Hasan CEMAL
Kılıçdaroğlu’nun Kürt sorununa ilişkin yeni tutumu önemli. Hem üslup, hem samimiyet, hem de sahicilik açısından önemli. Baykal dönemiyle mukayese edildiğinde, bunun önemi daha da büyüyor. CHP artık ‘barış korkusu’ndan sıyrılıyor. Bu yeni tutuma karşı çıkanlara bundan böyle sorabilecek Kılıçdaroğlu, “Barışa mı karşısınız?” diye...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nunGüneydoğu ve Kürt sorunuyla ilgili açılımı devam ediyor.
Şu sözlerinin altını çiziyorum:
“Bu temel sorunu çözmek Başbakan’ın olduğu kadar bizim de görevimiz.”
“Sayın Başbakan’a bir yol haritası götürdük, samimi söylemek gerekirse, umutla ayrıldım.”
“Başbakan, MHP’ye yönelik oldukça sert üslup kullandı. Bu doğru değil. Doğru olan yumuşak üsluptur.”
“MHP’yi de, BDP’yi de ikna ederiz. Ama birisi reddetti diye umutsuzluğa kapılmamamız gerekiyor.”
“Ben elimi uzatıyorum, sen de uzat!”
“Doğu ve Güneydoğu’da duygusal bir kopuş yaşanıyor. Bunu bir siyasetçinin görmesi lazım.”
“Bu ülkede artık kan dökülmesin.”
“Bu güzel coğrafyayı barış denizine dönüştürebiliriz.”
“Bütün mesele Kürt sorununun çözülmesi... Bu benim genel başkanlığıma mal olacaksa olsun.” (Derya Sazak’ın TRT-1’deki Politik Açılım programından)
Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri önemli.
Hem üslup, hem samimiyet, hem de sahicilik açısından önemli.
Hele Deniz Baykal dönemiyle mukayese edildiğinde, bu konunun önemi daha da büyüyor.
Bu yeni dönemde CHP artık ‘barış korkusu’ndan sıyrılıyor. Savaş mı, barış mı çıkmazından kurtulmanın işaretlerini veriyor.
Bu yeni tutuma karşı çıkanlara bundan böyle sorabilecek Kemal Kılıçdaroğlu:
“Barışa mı karşısınız?”
Kılıçdaroğlu’nun üslubu yeni bir üslup, diyalog ve uzlaşmaya da açık bir söylem.
CHP Genel Başkanı, aynı zamanda kararlı bir tavır içinde. Sorunun çözümü uğruna kendi koltuğundan da olabileceğini söylüyor.
Öte yandan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’dan da silahların susabileceğine dair iyimserlik verici sinyaller geliyor.
Keşke...
Şunu yazın bir kenara:
Güneydoğu barış coğrafyası olursa, Türkiye de gerçek barış ve demokrasi olur.
Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.
Yalnız siyasetçilerin değil, hepimizin görevi olmalı, bu ülkeyi çatışma sürecinden çıkarıp barış sürecine sokmak...
Hepimizin görevi olmalı, silahların değil siyasetin konuşulduğu bir sürece sokmak Türkiye’yi...
Savaşçı değil barışçı bir dilin damgasını vurduğu bir ortamda bu ülke ancak istikrar ve huzuru yakalar.
Barıştan herkes kazanır.
Barış ama nasıl bir barış?
Anlıyorum.
Ama bunun çaresi oturup konuşmaktır, uygarca tartışmaktır.
Birbirinin gırtlağına sarılmak değildir.
Birbirinin gırtlağına sarılmak çare olsaydı, bugüne kadar gerçek barış çoktan kapımızı çalardı.
Ama çalmadı.
Silahla buraya kadar gelindi.
Artık silahın miadı doldu.
Şiddetin kullanım süresi bitti.
Aklı başında herkes bu gerçeği görmeye başladı.
Yine o söz:
Artık silah değil, siyaset konuşsun.
Ayşenur Arslan, kendini fazla özletme!
Kim bilir yılların içinde kaç yıllık dostluğumuz yatıyor sevgili Ayşenur’la.
Gazeteci milletinin hukuku biraz farklıdır, inişli çıkışlıdır. Birbirimizi hem severiz, hem kızarız. Bu açıdan CNN Türk’teki Medya Mahallesi’nin yeri elbette başkadır. Bu programla ilgili olarak Ayşenur’a tepki duyduğum, kızdığım zamanlar, severek izlediğim, yaşşa dediğim zamanlar olmuştur. Ama onun fikri takip inatçılığını, emektarlığını her zaman takdir ettim. Duydum ki, CNN Türk yönetimi kendisini ‘erken tatil’e çıkartmış. Diliyorum, bu tatil fazla uzun devam etmez ve Ayşenur kendini fazla özletmez.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024