Hasan CEMAL
Dünya her gün yeniden kurulur!
Hâlâ öyle mi bilmiyorum, bu söz, New York Times gazetesinin New York’taki ana binasının girişinde asılıdır.
‘Gazete’yi iyi anlatır.
‘Gazeteci milleti’nin hissiyatını iyi tarif eder.
Öyledir, biz gazeteciler her gün yazı işlerinde, kendi deyişimizle ‘mutfak’ta oturur, haberlerle, yorumlarla, çizgilerle, fotoğraflarla dünyayı yeniden kurarız.
O mutfak bizim ‘mahremiyet’imizdir.
Başkaları girsin istemeyiz.
Biz bize kalmayı severiz, dünyayı her gün yeniden kurarken...
Gerçek demokrasilerin bel kemiğini oluşturan ifade özgürlüğü bu ‘mahremiyet’e saygıdan geçer.
Demokrasileri demokrasi yapan medya bağımsızlığı ancak böyle mümkün olur.
Böyle buyuruyor Sultan
Farkındayım.
İfade özgürlüğü ölümcül darbeler yerken, medya bağımsızlığının köküne kibrit suyu ekilirken, böylesine satırların ne kadar naif kaldığını biliyorum.
İktidar ve hempaları saldırıyor!
Ne hukuk tanıyorlar, ne özgürlük.
Akıl alır gibi değil.
Kendileri gibi düşünmeyenleri alçaklıkla, ahlaksızlıkla, şerefsizlikle, satılmışlık ve hainlikle suçluyorlar.
Ağızlarından çıkanı galiba kulakları duymuyor.
Hedefleri çok açık.
Medyadaki tüm kaleleri fethetmek.
Tüm köşeleri düşürmek.
Tüm farklı sesleri susturmak.
Tüm muhalif odakları sindirmek.
Böyle buyuruyor Saray’daki Sultan.
Kendi ‘tek adamlığı’na, ‘Erdoğan devleti’ne giden yolda hiçbir itirazistemiyor.
Savcı Mehmet Kiraz’ı vuran lanet olası terör eylemiyle birlikte Erdoğan ve hempalarının medya bağımsızlığı ve özgürlüğüne karşı başlattıkları saldırının altında bütün bunlar yatıyor.
Hedef, medyadaki son kaleler ile köşeler
Demin belirttiğim gibi, medyada bağımsızlığını -şöyle ya da böyle- korumakta olan, bu açıdan kararlılığını sürdüren son kalelerle köşeler düşürülmek isteniyor.
Hedeflerinde bu var.
Demokrasi ve hukukun üstünlüğünü hiçe sayan, herkese diz çöktürmeyi amaçlayan bu saldırılar hem ‘cephe’den geliyor, hem ‘nokta vuruşları’yla yapılıyor.
Hem patronaj çökertilmek, hem köşeler teker teker kapatılmak isteniyor.
Bunun için de, en çirkin dezenformasyon ve en rezil psikolojik savaş yöntemleri kullanılıyor.
Neden mi?
Saray’daki Sultan yüzde yüz biat istiyor da ondan...
Demokrasiyi ‘küfür nizamı’ sayan zihniyet
Anlaşılan o ki:
Tek adamlığını, yani ‘yüzde yüz biat’ı gerçekleştirmek için Türkiye’yi büyük ‘yangın yeri’ne çevirebilir.
Gidiş o gidiş.
Yaşadıklarımız bunu gösteriyor.
Basın özgürlüğü de onun için küfür.
İfade özgürlüğü de küfür.
Hukukun üstünlüğü de küfür.
Hukuktan o kadar rahatsız ki, “anayasayı bekleme odasına aldığı”nı kendi ağzıyla itiraf edebiliyor.
Bu değerlerin tümü küfür olunca, herhangi bir kuşkuya yer kalmıyor:
Saray’daki Sultan için demokrasi de ‘küfür’den başka bir şey değil.
Ve demokrasiyi küfür nizamı sayan zihniyetlerin damgasını vurduğu devlet nizamı hayırlara vesile olmaz.
Böyle bir devlet düzeniyle barış ve huzur gelmez.
Bu acı gerçek bu topraklarda çok uzun yıllar yaşandı.
Şimdi daha kötüsünü yaşamaya koyulmuş durumdayız.
Ne yazık.
Gazeteci ‘saray soytarısı’ değildir
Bütün bunlar yaşanırken ben de oturmuş, Manhattan’daki New York Times binasının girişindeki ifadeyi hatırlatarak, ‘dünya her gün yeniden kurulur’ diye yazıyorum.
Bunun yerine, “Her şeye rağmen dünya dönmeye devam ediyor!” diye de yazabilirdim.
Ama belki ikisi aynı kapıya çıkıyor.
Bildiklerimi bir kez daha yineliyorum.
Demokrasilerde gazeteciler gazete yapar.
Siyasetçiler ülke yönetir.
Demokrasilerde herkes kendi işini yapar.
Böylece herkes rahat eder.
Siyasal iktidarların gazetecilere, gazetelere karıştıkları, onlara buyruk verdikleri yerler demokrasi değildir.
Hiç aklınızdan çıkarmayın.
‘Gazeteci milleti’nin elinden özgürlüğünü alamazsınız.
Gazetecinin elinden soru sorma ve sorgulama hakkını alamayacaksınız.
Çünkü gerçek gazeteciler, o sizin bildiğiniz ‘Saray soytarıları’ndan değildir.
Şunu yazın bir kenara:
‘Gazeteci milleti’nin demokrasi ve özgürlük mücadelesi bitmeyecek.
Bunu iyi bilin.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024