Hüseyin GÜLERCE
İzmir Milletvekili Mustafa Balbay’ın tahliyesi başta ailesi, dostları ve CHP içerisinde sevinçle karşılandı. Ben de demokratikleşme adına sevinçliyim.
Ancak, en son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim. Bu tahliyeden, darbeye teşebbüs davalarını itibarsızlaştırmada yeni bir hamle başlatmak, hâlâ vesayetçi kanadın pişmanlığa yanaşmaması, hâlâ “biz eskiden de haklıydık, yine haklıyız” havası yansıtması, sevinç tablosuna yakışmıyor. Hele Sayın Demirel’in, Balbay’ı arayarak; “sizden özür dilenmesi gerekiyor” demesi, yakışmamaktan öte ayıp oluyor…
Hâlbuki Balbay’ın tahliyesi; demokratikleşme adına devreye Anayasa Mahkemesi’nin girmesi ve AİHM içtihatlarına paralel bir karar alınması, aklıselimle değerlendirilmesi gereken bir adımdır. Başa kakmak için değil ama evet, hatırlatma zarureti var; bu karar, 12 Eylül 2010 referandumundaki “evet”in bir sonucudur.
Balbay’ın tahliyesinin, aslında geniş açıdan bakıldığında, Türkiye’nin, gerilim atmosferinden kurtulup normalleşmesi adına daha önemli bir sonucu var. Darbe davaları sürecinde de görüldü, “laikçi-ulusalcı” çekirdeğin etkilediği toplumsal kesim ile mütedeyyin-muhafazakâr-demokrat kesim arasında bir kutuplaşma var. Bu kutuplaşma ülkemizin önünü tıkıyor. “Böyle gitsin, kimin gücü kime yetiyorsa…” diyenler, rövanş peşinde koşanlar, bu tıkanmayı açamazlar. Yaklaşık iki asırdır çatışıyor, birbirimizle kavga ediyoruz. Nereye kadar?
Vesayet sistemini, yani hukuk dışı derin yapının 27 Mayıs 1960’tan beri yaptığı darbeleri eleştirmekten vazgeçmiyorum. Tam tersine kimsenin bu yapıya artık göz kırpmaması, onu temize çıkartmaması, ondan medet ummaması gerektiğinin altını çizerek diyorum ki: Gelin bu kutuplaşmayı bitirme adına, normalleşme adına bir büyük uzlaşmanın kapısını aralayalım. Balbay’ın tahliyesine bu gözle bakalım.
Beni bu satırlar için cesaretlendiren bizzat Sayın Balbay’ın kendisi oldu. Tahliye olur olmaz şunları söyledi: “Bu sürecin taptaze bir başlangıç olmasını yürekten diliyorum. Bu süreç kin güdülecek bir süreç değil. İlk sözüm şudur: ‘Gelin tanış olalım.’ Türkiye’de ne yapacaksak, hukuk zemininde yapmalıyız. Türkiye’de can güvenliğinden önce hukuk güvenliği sorunu vardır.”
Evet, gelin taze bir başlangıç yapalım. Birbirimizi kınamadan, ötekileştirmeden, kin ve nefret söylemini, kibri, üslup yanlışlığını bırakarak “tanış olalım”… Ne yapacaksak, hukuk zemininde yapalım. Hukuk dışı yollarla, darbecileri cesaretlendirmeyle, kimse kimsenin bileğini bükmeye kalkmasın. Bir arada yaşamanın yollarını aramaya kafa yoralım.
Atmamız gereken ilk adım, birbirimizin konumuna saygılı olmaktır. Bunu dilimize değil, gönlümüze kabul ettirebilirsek, ikinci adım “tanış olma”ya gelecek. Birbirimizi dinlemeyi, anlamayı seçmiş olacağız. Bu ise hasret kaldığımız mutabakatı, uzlaşmayı getirecektir. Sonra da çare zeminine geçeceğiz: Paylaşmak... Kimse kimseyi bu topraklardan söküp atamayacağına göre, birlikte yaşamanın güzelliği içinde paylaşma erdemini tadacağız. Bunu şimdiye kadar hiç yaşamadık…
Bunu başarabiliriz. Hatta birileri nereye çekerse çeksin, ilk somut adım olarak kucaklayıcı bir affın gelmesi gerekiyor, diyorum. Eline kan bulaşmamış, cinayet işlememiş/işletmemiş kim varsa, hepsi için geniş bir af getirebilir. Devlete karşı işlenmiş suçlarda, geleceğimiz adına, huzurumuz adına, toplumsal mutabakat adına bir siyasi af getirebilir. Hem de kimseyi kınamadan, başa kakmadan…
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019