Hasan CEMAL
Evet öyle.
Koca memleket her geçen gün cehenneme dönerken, çaresizliğim büyüdükçe büyüyor.
Yazmak içimden gelmiyor.
Söz bitti!
Acıyı, kan ve gözyaşını o kadar çok yazdım, nedenlerini niçinlerini o kadar çok sorguladım ki.
Barış namlunun ucunda değil dedim.
Şiddetle, terörle barış gelmez dedim.
Silahın kullanım süresi doldu dedim.
Çare, barışçıl siyasettir dedim.
Çare masadır dedim.
Kiminle savaşıyorsan barış onunla yapılır,dedim.
Her taraftaki acılara dokunmaya, acıları yüreğimde hissetmeye çalıştım.
Bunun için gazetecilik yaptım, yapıyorum.
Yazılar yazdım, yazıyorum.
Konuşmalar yaptım, yapıyorum.
Kaç tane kitap yazdım.
N’oldu?..
Sıfıra sıfır elde var sıfır mı?..
İstanbul Vezneciler’e bakıyorum.
Mardin Midyat’a bakıyorum.
Nusaybin’e, Cizre’ye, Sur’a bakıyorum.
Çaresizliğim büyüyor!
Her geçen gün kendimi daha çok çaresiz hissediyorum.
Yazmak içimden gelmiyor.
En iyisi, Oya Baydar’ın son kitabı Surönü Diyalogları’ndaki iç hesaplaşmalara sığınmak galiba...
- Hendeklerde çarpışıp ölenleri anlamazsak, o hendeklerin neden kazıldığını sorgulamazsak, ister istemez zalimin safında yer alırız. Öldürmekten başka çözümler vardı: Haklarıyla, onurlarıyla, eşit ve özgür yurttaşlar olarak yaşayacakları bir ülke verebildik mi onlara?
- Haklısın. Yok etmek kolaydır, muktedirler kolay yolu seçerler. O utanç verici “En iyi Kürt, ölü Kürt’tür,” sözü iktidar aklının özetidir. Ben başka bir şey tartışıyorum: Hendeklerin hangi tarafında olursa olsun, bütün ölenlere sahip çıkıyorum, bütün öldürenlere de karşıyım.
- Bak, benim babam Diyarbakır Cezaevi’nde işkencede öldü. Anam Kürtçe’den başka dil bilmezdi, karısıyla Kürtçe konuştu diye işkence gördü. Babamın ne örgütle ne dağla ne terörle ilişkisi vardı; sadece Kürt olduğu için, koruculuğu kabul etmediği için oradaydı. İsteyen inanmasın, bölücü propaganda sansın, yalan deyip rahatlasın ama benim babam orada öldü. Benim gerçeğim bu işte.
- İnsanlar ezberlerinin bozulmasından korkarlar. Bir bütünün parçası olmak, o bütünün ezberlerini tekrarlamak, itaat etmek rahattır, güvenlidir. Sorgulamaya başlayınca hem rahatın bozulur hem de kendi mahallenden kovulursun, yalnızlaşırsın.
- Savaşın ortasında sorgulayamazsın, alevler dört bir yanı sarmışken ne kimin kundakladığını ne de yangının nedenlerini düşünebilirsin. (...) Şimdi sadece silahların sesi duyuluyor, bir de ölülerin ardından yakılan ağıtlar, umutsuz yakarışlar, acı, öfke çığlıkları.
- Kazanmak için ille de şiddet gerekmiyor, başka türlü de kazanılır.
- Güzel ama hayatta karşılığı olmayan naif bir düşünce.
- Hayatta karşılığı olan şiddetse, ölümse, yıkımsa; o zafer yerinde kalsın, ben almayayım.
- Çünkü sen barışçı kalabilme lüksüne sahipsin. Korunaklısın, evin kurşun yağmuru altında değil, mahallen abluka altında değil. Haftalardır susuz, ışıksız, ısıtmasız, hatta ekmeksiz kalmadın, yaşam damarların kesilmedi. Buralara gelip dayanışmanı gösterir, iki anneye sarılır, üç çocuğun başını okşar, vazifeni yapmış olmanın iç huzuruyla, gururuyla çekip gidersin.
- Böyle konuşman acıtıyor.
- Beni de.
- Haklı savaş verenin de yıkımdaki payını görmeye, söylemeye cesaret edebilmeliyim. Mazlumdan yana olmak, onun yanlışını, hatta günahını görmeme engel olmamalı.
- Hangi terazide tartacaksın mazlumun günah payını? Terazinin kefelerine neleri yerleştireceksin? Cizre’yi görmeden, zulmün, acının ağırlığını nasıl ölçeceksin?
- Cizre’yi gördüm. Cizre bu ülkenin Guernica’sıdır. (...) Barışı başaramadık, şimdi savaşa bahane bulmaya çalışıyoruz.
Çaresizliğim büyüyor!
* * *
Benim de öyle.
Cizre’ye, Nusaybin’e, Sur’a baktıkça, Vezneciler’e, Midyat’a baktıkça içimdeki çaresizlik büyüyor.
Ve koca memleket her geçen gün cehenneme dönüyor.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024