Hilâl KAPLAN
Türkiye'nin 25 ayrı ilindeki, değişik savcılar, 17 Aralık'ta başlayan süreçle beraber, aynı anda bir düğmeye basılmışçasına eş zamanlı olarak yolsuzluk operasyonu yapmaya karar verdiler.
Yolsuzluk kesmeyince MİT'in gizli operasyonlarını dünyaya teşhir etmeye kalkanlar da oldu.
Hedeflerin hepsi ya Ak Parti ve hükümetin ya da devletin kurumlarıydı.
Savcıların hepsi soruşturma bilgilerini amirlerinden saklayarak kanuna aykırı davranmışlardı.
Dosya kayıtları ne Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne (UYAP), ne de Emniyet Genel Müdürlüğü POLNET Bilgi Sistemi'ne girilmeden gizli kapaklı işler çevrildi.
Bazı savcılar hem coğrafî hem yetki olarak kendi hukukî sınırlarının dışına çıktılar.
Soruşturma dosyaları, birbirinden farklı alanlarda olsa da, zanlılar arasında hiçbir 'eylem birliği' kanıtlanamasa da zoraki biçimde aynı torbaya konularak işlem yapıldı.
Ancak İstanbul'daki operasyonda olduğu gibi yıllarca gizli tutulan bilgilerin, içlerinden seçilerek medyaya sızdırılmasına da şahit olduk.
Hani bugünlerde yeniden yargılama hakkından bahsedilen davalar var ya...
Evet, delillerle ilgili ve yargılama sürecindeki eksikliklerle ilgili sorunlar vardı ama bu kadar usulsüzlük birarada Ergenekon ve Balyoz davalarının soruşturma sürecinde bile gerçekleşmemişti. Zaten kayıt dışılık söz konusu bile değildi.
O yüzden İspanya, Yunanistan veya diğer ülkelerdeki yolsuzluk soruşturmalarını örnek gösterenler, oralarda da böyle topluca ve kayıt dışı hareket eden bürokratlar var mı, bir zahmet onu da yazsınlar...
Eskiden askerî bürokratlar makamlarından aldıkları gücü istismar ederek sivil iradeyi alaşağı etmeye kalkışırdı,
Şimdiyse sivil bürokratlar, makamlarından aldıkları gücü istismar ederek sivil iradeyi alaşağı etmeye çalışıyorlar.
Eskiden yüksek askerî kademedekilerin isimlerini ezbere bilirdik,
Şimdi yüksek yargı kademesindekilerin isimlerini ezber etmeye başladık.
Eskiden Genelkurmay'ın ışıklarına bakılırdı, yanıyor mu diye,
Bugün HSYK'nın ışıkları gözlenir oldu.
Bu bağlamda yolsuzluk bir 'ekran koruyucu', hukuk ise sadece bir araç.
Yargı eliyle, bir ay içinde ülkenin iç dengesi bozuldu, ekonomisi zarar gördü, yurt dışındaki itibarı zedelendi.
Enflasyon yükseldi, faizler yükseldi, cari açığın GSYİH'a oranı yükseldi, döviz yükseldi.
İlgi ve öfke odağı olan uluslararası projeler tehlikeye girdi.
Ülkeye yılda milyarlarca dolar kazandıracak olan Kürdistan petrol gelirlerinin Halkbank üzerinden değil, Amerikan bankası JP Morgan üzerinden koordine edileceği kesinleşti. Fırsat bu fırsat, JP Morgan da, 17 Aralık sürecini sebep göstererek Halkbank'ı 'stratejik hisse' listesinden çıkardı.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de dün, üçüncü havalimanı yapımının, 25 Aralık soruşturmasında konan tedbir kararları sebebiyle ciddi riske girdiğini açıkladı.
Hal böyleyken, söz konusu savcıların 'kamu yararı'nı gözeten, 'kamu davaları' açmaktan başka hiçbir amacın peşinde olmadıklarını düşünmek mümkün mü?
Halkın, eve hırsız girmiş diye evi yakmaya kalkanları sorgulamayacak kadar aptal olduğu mu farz edildi acaba?
Ne olursa olsun, netice değişmiyor. Olanın adını doğru koymak gerekiyor:
Emniyet-yargı bürokrasisi içindeki bir kliğin ortak prodüksiyonu olan 'ağır çekim darbe' yaşıyoruz.
Bu noktada siyaset kurumuna düşen, yetki alanını kötüye kullanarak siyasete 'balans ayarı' çekmeye çalışanlara, siyaseti savunmaya devam ederek müdahale etmektir. Bunu da en başta yasama yetkisine dayanarak yapmaktır.
Meclise bu hususta büyük görev düşüyor. Çıkarılması düşünülen HSYK yasasına ilişkin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, muhalefet partilerine ortak hareket etme çağrısında bulundu. Uzatılan bu el havada bırakılmamalı. Aksi takdirde, meclisteki partiler sadece yıkıcı muhalefet yaparak siyasetin alanını kuşatma altına almaya çalışanlara zaman ve imkân sağlamaya devam edeceklerse, yürütme tek başına bu saldırıya direnmek zorundadır.
Hiçbir şey için değilse, meclisimizde asılı duran 'Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir' vecizesinin kulağa hoş gelen bir sözden ibaret olmadığını göstermek adına...
Yakup Köse için Adalet!
Bugün, 14.30'da, pek çok sivil toplum kuruluşu ve yazar, Yakup Köse ve arkadaşlarının uğradığı hukuksuzluğu protesto etmek için Çağlayan Adliyesi önünde buluşacak. Siz de davetlisiniz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019