosyal, siyasal ve güvenlik alanlarında özgürlük ve eşitlik mücadelesinde en aktif bir biçimde yer almaya ve başarmaya çağırıyorum.
İyi hafta sonları!
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024