Hüseyin GÜLERCE
Seçim atmosferine karamsarlık gölgesi düşürmeye yönelik tertip ve provokasyonlara rağmen bir güzellik dikkat çekiyor: Seçim meydanları... Erdoğan, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, meydanları dolduruyor.
Meydanlar bir bayram yeri gibi. Yüzlerde ışıltılar, sevinçler, slogan atmalar... Kalabalıklarla kurulan diyaloglar, latifeler, laf çakmalar... Keşke liderlerin üslubu daha nezih olsa, bu meydanlara yakışan bir centilmenlik sergilense... Şüphesiz meydanlardaki kalabalıklar, seçimle ilgili sonucu ilan etmiyor. Ama o meydanlarda bir demokrasi coşkusu, sandıktan çıkacak iradeyi güzelleştiren, süsleyen bir demokrasi sahiplenmesi var. İnsanı üzen, halkın hissiyatına yüz yıldır saygılı olamayan vesayet zihniyetinin, hâlâ milletin ağız tadını bozma inadından vazgeçmemesi.
Vesayet, masum bir kelime ama 27 Mayıs 1960 darbesinden bu yana; vesayetin uygulamalarındaki acımasızlığı, korku salmayı, ülkenin, fikirlerin ve düşüncelerin üzerine balyozlar vurmaları, hiç hatırdan çıkarmayalım. Vesayet rejimi eliyle, Türkiye'de başbakan ve bakanlar asıldı. "Kürt isyanını bastırıyoruz" diye Dersim'de on binlerce insanımız uçaklarla bombalandı, sığındıkları mağaralarda zehirli gaz bombaları ile katledildi. Terör örgütleriyle iç içe geçmiş "görevliler" eliyle faili meçhul cinayetler işlendi. Diyarbakır hapishanesinde dört yüz bin insan işkencelerden geçirildi. Sivas'ta Madımak otelinde Alevi aydınlar yakıldı, Sünnilerin üzerine atıldı. Ertesi gün Erzincan Başbağlar'da köy meydanında aynı sayıda masum insan kurşuna dizildi, "Alevi misillemesi" denildi. 12 Mart ve 12 Eylül öncesinde, toplam beş bin üniversite öğrencisinin "sağ-sol çatışması" adı altında katledilmeleri, "şartların oluşması için" seyredildi. Laik kesimin yazarları, aydınları suikastlara kurban gitti, cenaze törenlerinde "kahrolsun şeriat" diye yüründü... Vesayet, masum bir kelime ama vesayet ağalarının yaptıkları, canavarları utandıracak kadar vahşiydi. Ve bunların hepsi devlet içindeki çeteler marifetiyle yapıldı, devlet içindeki anayasal kurumlara çöreklenmiş birileri, bunlara göz yumdular, sineye çektiler, örtmeye çalıştılar, davaları zamanaşımına uğrattılar. Yetmedi, bu kanlı ve acımasız oyunu bozmak isteyenleri, "sivil vesayet" peşinde koşmakla, devletin içine sızmakla, her yeri ele geçirmeye çalışmakla itham ederek, hedef saptırmaya kalktılar. Halkın demokrasiye sahip çıkma şuurundan, demokratikleşme hamlelerinden rahatsız oldular. Son sözü halk söylemesin diye referandumun önünü kesmek istediler.
Halk, vesayetin özüne dokunan referandumda "evet" diyerek, devlet içindeki çetelerin beline vurdu. Onların cesaret kaynaklarını zaafa uğrattı. Medyadaki payandalarının kimyasını bozdu. Şimdi önümüzde bir seçim var. Yeniden bellerini doğrultmak istiyorlar. Medyasıyla, anayasal kurumlar içerisinde direnen unsurlarıyla, çetelere yeniden can suyu verilmek isteniyor.
Tek umutları, 12 Haziran seçiminde, Ergenekon ve Balyoz davalarının ardındaki siyasi iradeyi zaafa uğratmak. Bunun için, silahlı çete oluşturarak, hükümeti ve parlamentoyu yıkma teşebbüslerini suç olmaktan çıkaracak bir siyaset mühendisliği yapıyorlar. Bakın, yılların mühendisi, sağ seçmene "Çoban Sülü" diye yutturulmuş Sayın Demirel bile devrede... Terör örgütü, tam da şiddet ve kaos isteyenlerin beklentileri doğrultusunda sokakları teslim almaya çalışıyor. Şiddet politikalarına davetiye çıkarılıyor, sıkıyönetim ve olağanüstü hal devreye sokulmak isteniyor. Zorbalıkla, baskıyla halk sindirilmeye, bilhassa da AK Parti'nin, Kürt vatandaşların düşmanıymış gibi gösterilmesi için tertipler yapılıyor. Güneydoğu'da Kürt vatandaşlarımız tahrik edilirken, İç Anadolu'da ve Batı'da Türk vatandaşlarımızın hassasiyetlerine dokunuluyor.
Seçime 22 gün var ama ülke hâlâ istim üzerinde. Bugün ve yarın çok önemli. Sayın Başbakan bugün Van'da, yarın da Hakkâri'de konuşacak.
Aman dikkat...
[email protected]
http://twitter.com/huseyingulerce
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019