Hasan CEMAL
Londra/İstanbul THY uçağı,
18 Nisan 2018
Bu satırları Londra'dan İstanbul'a uçarken yazıyorum.
Tam uçağa binerken geldi haber:
24 Haziran'da erken seçim!
Tayyip Erdoğan açıklamış...
Bunun adı erken değil baskın seçim olabilir ancak.
Acelesi ne Erdoğan'ın?
Neden böylesine apar topar, yangından mal kaçırırcasına gidiyor seçimlere?
Niçin?
Biraz daha gecikirse, her şey daha kötüye gidebilir diye mi?
Önüne konan seçim araştırmalarından dolayı mı?
Anketler gün geçtikçe daha kötüye gittiği için mi?
Ya da özellikle ekonomiden kötü kokular geldiği için mi?
Ekonomik kriz sinyallerinden dolayı mı?
Muhalefeti hazırlıksız yakaladığına inandığı için mi?
Hepsinin ayrı ayrı payı vardır bu baskın seçim kararında.
Yazımı uzatmak istemiyorum.
Fazla lafa gerek yok çünkü.
Vurgulamak istediğim noktalara gelince...

Birincisi:
Türkiye son derece kritik bir eşikte!
İkincisi:
Bu kritik eşikte soru ve sorun, Türkiye'nin demokrasi ve hukuk devletine, özgürlüklere tamamen veda etmesi, Batı'dan tümüyle kopması ihtimalidir.
Üçüncüsü:
Bu kritik eşiği kendi istediği gibi aşacak bir Erdoğan'ın, tüm iktidar dizginlerini elinde toplayarak, tek adamlık rejimini oturtmasıdır.
Dördüncüsü:
Bu kritik eşikte yaşamsal bir konu, Türkiye'nin bir numaralı sorunu olan Erdoğan'ın karşısında muhalefetin yapacağı tercih ya da tercihlerdir.
Erdoğan'ın tek adamlık yürüyüşüne dur deyip diyemeyeceğidir.
Erdoğan'ın karşısında bir demokrasi bloku ya da demokrasi cephesi kurup kuramayacağıdır.
Beşincisi:
Bir başka deyişle şimdi soru ve sorun şudur: Tayyip Erdoğan'ın karşısına bu kadar kısa bir sürede onu yüzde 50+1'in altına düşürecek bir ortak adayçıkarabilecek mi muhalefet partileri?
24 Haziran'ı hayati yapan nokta budur.
Muhalefet bazı önyargılardan, saplantılardan sıyrılarak ortak hareket edebilecek mi?
Şimdiki soru ve sorun budur.
Yani olmak ya da olmamak...
Hiç kuşkunuz olmasın.
Eğer Erdoğan 24 Haziran'ı alırsa, bu kritik eşiği iki buçuk ay sonra kendi istediği gibi geçerse, "nihai darbesi"ni indirecektir.
Ve Türkiye biraz daha karanlığa gömülecektir.
Bu nedenle, yine o klasik soru:
Ne yapmalı?
Siyaset kulisinin içinde değilim.
Muhalefet partilerinin mutfaklarında neler pişiriliyor, bilmiyorum.
Ama galiba çok fazla bilmem de gerekmiyor.
Çünkü mesele pek öyle çetrefil değil.
Erdoğan'ın karşısına, onu yenebilecek ortak bir adayla çıkmak!
Hepsi bu kadar.
Çok mu güç?..
Kimi diyor ki:
Birinci tura herkes kendi adayını çıkarsın, o zaman Erdoğan yüzde 50+1'i bulamaz. İkinci turda en çok oyu alan adayın üstünde birleşir Erdoğan'ı yeneriz.
Kimi de bunu riskli buluyor:
Tek adayı, ortak adayı birinci turda bulmalıyız; ikinci tur riskli olur.
Hangisi?..
Bilemiyorum.
Ama ilk bakışta, birinci turda bir ortak aday üzerinde anlaşmanın daha akıllı bir tercih olabileceğini düşünüyorum.
Fakat bundan da emin değilim.
Özetle:
CHP, HDP, İyi Parti ve Saadet Partisi'nin güçlerini birleştirmeleri lazım.
Muhalefet liderlerinin oturup, önyargılardan sıyrılıp akıllı tercihi yapmaları şart.
Çok az zaman kaldı.
Yazımın başında dediğim gibi:
Türkiye son derece kritik bir eşikte!
Evet öyle.
Erdoğan'ı etkisiz kılabilecek miyiz?
Yeniden demokrasi yürüyüşü başlayacak mı Türkiye'de?
Yoksa Erdoğan'ın bir darbesine daha seyirci mi kalacağız?
Yazarlar
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024