Hilâl KAPLAN
"Halk, sandıklara akın etti; vatandaş AB'de kalamadı." Şimdilerde İngiltere'de hâkim olan hava biraz bu. Zira kalma taraftarlarının daha çok yüksek gelirli ve yüksek eğitimlileriçinden, ayrılma taraftarlarının ise daha çok az gelirli ve az eğitimliler içinden çıktığı belirlenmiş.
Buna ek olarak, Galler hariç, Kuzey İrlanda ve İskoçya'nın da ayrılma taraftarı olmaması ve sırf İngilizler öyle istedi diye birlikten ayrılmak zorunda kalmaları, bu ülkelerdeki milliyetçilerin elini güçlendirdi.
"Britanya'dan ayrılıp, AB'ye kendimiz girelim" tezini savunan milliyetçi ayrılıkçılar sırayla söz aldı. Bunların içinde İskoçya Birinci Bakanı ve İrlanda'nın önde gelen siyasetçilerinden Sinn Fein'li Gerry Adams da yer aldı.
Kısaca tezleri şuydu: "İrlanda da, İskoçya da geleceğini Avrupa Birliği içinde görmektedir.
Britanya hükümeti, bizlerin ekonomik ve siyasi çıkarlarını temsil etme noktasındaki tümgücünü kaybetmiştir." Britanya milliyetçi söylemler eşliğinde AB'den ayrılırken, imparatorluktan kalan son toprakların İskoçya ve İrlanda'daki milliyetçilerin AB'cisöylemleri eşliğinde koparılması gerçekten ironik olur.
Tabii tüm bunları izleyen ve Ortadoğu hafızasına sahip olan herhangi birinin, yüzyıllardır coğrafyamızı "böl-parçala-yönet" diyerek ayıranların, sınırlarımızı cetvellerle belirleyenlerin arasındaki bu kavgaya bakıp biraz keyiflenmemesi de mümkün değil sanırım.
Öte yandan, ülkesini nasılsa 'Kalalım' çıkar düşüncesiyle, AB'yi sıkıştırmak için referanduma götüren Cameron, sonradan keskin bir 'Kalalım' politikası izlese de devletin siyasi birliğini de bölmüş oldu.
Tüm bu başarısızlığın üzerine görevde kalması beklenemezdi ve istifa etti. Pound, 31 yılın en düşük düzeyini gördü. Dünyadaki dördüncü ekonomi olan Almanya'nın gerisine düşmeyi sindiremeyen ve bu durumu da düzeltmeyi vaat ederek halkı 'ayrıl' seçeneğine çağıran İngilizler, mevcut tabloyu da zor açıklayacaklar. Zira pound'un devasa değer kaybıyla birlikte artık Almanya 4., Fransa 5. büyük ekonomi oldu ve İngiltere 6. sıraya geriledi!
İşin bizi yakından ilgilendiren tarafı şu ki, II.
Dünya Savaşı'ndan bu yana kendi içinde savaşmayıp, birleşik bir yapıya kavuşmak için kurulan birlik artık çatırdamaktadır.
Fransa'da Le Pen, Hollanda'da Wilders'in anında kendi ülkeleri içinde ayrılma referandumu yapılması çağrısında bulunmaları artık gülünüp geçilecek açıklamalar değildir. Avrupa devletleri arasındaki hırs, rekabet ve milliyetçi duygular artışa geçmektedir.
Ekonomi küçüldükçe bunun acısını bir zamanlar Yahudilere yaptıkları gibi, bu seferki zayıf azınlık olan Müslümanlara yapacaklardır.
Mülteci krizinin aynı şekilde sürmesi söz konusu olursa, yabancı korkusu Avrupalıları daha da acil ve keskin kararlar almaya yöneltebilir.
Önümüzdeki beş yıl içinde üye olmayı arzu etmeyeceğimiz, on yıl içinde de üye olunacak bir birliğin kalmadığına şahit olabiliriz. AB'nin mevcut durumda bize ihtiyacı daha da artmıştır. Ancak bu üye olacağımız anlamına da gelmeyecek zira esas Türkiye'yi üye yapan bir AB'nin ayakta kalmayacağının kanıtı, Britanya'daki referandum kampanyasıdır.
"Ayrıl" kampanyasının en büyük sloganlarından biri Türkiye'nin AB'ye üye olacağı 'tehdidi'ni işlemekteydi ve girme ihtimalimizin korkusu bile yetti. Böylesi bir Türk fobisi varken, ancak o birliği birkaç yıla kalmadan dağıtmak istiyorsak, üye olmaya aynı inançla çalışabiliriz. Anlayacağınız, AB'ye giremedik ama bölünmesine katkımız oldu!
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019