Hasan CEMAL
Meis adası... Paşa Dedem'in memleketi... (Foto: HC)
Sabahın ilk kahvesini Meis adasını,
Paşa Dedem'in memleketini
uzaktan seyrederken içiyorum.
Güzel geliyor.
Harikulade bir sessizlik...
Akdeniz mavisi...
Sonbaharın ılık esintileri...
İçim huzurla doluyor.
Bir de şu sisli maviliğin içinde
volta atan o savaş gemisi olmasa...
Sabahın sessizliğinde iç dünyamın
yalnızlığına sığınmış düşünüyorum.
Bu olağanüstü güzellikleri paylaşmak varken,
iki uzak komşu olmaktan kurtulmak varken,
savaş naraları atmak ilkellik değilse nedir?..
Kafkasya'da da savaş naraları kulakları tırmalıyor.
Ne kadar hazin.
Twitter'a giriyorum.
İstanbul'da kaçak yaşayan,
çalışan, minimum 100 bin ermeni var,
burada kazandıkları Azarbaycan'a
kurşun olarak dönüyor,
alayı sınır dışı edilsin.
Erivan'ın tam merkezine
füze düşmeli!
Emin olduğum bir şey varsa
o da şu: Yarın sabah
İstanbullu Ermeniler
dükkanlarını açmaya giderken
ayakları geri geri gidecek.
Her yerde savaş, ateş,
çatışma isteyen bu adamlar
nerede, hangi koşullarda
büyüdüler acaba.
Bir kere de iki komşunuz arasında
savaş değil de barış isteseniz,
barışı zorlasanız,
barışa aracılık etseniz.
Bakın dünya herkes için
nasıl güzel oluyor.
Ermeni Azeri çatışmasında,
dünyada yalnızca Türkiye
savaşa destek verdi.
Tüm ülkeler ve uluslararası kuruluşlar
ateşkes çağrısı yaparken,
Saray ve medyası
savaş çığırtkanlığı yapmaya
devam ediyor.
Savaş felakettir!
Savaşa biz de dur diyelim.
Ben de bir tweet atıyorum:
Kafkasya’da savaş değil
barış, savaş değil
diplomasi, silah değil
müzakere masası,
ve barış için diyalog...

Sonra da bu tweet'ten dolayı
yediğim küfür ve hakaretleri okuyorum:
Ya ya, dedenizin yaptığı gibi
Azerbaycan'ı da verelim
olsun barış...
Bunu Ermeni arkadaşlarına
söyle!
Adınızı Hasan değil
Hans yapın da
en azından gavurluğunuz
belli olsun.
İstanbul hükümeti
taraftarları gibi
yazmışsın!
Barış pıtırcığı...
Deden'den utan!
Ermenistan'ı Türk topraklarından
atalım, barış zaten
kendiliğinden olacak.
Hssktr!
Barış, diplomasi, müzakere
ve diyalog,
namlunun ucunda...
Allah hainlerin evine ocağına
ateş düşürsün, belki bir nebze
kendilerine gelirler.
İnlerine gireceğiz
inlerine...
Deden gibisin
Hasan Cemallllllll!
Elbet bir gün
hainlerden de
hesap sorulur.
İki yıl önce, 2018 yılı başında
basılmayan kitabımın sayfaları
arasında dolaşıyorum:
İstanbul, 9 Şubat 2018
Galiba yaşamak için
ille de acı çekmek gerekiyor
her devirde...
Nasıl bir memlekette yaşıyoruz.
Milliyetçilikle İslamcılığın iç içe
geçtiği bir despotluk
özgürlüklerin üstünden
silindir gibi geçiyor.
Elimizden bir şey gelmiyor.
Afrin harekâtına
karşı çıktığın için,
barış dediğin için
vatan hainliğiyle, milleti arkadan
bıçaklamakla suçlanabiliyor,
hatta kendini demir parmaklık
arkasında bulabiliyorsun.
Oya Baydar geçen gün
T24’te güzel yazdı,
"Yaşasın ölüm diye
bağırmadığımız için suçluyuz"
başlığıyla...
Bugünler geçer,
yarınlara
savaş naraları değil
barış türküleri kalır.
Bizler, yaşasın ölüm diye bağırmayı
reddettiğimiz için tarih önünde suçlu
olmayacağız!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024