Hüseyin GÜLERCE
Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile “kamuda başörtüsü serbestliği” dünden itibaren başladı. Emniyet, yargı ve silahlı kuvvetler dışında kamuda çalışan bayanlar görev yerlerinde başörtüsü takabilecekler.
Konuyu birkaç açıdan ele alabiliriz. Öncelikle bu serbestlik, başörtülülerde tam bir bayram sevinci hâsıl etti. Onlar için çifte bayram oldu. Dün sabah yakınlarımla konuştum. “İnanılacak gibi değil, sanki bir rüyadayız” diyorlar. Heyecanları ses tonlarına yansıyor. İlk defa başlarını örtüyor gibi duygulanmışlar. Öğretmenler için bambaşka hisler söz konusu. Okulun kapısında açtıkları başörtülerini artık çıkarmayacaklar. Öğrencilerinin karşısına ilk defa başörtülü çıkacaklar. Bu insanlar yıllardır, kendileri olamamanın ıstırabını yaşadılar, yürek yorgunluğunu her gün taşıdılar. Şimdi en tabii insan hakkına kavuşmanın sevincini yaşıyorlar. Ve bu kararı alanlar için kalbi şükran duyguları ile dolular. Darısı diğer mazlumlara… Dileriz bu adım, özgürlük talebi olan bütün insanlarımızın aynı sevinci yaşayacağı mutlu, huzurlu Türkiye özleminin giderilmesinde bir kilometre taşı olur. Vesayet zihniyeti, siyaset-üniversite-yargı-medya desteğiyle, başörtüsünü toplumsal bir mesele haline getirdi. Darbeciler eliyle, konuyu laiklik elden gidiyor zeminine kaydırdılar ve problem yaptılar. Belli bir kesimi de ikna ettiler. O kesim, başörtüsünün bir siyasi simge olduğuna inandırıldı. Şunu bile düşünmediler; başlarını örtenler sadece AK Parti’ye oy vermiyorlardı. CHP’ye, MHP’ye, BDP’ye, her partiye oy verenler içinde başörtülü vardı. Kaldı ki, günümüzde kim kızına, eşine zorla başını örttürebilir? Üstelik üniversite çağındaki kızlara baskıyla kim kıyafet dayatabilir?
CHP’nin anlayışı ve makuliyeti ile koskoca bir ülkeyi yıllarca meşgul eden üniversitelerde başörtüsü problemi, diğer partilerin de desteğiyle çözüldü. Ancak sıkıntı şuydu: Başları örtülü insanlar mezun olup iş bulunca, bu defa başlarını açmak zorunda bırakıldılar. Bunun nasıl bir zulüm olduğunu ancak yaşayanlar bilir.
Başörtüsü konusu bir inanç konusudur ama bir ölçü değildir. İnanç bir tercihtir, başörtüsü de bu tercih içinde bir tercihtir. Takva yaşamak isteyenler için bir basamak olabilir ama tek başına yeterli değildir. Başı örtülüler içinde yalan söyleyenler, dedikodu yapanlar, gıybet ve iftira edenler olduğu gibi, bu günahlardan sakınan nice başı açık insan var. Temelde, dinin özünü arkaya atıp, şekli öne çıkarmak doğru değildir. Müminler için en önemli olan imandır, hayırlarda yarışmak, kötülüklere mani olmak, kul hakkı yememektir. Din, bizi insanlığımıza yükseltmek için vardır. Büyüklerimiz, “çok şükredelim Allah bizi insan yaratmış, imanı nasip etmiş, Hz. Muhammed (sas) efendimize ümmet eylemiştir.” diyor. “Kelime-i şehadeti terazinin bir kefesine koysanız, öbür kefeye ne koyarsanız koyunuz, onu dengeleyemez.” diyor…
Kamuda başörtüsü serbestliği yeni bir dönemin de başlangıcıdır. Mütedeyyin insanlar için AK Parti, okullardaki seçmeli Kur’an-ı Kerim, Peygamberimiz’in hayatı (siyer) dersleri ve başörtüsü serbestliği ile gönülleri fethetmiştir.
Yeni dönem için şunu da söyleyebiliriz. Kamuda başörtüsü takmak bir imtiyaz değildir. Farklı bir konuma sahip olmak değildir. Mesele bir insan hakkının, özgürlüğün kazanılmasıdır. Bir bakıma yeni dönem, hepimiz için bir sınav özelliği de taşıyor. Gerilimlerin, çatışmaların değil, hoşgörünün, karşılıklı saygının kazanması gereken bir sınavdır bu…
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019