Hüseyin GÜLERCE
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilgili çok ciddi bir durum var. Soğuk savaş dönemindeki yapılandırma ve kendi asli vazifesini bırakıp cuntacılık hastalığı ile darbelerle ülkeyi yönetme zihniyeti, bu çok önemli kurumu yıpratıyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilgili çok ciddi bir durum var. Soğuk savaş dönemindeki yapılandırma ve kendi asli vazifesini bırakıp cuntacılık hastalığı ile darbelerle ülkeyi yönetme zihniyeti, bu çok önemli kurumu yıpratıyor. Devam eden yargı süreci de gösteriyor ki; TSK, bir zihniyet değişimine ve yeni bir yapılanmaya mecburdur. Buna rağmen, Genelkurmay Karargâhında hala, içine düşülen durumdan bir şekilde sıyrılma, zaman kazanma ve bildiğini okuma arayışları var. Bu yol, yol değildir. Bu yol TSK'ya kötülüktür, Türkiye'ye kötülüktür...
Genelkurmay Karargâhı, yenilenme zaruretini kabullenemediğinden dolayı, aslında hiç de ikna edici olmayan, kendi içinde bir yığın tezat taşıyan açıklamalara sarılıyor. Bu ise tekrarlanan yanlışlıkları, iyice içinden çıkılmaz hale getiriyor.
İki örnek vereyim. İlki Afyon'daki patlamada şehit olan 25 askerimizle ilgili açıklama. 8 Eylül'deki bu açıklamada şöyle deniyor: "Medyada şehit olan askerlerimizin, yeni askerler olduğu kamuoyuna açıklanmıştır. Bunun gerçekle bir ilgisi bulunmamaktadır. Şöyle ki; (1) Asker şehitlerimizin 15'i kısa dönem askerdi. (2) Kısa dönem askerler; üç haftalık temel askerlik eğitimi aldıktan ve askerlik yeminini yaptıktan sonra birliklerine dağıtımları yapılmaktadır. Şehit olan bu kısa dönem 15 askerimiz bir aylık askerdi..." Bu açıklama, bir yalanlama değil, tam tersine gerçekleri itiraftır. 25 askerin sadece(!) 15'i kısa dönemmiş, onlar da yeni değilmiş, üç haftalık, yani 21 günlük eğitim almışlarmış...
İkinci örneği vereyim. 10 Eylül 2012 tarihli açıklama: (Son 6 aydaki operasyonlarda) "Şehitlerimizin, kısa süreli eğitim görmüş, zorunlu askerlik sisteminden dolayı silâh altına alınmış personelden olduğu şeklindeki yorumlar doğru değildir. 06 Eylül 2012 itibariyle verdiğimiz şehit sayısı 88 olup şehitlerimizin 54'ü profesyonel askerdir."
88'den 54'ü çıkarınız; 34... Yani şehitlerimizin yüzde 40'ı kısa süreli eğitim görmüş, zorunlu askerlik için silâh altına alınmış gençlerimiz. Son altı ayda böyle. 30 yıllık bilanço açıklanırsa, bu oranın çok daha fazla olduğu görülecektir.
Dedim ya TSK artık açıklama yapmaktan vazgeçmelidir. Asıl mesele, TSK'nın, sivil anayasada sivil iradenin emrinde olması meselesidir. Gerilla saldırıları yapan PKK ile 30 yıldır, gerilla eğitimi almamış gariban Mehmetçik ile mücadele edilmesini artık milletçe reddediyoruz. Yıllardır onlarca defa saldırıya uğrayan ve en çok şehit verdiğimiz baraka şeklindeki karakollarda, Mehmetçiğin adeta hedef tahtası yapılmasını reddediyoruz. Kaybedilen canların hesabı, bu ihmallerin sahiplerinden sorulmalıdır. Artık profesyonel orduya geçilmelidir. Silahlı Kuvvetler şeffaf usullerle yönetilmeli, askerî harcamalar şeffaf ve denetime açık olmalıdır. Siyasetle, ticaretle uğraşmayan, darbe planları ile yatıp kalkmaktan kimyası bozulmayan bir ordu istiyoruz. Bunun savsaklanmasını da istemiyoruz.
Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı'na, Jandarma da kâğıt üstünde değil, doğrudan İçişleri Bakanlığı'na bağlanmalıdır. Darbelerin dayanağı TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesi ile askerî yüksek yargı kaldırılmalıdır. Mehmetçiğe kötü muamele, dayak mutlaka önlenmelidir. Hata ve ihmallerin hesabı mutlaka sorulmalıdır. Afyonkarahisar'da 25 şehit verilmesinde sorumluluğu olan 4 subay bile açığa alınmamış, görev yerleri değiştirilmiştir. Değişmeyen, yine zihniyet olmuştur...
Bir hatırlatma: Hükümeti son aylarda zora düşüren üç vakıa da askerle ilgilidir: Uludere, jetimizin düşürülmesi, Afyonkarahisar'daki patlama...
Türkiye büyüyor, güçleniyor, demokratikleşiyor. Yeni Türkiye'nin ordusu da yeni olmalıdır. Biz millet olarak, caydırıcılığı yüksek, teknolojiden, bilimden, milli savunma sanayiinden ve halkından güç alan bir ordu istiyoruz. Öyle bir ordu ki, hasımları Türkiye'ye yan gözle bakmayı bile kırk defa düşünsünler... Öyle bir ordu ki, yıldızı parlayan Türkiye'nin yıldızı olsun...
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019