Seyfettin Gürsel
Perşembe günü açıklanan aralık ayı mevsim etkilerinden arındırılmış işgücü istatistiklerine göre kasımda yüzde 8,5 olan işsizlik oranı aralıkta yüzde 7,7’ye indi. 2005 yılından bu yana aylık işsizlik oranları yüzde 8’nin altına hiç inmemişti. Bu tarihi bir olay ama aynı zamanda bir hayli tuhaf, inanılması güç bir olay. Bir ayda işsizlik oranında böylesine muazzam bir düşüş olması için istihdamda olağanüstü artış olması gerekir ki böyle bir şey tabi ki olmadı. Aksine istihdamda az de olsa azalma var.
Ya da işsiz sayısında (iş arayanlar) durup dururken büyük bir azalma olması gerekir. Olan da budur ve TÜİK bir tahmin hatası yapmadıysa oldukça tuhaf bir durumla karşı karşıyayız demektir. Ekonomi yönetimi, memnuniyetlerini ifade ederken ben aksine endişe etmek gerektiğini düşünüyorum. Ne olduğunu anlamaya çalışmak için önce rakamlara bir göz atalım.
İşsiz sayısında büyük çapta düşüş
İstihdamda bir aylık azalma 42 binle sınırlı; erkeklerde 37 bin kadınlarda 5 bin. İşsiz sayısı ise 286 bin azalarak 3 milyon 22 binden 2 milyon 736 bine gerilemiş. Son bir yılın aylık serisinde işsiz sayısı oldukça istikrarlı; Aralık 2024’te bu sayı 3 milyon 75 bin. Yani büyük ve ani bir düşüş ile karşı karşıyayız. Bir ayda işsiz sayısı yüzde 9,5 oranında azalıyor. Azalma kadınlarda hem mutlak olarak hem göreli olarak daha yüksek: 154 bine 132 bin.
Sonuçta işsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8’den 6,3’e gerilirken kadınlarda yüzde 11,6’dan 10,5’e gerilemiş durumda. Erkek oranı 2005’ten bu yana en düşük aylık işsizlik oranı. Kadınlarda işsizlik oranı işgücüne katılımla birlikte yükselişte olduğundan yüzde 10,5 son 20 yılın en düşük seviyesi değil ama son 12 yılın en düşük seviyesi. Öte yandan, işgücüne katılım oranları da erkeklerde yüzde 71,8’den 71,3’e kadınlarda yüzde 36’dan 35,5’e geriledi. Eğer işsiz sayasındaki gerileme doğru ise insan kaynağımız son bir ayda işgücü piyasasından ciddi ölçüde uzaklaşmış demektir ve bu son derece endişe verici bir gelişmedir.
Yüz binlerce iş arayan nereye gitti?
Bu noktada sorulması gereken soru, istihdamda azalma olurken yüz binlerce işsizin iş aramaktan vazgeçerek hangi işgücü statüsüne geçtiğidir. Ekonomik kriz ya da COVID-19 şoku gibi istisnai durumlarda işsiz sayısında azalma olur ve bu kişiler çoğunlukla çalışmayı arzulayan ama iş bulma ümidi olmayanları da kapsayan potansiyel işgücü statüsüne geçerek potansiyel işgücünde artışa neden olurlar; bir çeşit bileşik kaplar mekanizması söz konusudur. Bu durumda geniş işsizlik olarak tanımladığımız “İşsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranında” artış olur.
Oysa kasımda yüzde 20,1 olan bu oran aralıkta yüzde 19,5’e inmiş. Çok büyük bir azalma. Erkek ile kadınlarda hemen hemen aynı oranda. Demek ki iş aramaktan vaz geçenlerin oldukça az bir kısmı potansiyel işgücüne geçmiş. Gerisi buharlaşmadığına göre kadınlar ev kadını olmuş ama erkekler de ev erkeği mi olmuş bilemiyorum.
İktidar sevinmekte biraz acele ediyor
İşsizlikteki büyük düşüş ekonomi yönetimini elbette sevindirir ve övünme vesilesi olur. Nitekim Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, olaya böyle yaklaşıyorlar. Sayın Yılmaz, “…üretim, istihdam, yatırım ve ihracatı desteklemek amacıyla attığımız yapısal adımlar sayesinde işgücü piyasamızda güçlü görünüm sürmektedir” dedikten sonra “işsizliğin yüzde 7,7 oranıyla aylık iş gücü istatistik verilerinin açıklanmaya başladığı 2005’ten bu yana en düşük seviyesine indiğini” belirtiyor. Sayın Işıkhan ise işsizlik oranının yüzde 7,7 ile son 20 yılın en düşük seviyesine gerilediğini belirttikten sonra ve “işsiz sayısı ise 286 bin kişi azalarak 2 milyon 736 bin kişiye indiğini” vurguladıktan sonra “özellikle gençlerin ve kadınların işgücüne ve üretime etkin katılımını sağlamak için gayret ettiklerini” vurguluyor.
Polemiğe girmek istemiyorum. Sadece Sayın Yılmaz’ın ve Işıkhan’ın işsizlik azalırken, istihdamın da azaldığına ve işgücüne katılımda ciddi bir düşüş yaşandığına hiç değinmediklerini not etmek istiyorum. Bana sorarsanız büyük ihtimalle aralık işgücü anketinde bir sorun olabilir. Bunu ocak ayı işgücü istatistikleri yayınlandığında göreceğiz. Eğer ocak ayı istatistikleri de benzer bir gelişmeyi ortaya koyarsa yani hata yoksa bunu o zaman konuşuruz.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Ücretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor
22.01.2026 - Para politikasında sınav zamanı
18.12.2025 - IMF’in siyaseten can sıkıcı tavsiyeleri
3.12.2025 - Dezenflasyon havlu mu attı?
17.11.2025 - Vahim bir gelişme: İşgücü piyasasında daralma
3.11.2025 - Merkez Bankası zor bir viraja girdi
28.10.2025 - Ekonomik büyümede iyimser olunabilir mi?
13.01.2025 - 2025: Enflasyonla mücadele versus ekonomik büyüme
6.01.2025 - Avrupa’da bireylerin yaşamdan en az memnun olduğu ülke Türkiye
19.02.2024 - Türkiye işgücü piyasasında son durum: Bir iyi bir de kötü haber
18.02.2022
Yazarlar
-
Fehmi KORUEpstein olayı bir uluslararası komplo mu yoksa? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENKüresel cinsel fesat 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSuriye’de barışı Öcalan mı sağladı? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezTÜFE Yenilendi Ama Yaklaşım Aynı 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyolİktidarın gücü? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciKöprüyü geçene kadar… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİmamoğlu’nun mesajı: İnsancıl evrensel hukuk 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUKürtlerin arayışı ve zamanın ruhu 5.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAY“Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler Makama, Demirtaş yuvaya dönsün…” 5.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTürkiye Yüzyılı’nda Ramazan pidesi 5.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTİşte Akçakoca farkı! Meclis dediğin böyle olur. 5.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanÜzücü ama gerçek: Türkiye’nin içinde oynadığı kum havuzu… 5.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBahçeli’nin bir cümlesinin gittiği yer… 5.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA“Anadolu Huzura, Öcalan Umuda, Ahmet’ler Makama, Demirtaş Yuvasına Dönünceye Kadar Kararlılığımız Ne 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump’ı anlama kılavuzu… 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanTürk hukukunu cahiliye hukuku ile mukayese etmek aklınızdan geçti mi hiç… 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları


























