Hayko BAĞDAT
Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde, tarihî, yüksek bir binanın tepesinde beliren genç adamı ilk fark eden kadın “Bakın bakın, atlayacak” diye haykırdı.
Daha beş dakika geçmeden binanın altında yüzlerce insan birikmişti.
Herkes işaret parmağıyla genç adamı gösteriyor, yanındakiyle hummalı bir tartışma sürdürüyordu.
–Ne oldu ki oraya çıktı acaba?
–Polis gelmedi hâlâ yahu!
–Ne istiyor? Talebini söyledi mi?
–Blöftür be abi. Bok atlar…
–Bence de atlayamaz. Atlasın da görelim.
Aşağıdaki kalabalık bir süre sonra sanki her gün böylesi bir olayla karşılaşıyor da ne yapılacağı hakkında bilgisi varmışçasına binanın önünde hilal çizecek şekilde mevzilendi. Olur da atlarsa kimsenin üstüne düşmesin diye…
Hemen ardından istisnasız herkes elini cebine atıp akıllı telefonunu çıkardı. Birbirlerini ite kaka en net görüntüyü alabilmek için telaşlı bir çaba içine giriştiler.
Kitlenin kendi aralarında mırıldandıkları sesin dozu yavaş yavaş yukarıdaki gencin duyabileceği desibele yükseldi.
Ölümün kıyısında duran genç o anda kendisine ulaşan uğultu ile irkildi. Az önceki boş bakışların yerini hafif bir merak almıştı. Belki de aşağıdaki kalabalığı bu ses sayesinde ilk kez fark etmişti.
Kalabalık, gencin kendilerine doğru daha dikkatli baktığını görünce cesaretlendi. İçlerinden birisi bir adım öne çıkarak haykırdı:
“Atla da görelim pezevenk. Ne artistlik yapıyorsun.”
Üç saniye süren bir sessizlik…
Ardından ıslıklar, alkışlar, kahkahalar.
Daha polis gelmemişti bile. Yüzlerce insan bir futbol müsabakasına gelmişler edasıyla tempo tutuyorlardı:
“Atla, atla, atla…”
Genç adam suratını kalabalıkların üzerinden kaçırdı. Önce yüzünü ekşitti. Ardından tekrar boş bakmaya başladı.
Biraz sonra kendini aşağıya bırakıverdi. Cansız bedeni yerde yatarken kalabalık tekrar birbirlerini itiyordu. Bu kez cesedin en net fotoğrafını çekmeye çalışıyorlardı.
Miting meydanlarında, yüzbinlerce insanın karşısında konuşan Recep Tayyip Erdoğan bana hep o genci hatırlatıyor.
Ellerinde çocuklarımızın geleceğini tutan gözükara bir lider oradan aşağıya atlamaya karar vermiş durumda.
Öldürülmüş bir çocuğun annesini aşağılayarak içimizde kalan son vicdan kırıntısını yok ederken kalabalık ona tempo tutuyor:
“Atla, atla, atla…”
Sivas’ı, Çorum’u, Maraş’ı yaşamış bir toplum içinde rakip partinin genel başkanını Alevi olduğu için yuhalatmak istiyor.
Binlerce insan coşkuyla, neşeyle ona karşılık veriyor:
“Atla, atla, atla…”
Gencecik evladı toprağa düşmüş bir şehit babası ölüme isyan etti diye onu karaktersiz ilan ediyor. Sonsuza kadar bu ölümlerin süreceğini müjdeliyor.
Kalabalıklar daha bir zevke gelerek boğazlarını yırtarcasına haykırıyor:
“Atla, atla, atla…”
Ölümler günde 10’ar 10’ar gelmeye başlıyor. Genç askerlerin bedenleri katledildikleri yerden alınamıyor, polis kurşunuyla öldürülmüş bir çocuğun bedeni kokmasın diye derin dondurucuya konuluyor, ölüleri gömecek kadar bile insanlık kalmıyor artık.
Erdoğan çıkıyor, vekil sayıları ile bu durum arasındaki ilişkiden bahsediyor. Ölümleri kendi siyasi geleceği üzerinden eviriyor, çeviriyor…
Coşkulu kalabalık, camını çerçevesini kırarak içeri girdikleri Hürriyet binasından karşılık veriyor:
“Atla, atla, atla…”
Arena’da gladyatörlerin birbirlerini boğazlamasını izler gibi “karşı tarafın ölüsü” üzerinden keyif alınıyor.
Sokakta Kürtçe konuşan bir gence kıyılıyor, mevsimlik Kürt işçiler 6-7 Eylül’ün yıldönümünde linç ediliyor, parti binaları ateşe veriliyor, ailelerinin yanında, yataklarında askerlerin kafasına kurşun sıkılıyor, gencecik bedenler yüzlerce kilo bomba ile paramparça ediliyor.
Tepedeki adama daha çok cesaret veriliyor:
“Atla, atla, atla…”
Çocuklarımızın geleceğini elinde tutan adamın bakışları gitgide boşluğa bakmaya başlıyor. Atacak galiba kendini…
“Yapma” diyenlerin sesini uğultuyla bastıran kalabalık ellerinde akıllı telefonları ile hazır bekliyor. Cesetlerin fotoğraflarını en iyi açıdan çekebilecek kadar olay yerine yakın bir yerde izdiham var.
Son sözlerini çoktan söylemişler bile:
“Atla, atla, atla…”
Twitter:@haykobagdat
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.03.2025
20.02.2025
12.02.2025
5.02.2025
29.01.2025
23.01.2025
15.01.2025
8.01.2025
18.12.2024
11.12.2024