Hüseyin GÜLERCE
Adına “İmralı süreci” denen çözüm süreci, bir de milliyetçilik tartışması başlattı.
Maalesef, bu tartışma politik bir zeminde gidiyor. Başbakan Erdoğan Midyat’ta diyor ki: “Bu süreçte kimse bizim karşımıza Kürtlükle de Türklükle de çıkmasın. Biz her türlü milliyetçiliği, ayaklarının altına almış bir iktidarız. Kuru milliyetçilik yok. Bizim milliyetçilik anlayışımızda ne var biliyor musun? Vatanseverlik var, insan severlik var. Fakirin, fukaranın, garip gurebanın yanında yer almak var. Şu güzel ülkemizi, dünya ülkeleri arasında ilk 10’un içerisine sokmak var. Etnik milliyetçiliği kim yaparsa yapsın o sapkınlığın içindedir, fesat içindedir, fitne peşindedir.”
Bu ifadelerde itiraz edilecek ne var? Ama Sayın Bahçeli ve Sayın Kılıçdaroğlu cımbızla; “Biz her türlü milliyetçiliği ayaklar altına almış bir iktidarız.” ifadesini alıyor ve demediklerini bırakmıyorlar. “Kürtlük”, “Türklük” dedikten sonra “her türlü milliyetçilik”ten kastedilenin, “her türlü etnik milliyetçilik” olduğu açık değil mi? Nitekim sözün devamında, “Etnik milliyetçiliği kim yaparsa yapsın fitne, fesat peşindedir…” denmiyor mu?
Milliyetçilik kavramı üzerinde, laf cambazlığı ile tartışmanın bir faydası yok. Milliyetçiliği bir hastalıkmış, bir tehlikeymiş gibi göstermek de insafla bağdaşmaz. Milliyetçilikten ne anladığınız önemli. Batı literatüründeki milliyetçiliği; milleti bölen, fitne kaynağı, ırkçılık ve faşizm kokan bir anlayışı, kendini beğenme, kendini üstün görme, kendinden olmayanı ötekileştirme zihniyetini evet, hepimiz reddetmeliyiz, lanetlemeliyiz. Ama müspet manada milliyetçilik olamaz mı?
Şahsen ben milliyetçiyim; milletimin bütün etnik aidiyetleriyle birliğini, refahını, huzurunu ve kalkınmasını istiyorum. Beş bin yıllık tarihimizden getirdiğimiz hasletlerin, geleneklerin ve değerlerin, inancımızın imbiğinden geçerek kazandığımız güzelliklerin, bütün dünyaya tanıtılmasını, insanlık ailesine sunulmasını istiyorum. Kendimizi daha iyi anlatabilmek için Türkçemizin bir dünya dili olmasını, bilim dili olmasını arzu ediyorum. Kuru, nazarî milliyetçiliğin içinin boş olduğunu, önemli olanın amelî milliyetçilik olduğunu biliyorum. Ve diyorum ki; dünyanın her yerinde olmayan Türkiye, devletler muvazenesinde hak ettiği yerde olamaz. Gerçek milliyetçilik, bu yolda, kendi mana köklerimizden kuvvet alarak, canla başla çalışmaktır. Nutuk atarak, yaldızlı laflar ederek ne Türk dünyasına, ne İslam coğrafyasına, ne de insanlığa bir şey verebilirsiniz. Milliyetçilik, bugün “önce insan” demeyi, önce birlikte eşit yurttaşlar olarak yaşamayı, önce herkese saygılı olmayı gerektiriyor. Milliyetçilik laf değil, fedakârlık, feragat, alın teri, bilim ve teknolojide ilerlemeyi gerektiriyor. Kimsenin uydusu olmamayı, kimsenin gözünün içine bakmamayı gerektiriyor.
Milliyetçilik çağı doğru okumaktır. Çağımız bilim, teknoloji, hukukun üstünlüğü, özgürlüklerin genişletilmesi, herkesin insan haklarına saygılı olmasını öne çıkarmış. Birlikte yaşamak da, huzur ve istikrar içinde kalkınmak da bunlara bağlı... Bunun yolu da içe kapanmaktan, Avrasya coğrafyasında maceralar aramaktan geçmiyor. Bunun yolu, bütün dünyada gerçek Türkiye lobilerinin oluşacağı dışa açılmaktan, kendimiz kalarak dünya ile entegre olmaktan geçiyor. Bu milletin gerçek milliyetçiliğe uyanan milyonlarca evladı, bugün dünyanın dört bir yanında evet, bu idealin isimsiz fedaileri olarak koşturuyor, çalışıyor, çabalıyor…
İşte ben onlar gibi bir milliyetçiyim…
NOT: Beyaz TV’deki Ortak Akıl programım, artık pazar sabahları saat 10.00-12.00 arasında oluyor. [email protected]
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019