Hayko BAĞDAT
Erdoğan geçenlerde, uçakta yaptığı bazı açıklamalarla hepimizi aydınlattı yine. Ömür boyu koşulsuz biat karşılığında makam uçağına binebilen ve eve Noel Baba gelmiş sevinciyle gülücükler saçarak fotoğraf çektiren köşe yazarlarının aktardığına göre Kobani’de evlerini savunan Kürtler büyük bir operasyonun parçasıymış.
Diyor ki:
“Çok enteresandır; PYD önce bu 1300 kişiyi (ÖSO savaşçısı)biraz kabul etmiyordu. Sonra bunu kabul etme konumunda kaldı. Fakat burada da yine farklı bir adım attı. O da şu: Biz onlara ayrı bir cephe açalım. Oyun içerisinde oyun. Hesap bu. Fakat bir hesap karşısında, tabii oyun bozuluyor. Şunun üzerinde bizim iyi düşünmemiz lazım: Tabii, bu tuzağı veya bu tezgâhı kuran muhtemelen başka bir mantık var. Yani şu anda PYD’nin mantalitesinin bu kadar güçlü olduğunu düşünmüyorum. Muhtemelen daha üst bir akıl var.”
Ne anladınız?
Bence bölge Kürtlerinin kafasının basmadığı, bir şekilde piyon olduğu, nihayetinde hedefin Türkiye ve AKP hükümetinin olduğu bir “büyük oyun ve onu yöneten üst akıl” ihbar ediliyor.
Suriye gibi bir bölgede pek çok ülkenin aktif olduğu bilgisi çok da şaşırtıcı değildir elbet.
Peki, niye bu satırları okuyunca hepimizde “yine mi aynı terane arkadaş” hissi uyanıyor?
Niye “bütün dünya AKP’yi devirmek istiyor” söyleminden gına geldi artık?
Biraz hatırlamaya çalışalım mı?
80 vilayette 3 milyon 800 bin insan, iktidarın nobran diline ve esnaf mantığıyla köyleri, ormanları, dereleri, parkları talan etmesine kızarak sokağa çıktılar.
Elbette böylesine toplumsal bir tepkinin altında yatan birikmiş bir öfke ve çaresizlik hissi vardı. Aylardır bunu konuşup duruyoruz.
İktidarın ise bu konuda süper zeki bir tespiti mevcut.
“Gezi’de Fransızca, Almanca konuşanlar vardı. Bu bir dış operasyondur.”
Hatta Beyoğlu Belediye Başkanı Misbah Demircan eylem esnasında sağda solda çok net anlattı durumu:
“Alman Konsolosluğun’dan parke taşı yüklü bir kamyon Dolmabahçe’ye giderek eylemcilere taş dağıttı.”
Ankara’nın ırkçılık yapmayı rutin hâline getirmiş Belediye Başkanı Gökçek ise ortaya delil koydu.
İstiklal Caddesi’nde gezinen, bazen Romalı Asker, bazen Mohikan Savaşçısı, bazen Kovboy kılığına girerek turistler ile fotoğraf çektirme karşılığı üç-beş lira alan müteşebbis gencin bir fotoğrafı Gökçek’in olayı çözmesine yardımcı oldu.
O gün, genç müteşebbis Romalı kıyafetini giymiş ve Gökçek’e enselenmişti. Gökçek fotoğrafı şu notla paylaştı:
“İşte Gezi’de Rum, Ermeni, Yahudi parmağı.”
Eskiden rahip olduğu için zaten Erdoğan tarafından “makul şüpheli” ilan edilen Alman Cumhurbaşkanı’nın ülkemizi ziyaretini hatırlıyor musunuz? Adam evrensel demokrasi ve hukuk adına iki kelam ediverdi ve elbette hemen yakasına yapıştı bizim cevval operasyon avcıları.
Neymiş; Almanya’da yaşayan Alisiz Aleviler oranın Cumhurbaşkanı’na yalan söyleyerek dolduruşa getirmişler. Zaten bu Aleviler uluslararası güçlerin maşası olarak falan filan...
Taziye mesajına eyvallah diyen fakat Dink cinayetinin aydınlatılmasına vurgu yapan Ermeniler kim?
“Diaspora’nın etkisinde olan uluslararası operasyon piyonları.”
Trafik sıkışsın diye arabayı yavaş kullananlar, su sıkıntısı artsın diye evde muslukları açık bırakanlar, Erdoğan’ın binmeye çalışırken düştüğü atı uzaktan sinyal ile huysuzlaştıranlar,TRT’nin kablolu kanalda yayınlanan maçı eş zamanlı olarak izinsiz yayınlamasına yol açarak kanalı itibarsızlaştıranlar...
Buna bir de bunun gibi üç yazıya sığmayacak kadar her olayın müsebbibi sayılan “paralel yapının uluslararası tezgâhları”nı ekleyin bakalım.
Sonuç olarak artık bu ülkede iktidara muhalif kesimlerin her nefes alışı büyük bir operasyonun hain eylemidir.
Bu arada 12 yıldır ülkeyi yöneten, tüm dünya ile ters düşmemizi sağlayan, bizleri savaşın eşiğine getiren, milyar dolarlık ihaleleri amcaoğullarıyla bölüşen, memleketi parsel parsel paylaşan, çokuluslu şirketlere peşkeş çeken, avantasını kutu kutu depolayan kesimler ise özbeöz yerli malı vatan evladıdır.
Bu hâl sadece paranoyaklaşan bir kesimin hezeyanları değildir elbet.
Biraz da karaborsa tezgâhını zabıta kapmasın diye el arabasına Türk Bayrağı asan uyanıkların milli sloganlarıdır.
Tezgâhın önünü kapatmayalım.
Uluslararası operasyon oluyor sonra...
Twitter:@haykobagdat
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.03.2025
20.02.2025
12.02.2025
5.02.2025
29.01.2025
23.01.2025
15.01.2025
8.01.2025
18.12.2024
11.12.2024