Hüseyin GÜLERCE
Gençlik yıllarımızda, heyecanlarımızla, hislerimizle “dava adamı” olma sevdasıyla dopdolu olduğumuz o günlerde, şimdi içine yuvarlandığımız anaforda yaşadığımız acılar, savrulmalar aklımızın köşesinden bile geçmezdi/geçemezdi. 1968’den 12 Mart 1971’e doğru giden aylarda, yıllarda evet, Ülkücü arkadaşlarla, MTTB’lilerle, Mücadeleciler arasında görüş ayrılıkları vardı. Ama birbirimizi hiç düşman bellemedik. Şimdi, 45 yılın muhasebesini yapıyorum; bize ne oldu böyle, diyorum.
Sonra dönem dönem hep acı çektiğimizi, yokuşlarda susadığımızı, ağır yüklerin belimizi büktüğünü hatırlıyor, “imtihan daha bitmedi” diyorum. Zaten dünyanın kendisi herkes için bir imtihan yeri.
Tesellim var ve umutlarımı yeşertiyor. Tesellim şudur; bütün yozlaşmalara, gerilimlere, kutuplaşmalara, karakter suikastlarına rağmen iki güzel yol açıldı.
Biri, derin fay hatlarının tahribatına rağmen, toplumsal uzlaşma, demokratikleşme, konumlarımıza saygı adına makul çoğunluktaki talebin yükselmesi… Ters gibi görünüyor ama çözüm adına vaatlerle dolu bir yol bu. Mesela biz, gençliğimizde kavga edenler şimdi, “anlamsız kavgalara artık yer yok, Türkiye hepimize yeter, bizim kuşak çekti, evlatlarımıza ve torunlarımıza aynı acıları yaşatmamalıyız” diyoruz. Dün kıyasıya kavga ediyorduk ama bugün sağlıklı bir demokrasi için, özgürlüklerin genişletilmesi, hukukun üstünlüğü için birbirimizin konumlarına saygılı olma, bir arada yaşama iradesini kuvvetlendirme ve eşit yurttaşlık temelinde paylaşmayı savunuyoruz. Belki şu gerilim yüklü günlerde, şu toz duman arasında bu umut, kimileri için inandırıcı olmayabilir. Ama ben yürekten inanıyorum, sisler dağıldığında, çok değil 3-5 yıl içerisinde biz yeniden hoşgörüyü, muhabbeti, birlikte yürümeyi konuşur olacağız.
Bu umudumu artıran asıl saik ise ikinci güzel yoldur. O yol, yeni neslin açtığı yoldur. Bizim kuşaktan daha hoşgörülü, daha iyi yetişmiş, sağlıklı bir demokrasi için daha samimi bir nesilden bahsediyorum. Dünyayı tanıyan, önemseyen, bizleri üçe beşe katlayacak donanıma sahip bu gençleri 40’lı, 50’li yaşlarda hayalediyorum. Onlar bambaşka bir Türkiye’yi yükseltecekler. Onlar, bu ülkenin enerjisini boşa harcamayacaklar, bugünkü kuşaklar gibi kavga etmeyecekler. Onlar, devletten çok bireyi önemseyecekler, toplumu önemseyecekler. “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” düsturu, onlar için slogan değil bir esas olacak.
Türkiye bu nesle hava gibi, su gibi muhtaç… Ve onlar bütün kırık umutlarımıza rağmen, bayrağı daha yukarılara taşımak için sıralarını beklerken yerlerinde duramıyorlar. İnancımın, umudumun, tarihin kulağıma fısıldadığı budur… Şu fetret günlerinde, şu öfke ile ayağa kalkılan günlerde, birbirimize haset, kin ve nefretle baktığımız, beyanlarımızı kılıç şakırtılarına rehin verdiğimiz günlerde en fazla, onlara zarar vermemeye dikkat etmeliyiz.
Biliyorum onlar şu an çok üzülüyorlar. Baharlara uyandıkları sırada, ters esen rüzgârlar onları çok sarsıyor. Fakat metin olmalılar. Bilmeliler ki, 68 ve 78 kuşağı, bugünlerden daha fazla acı çekti. O dönemlerde günde 8-10 bazen 20 genç öldürülüyordu. Milletin evlatları birbirine öyle düşman edilmişlerdi ki, birbirlerini gözlerini kırpmadan katlettiler. Vesayetin acımasız adamları, onlara işkenceler ettiler, gencecik fidanları idam sehpalarında sallandırdılar… Türk-Kürt, Sünni-Alevi, laik-dindar ayrımları için tutuşturulan fitne ateşlerinin hâlâ içinden çıkabilmiş değiliz.
Umudumuz olan yeni nesli gözbebeğimiz gibi korumalıyız.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYaşanacaklara dair olası senaryolar 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBabamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019