Hüseyin GÜLERCE
12 Eylül yargılamasının 10. duruşmasında Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın verdiği ifadelerde dikkatimi çeken iki husus oldu.
Birincisi, darbeci iki eski general de başka bir âlemde yaşıyorlar. Mesela, “Biz teşebbüs etmedik, darbe yaptık. Yine olsa yine yaparız…” diyorlar. Kendilerinin yargılanamayacağını söylüyorlar. İkincisi, Kenan Evren “Hatırlamıyorum, planları ben yapmadım, 1. Ordu Komutanı Üruğ yaptı, Kurmay Başkanı Saltık uyguladı” diyor. Necdet Üruğ hayatta, 91 yaşında, şimdi onu da dinlemek şart.
Ancak bu dava ile ilgili önemli bir eksiklik var. Yargılama iki kişi üzerinden götürülüyor. Darbe öncesi ve sonrasının korkunç olayları, provokasyonları, işkenceleri ve zulümleri ikinci planda kalıyor. Hal böyle olunca da “terörden bunalan halkı o karanlık günlerden selamete çıkaran kurtarıcılardan hesap soruluyor” diyenlere malzeme veriliyor. Halbuki mahkeme heyeti çok can alıcı sorular sordu. Ülkede, sıkıyönetim idaresi varken ve her türlü yetki Genelkurmay’da iken, suçlular neden yakalanmadı, yargılanmadı da, darbeden sonra harekete geçildi? Başka bir soru da şuydu: “Komuta kademesinde, ‘Darbeyi daha önce yapacaktık, ancak olgunlaşmasını bekledik’ şeklinde gazetelere demeçler verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İddianamede anlatım olarak yer verilen 16 Mart İstanbul Üniversitesi, 1 Mayıs 1977 Taksim, Sivas, Çorum, Kahramanmaraş olaylarında birçok aydın, yazar, gazeteci, öğretim üyesinin katledilmesinin toplumda darbe beklentisi yarattığı iddia edildiği de dikkate alındığında, bu olaylara göz yumulması söz konusu mudur? Veya bu olayların niteliğine uygun müdahaleler yapılmış mıdır?”
Mesele, hesap sorma meselesi değil. Mesele, darbecilerin aslında nasıl acımasız, zalim ve makam düşkünü olduklarını göstermek. Darbecileri savunma adına şöyle bir stratejisi var: “Yargılanan generaller asla suçlu değildir, cumhuriyeti korumak ve kollamak için harekete geçmişlerdir. İyi niyetli insanlardır. Zaten bizim komutanlarımız öyle şeyler yaparlar mı? Türk ordusuna karşı emperyalist bir saldırı başlatılmıştır…”
Bu strateji, cuntacıları aklamak için izleri karıştırma çabasıdır. Kurum olarak Türk Silahlı Kuvvetleri ile cuntacıları karıştırmamak lazım. Genelkurmay Karargâhı’nı cunta yapılanmasıyla yönlendirenlerle, orduyu kendi halkı ve kendi değerlerimiz ile karşı karşıya getirenlerle, anayasal bir kurum asli görevini yapamaz. Türk Silahlı Kuvvetleri kurum olarak başka, darbe ile yatıp kalkan içindeki cuntacılar başkadır.
Darbecilerin yaptıklarını bu topluma kimse unutturmaya kalkmamalıdır. 12 Eylül öncesi, bu ülkede Sünni-Alevi, Türk–Kürt kutuplaşmasının fitne ateşleri tutuşturulmuştur. Aralık 1978’de ilan edilen sıkıyönetime rağmen, 1979 Kasım’ına kadar (Ecevit dönemi) 995 kişi, Kasım 1979’dan 12 Eylül 1980’e kadar (Süleyman Demirel hükümeti döneminde) toplam 3.729 kişi hayatını kaybetti. Darbe şartları oluşsun diye yapıldı bu provokasyonlar… Abdi İpekçi, Gün Sazak, Nihat Erim, Kemal Türkler cinayetleri ve daha yüzlercesi, hep “kurtarıcılara” davetiye çıkarılsın diye işlendi.
12 Eylül darbesinden sonra da 650 bin kişi gözaltına alındı. 517 kişiye idam cezası verildi, 50’si asıldı. 30 bin kişi ‘sakıncalı’ olduğu gerekçesiyle işten atıldı. On binlerce kişi ülkeyi terk etti. 300 kişi şüpheli bir şekilde öldü. 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi. Bırakın darbeciler yargılansınlar. Hesaplaşma peşinde değil, adalet peşinde olduğumuzu herkes görsün….
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019