Hasan CEMAL
Futbolu çocukluğumdan beri çok severim.
Ayrıca, bilen bilir, damardan bir Galatasaray taraftarıyımdır.
Fanatik de diyebilirsiniz.
Yıllar yılı Dünya kupalarıyla Avrupa şampiyonalarını kaçırmamaya çalıştım.
Bu yıl Fransa’da yapılacak şampiyonaya da gazeteci olarak akredite oldum, ilk tur maçların onayları da yeni geldi.
Ama itiraf edeyim.
Son zamanlarda o futbol heyecanım ufak ufak sönüyor.
Bir yandan bizim futbolun ve Cimbom’un perişan halleri, öte yandan gitgide kabaran terör dalgaları rol oynadı bu keyifsizlikte...
Dün sabah televizyonu açtım:
Brüksel’de terör saldırıları...
34 ölü, korkunç!
Sabah ilk iş, bir aylık Fransa futbol programını iptal etmek oldu.
Teröre teslim olmak mı?..
Pek öyle değil.
Belki daha doğrusu, yaşama sevincinin her terör eylemiyle biraz daha törpüleniyor olması...
Dünya yaşanır olmaktan çıkıyor mu?..
Öylesine acılar yaşanıyor, öylesine acılara tanık oluyoruz ki, futbol keyfi de, her şey de ister istemez bundan etkileniyor.
Önemsediğimiz değerlerin her geçen gün ayaklar altına alınması da, şu günlerde hayatımı karartan bir başka olumsuzluk.
Hukukun üstünlüğüydü, ifade özgürlüğüydü, insan haklarıydı, medya bağımsızlığıydı; bütün bu demokratik hak ve özgürlüklerin sürekli çiğnendiği...
Gazetecilerin, akademisyenlerin hapse atıldığı...
Ayrıca akademisyenlerin, aydınların, yazarların, gazetecilerin iktidar ve tetikçileri tarafından utanmazca hedef gösterildiği...
Böyle bir Türkiye’de soluk alıp vermek, ne yazık ki, her geçen gün zorlaşıyor.
Bazen boğulur gibi oluyorum.
Ama biliyorum.
Her şeye rağmen yine de demokrasi bayrağını, hukuk bayrağını, özgürlük bayrağını dimdik tutmak zorundayım.
Çünkü yazın bir kenara:
Türkiye, terörle mücadele gerekçesi altında diktatörlüğe sürükleniyor.
Saray’la aynı düşünmeyen herkes terörist ilan ediliyor.
Farklı düşünceler, eleştirel düşünceler ya da Saray’a dönük en ufak bir itiraz susturuluyor.
Ezilmek isteniyor.
Anayasa başta olmak üzere hukuku hiçe sayan Saray’daki Sultan, demokrasi ve hukuka, “Ya benden yanasın ya da terörden” diyerek meydan okuyor.
Bir kez daha altını çiziyorum:

Teröre karşıyım!
Ama Sultan’dan da yana değilim!
Çünkü, Sultan demokrasi ve hukuka karşı.
İster akademisyen, ister aydın, ister yazar çizer, ister gazeteci, ister siyasetçi, ister sade vatandaş olsun, aklı başında vicdan sahibi herkes teröre karşıdır.
Terörü, şiddeti lanetler.
Gözyaşı ve kan akmasın ister.
Terör ve şiddet ister PKK’dan, ister IŞİD’den gelsin, değişmez bu.
Bu satırların yazarı, PKK’nın şiddet ve terörü siyaset aracı olarak kullanmasını yıllardır kitaplarında ve gazete yazılarında eleştirmiştir.
Bu açıdan Öcalan’ı da eleştirmiştir, Kandil’deki liderleri de.
Hatta Kandil’deki PKK liderlerinin yüzlerine karşı yönelttiği eleştirileri kitaplarında da yer alır.
PKK’yı bugün de eleştiriyorum, 7 Haziran sonrasındaki yanlışlarını da eleştiriyorum, terör eylemlerini de eleştiriyorum.
Ama aynı zaman da ‘devlet terörü’nü de eleştiriyorum.
‘Devlet’i eleştirmeden, hatalarını sorgulamadan, Saray’ı eleştirmeden Türkiye’yi bugünkü kanlı çıkmazdan kurtaramayız.
Saray’daki Sultan, devletle el ele, Türkiye’nin kanlı çıkmazını derinleştiriyor.
Çare mi?
Çare, iki taraflı ‘ateşkes’tir.
Çare, parmakları tetikten çekmektir.
Çare, silah ve şiddetin kullanım süresinin dolduğunu görmektir.
Çare, ‘demokrasi’dir.
Çare, ‘hukuk’tur.
Çare, ‘Suriye politikası’nı baştan aşağı değiştirmektir.
Çare, ‘masa’dır.
Ama çare ne değildir, biliyor musunuz?
Her Allah’ın günü, “Ya benden yanasın ya terörden” diye ter ter tepinmektir.
Senin gibi düşünmeyen herkesi terörist ilan etmektir.
Bu çare değildir, diktatörlük yolunda yürümektir.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024