Hüseyin GÜLERCE
Balyoz davası kararları üzerinde ulusalcıların, Ergenekon dostlarının, onlara destek veren medyanın sürdürdüğü tartışma nâhak yere bir çabadır, boşunadır, beyhudedir.
Sergilenen öfkeler, şaşkınlık, darbe davalarına itibar kaybettirme uğraşı, hepsi güzel bir sözü hatırlatıyor; harç bitti inşaata paydos... Vesayetin her sahada harcı bitti, artık yeni statüko binaları yapamazlar, eski yapıları da ayakta tutamazlar. Çürük zeminde inşa ettikleri yapılar, yerinde dönüşüm ile çağa, adalete, değerlerimize uygun hale getirilecek.
Balyoz davası kararları karşısındaki şaşkınlık, öfke, hâlâ "geri geleceğiz, size göstereceğiz, bugünün yarını da var..." tehditlerine, rövanşist intikam çığlıklarına bakıyorum da, vesayetçiler anlamıyorlar, anlamak istemiyorlar; eski Türkiye yok artık. Geri gelmeyecek. Eski payeler, eski konumlar, eski güçler eridi, eriyor... Vesayetin afra tafra dönemi bitti. Bir önceki dönemin Genelkurmay Başkanı, kendini emekli eden Işık Koşaner Paşa, inkâr etmediği ses bandında ne diyordu: "Yasaların dışına çıktık ve bunu yol yaptık, hep öyle olacak zannettik..." Pekiyi bu itiraf, bu zihniyete değişmek gerektiği hakikatini kabul ettirebilmiş miydi? Maalesef hayır. Zira General Koşaner, aynı konuşmasında şöyle diyordu: "Hani bize diyorlar ya, '35. maddeyi kaldır da bilmem ne maddeyi koy...' İster koy ister koyma. Biz Silahlı Kuvvetler olarak bunun için varız. Bu bizim doğal görevimiz ve bu konuda kimse bize akıl veremez." Anlamı ne bu sözlerin; "Cumhuriyeti koruma gerekçesiyle biz demokrasiye her zaman müdahale ederiz arkadaş..."
Hatalı olduklarını, suçlu olduklarını bildikleri halde, kendi içlerinde bunu birbirlerine itiraf ettikleri halde, dışarıya karşı hâlâ vatansever, ne yaptıksak ülke için yaptık havasındalar. Onları alkışlayan, sarıp sarmalayan, koruyup gözeten medya da öyle. Onlar da vesayetçilerin cuntacı, darbeci olduklarını biliyorlar. Birbirlerinin ciğerini biliyorlar. Ama onlardan vazgeçemiyorlar. Çünkü nemalandıkları, itibar ve güç kazandıkları askerî vesayet rejiminin devamı için cuntacıların gücüne, himayesine, sırt sıvazlamalarına ihtiyaçları var. Bir de aralarındaki hukuk dışı irtibatların açığa çıkması, asla göze alabilecekleri bir şey değil...
Darbe ve darbeye teşebbüs davalarında, yargılama devam ederken sanıklara sahip çıkmaları bu yüzden. Savcıları, hâkimleri yıpratmaya çalışmaları bu yüzden. Davaları özünden saptırmaya, itibarsızlaştırmaya çalışmaları bu yüzden... Mahkeme kararlarına şaibe düşürmek için, davaların özünü, cuntacıların aleni darbe teşebbüslerini görmezden gelmeleri bu yüzden. Mesele, şunu görebilmek; AK Parti, 3 Kasım 2002'de iktidara geldiği günden itibaren darbeciler neden hemen harekete geçmiş? Plan semineri adı altında hükümeti devirme planlarına neden sarılmışlar? Bu darbe planları her ay, her yıl neden güncellenmiş, yenilenmiş?
Şimdi asıl soruyu soralım: AK Parti iktidarı güçlenerek devam ettiğine göre, bu iktidara tahammülsüz olanlar niyetlerinden, çabalarından vazgeçmiş midir? Vazgeçer mi? Geçmezler, çünkü bütün mesele AK Parti iktidarından kurtulmaktır.
Kaç haftadır; "hükümeti zora sokmak için vesayetin elinde sadece PKK terörü kaldı" diye yazıyorum. Beş gün önce Sayın Başbakan şöyle dedi: "Terör, AK Parti dönemine kadar, Türkiye'de siyasete, idareye, sosyal hayata, ekonomiye ve uluslararası ilişkilere etki etmiştir. Maalesef, geçmişte iktidarlar bu oyunu bozamamıştır. Muhalefet partileri de buna göz yummuş, iktidarların terör üzerinden yıpranmasına, hatta görevi bırakmasına katkı sağlamıştır. Biz, bizden önce olduğu gibi, terörün siyaseti şekillendirmesine, yönlendirmesine asla ve asla göz yummayacağız."
Balyoz kararlarına tepkileri, belli çevrelerin reaksiyonlarını değerlendirirken bir kenarda hep yazılı dursun: Birileri için bütün mesele, AK Parti iktidarından kurtulmaktır...
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019