Hüseyin GÜLERCE
Gerilim ve kutuplaşma anaforu, cumhurbaşkanlığı seçimine doğru, toplum vicdanını rahatsız edici boyutlarda devam ediyor.
30 Mart öncesindeki atmosferin dağılacağına dair bir işaret yok. Kaygılar ve korkular, makul çoğunluğu tedirgin ediyor. Ailelerin içine kadar giren farklılaşma, yılların dostluklarını sarsan tavırlar, sağlam olduğuna inanılan bağları zorlayan müsamahasızlık giderek yayılıyor. En çok savunulan fikir ve ifade hürriyeti, unutulan değerler arşivine gönderilmek üzere… Yıllardır dostluk sergileyen, samimi arkadaşlık eden insanlar, eleştirilere ciddi analizlerle cevap vermek yerine hakaret, aşağılama ve alaya alma seviyelerine savruluyor. Hele medyada farklı kulvarda muharebe düzeni alanlar, şeref ve haysiyet cellâtlığı ile kin, nefret ve intikam soluyorlar. Taraflar, kendilerine katılmayanları, höpürdetme ve köpürtme dalgalarında sörfe yanaşmayanları, neredeyse harp kaçkını ilan edecekler. Hava öylesine ağırlaştı, savrulmalar öylesine hızlandı ki, mahalle baskılarına dayanmak, makul çizgide yatıştırıcı olmaya çalışmak ise hiç kolay değil.
Hâlbuki Türkiye, bu gerilim ve kutuplaşma atmosferinde sağlıklı olarak yaşamaya devam edemez. Bu yüksek siyasi ve toplumsal tansiyon, mutlaka bir arıza çıkaracaktır. Buna rağmen umutlu olanlar az değil.
Umudu yeşertenlerin bugünkü gürültüde duyulması zor olan esaslı dayanakları var. Birincisi, eninde sonunda bu ülkede demokratik değerler, hoşgörü, uzlaşma, özgürlüklerin genişletilmesi, ferdin hürriyetlerinin öne çıkması, farklılıkların zenginlik olduğunun kabulü ve paylaşmak hâkim olacaktır. Bu ülke kimsenin olamaz. Kimse devleti bütün birimleri ile teslim alamaz, kimse toplumu peşine takıp gidemez. Göreceksiniz, kim “benim olacak” diye düşünüyorsa yanılacaktır… Çünkü bu ülke hepimizin. Türk’ü ile Kürt’ü ile Sünni’si ile Alevi’siyle Batılı-modern-laik kesimiyle mütedeyyin-makul büyük kitlesiyle Türkiye hepimizin… Bütün kesimler için tutunacak tek bir dal var. Birbirimizin konumuna saygılı olarak, konuma saygının fikirlere ve düşüncelere de saygı olduğuna inanarak, evrensel insanî değerlerde buluşmak… En önemlisi hukukun üstünlüğü ve eşit yurttaşlık temelinde paylaşmayı kabullenmek, daha da ötesi benimsemek, savunmak… Bunu sözde bırakmamak… Liyakatli olanın, dürüst olanın, çalışkan olanın aidiyeti, ideolojisi, inancı ne olursa olsun, kim olursa olsun önünü açmak... Onlardan insanımız, ülkemiz, milletimiz, devletimiz ve insanlık için faydalanmak... Tercihe şayan olanların, en makbul olanların, sadece bizler gibi düşünenler, bizim mahallede yaşayanlar olmadığını vicdanlarımıza kazımak… Nefislerimizi aşabilir, devreye samimiyetimizi sokabilir, “ben…ben…” demeyi bırakabiliriz. Bizim toplum olarak tarihten tevarüs ettiğimiz böyle bir vasfımız var. Daha önce başardık, yine başarabiliriz…
Umudu yeşerten ikinci hakikat şudur: Bu topraklar, bu coğrafya zor bir yerdir. Burada halkın gönlünde olmayanın ayakta kalması zordur. Bakınız biz bir cihan devleti kaybettik ve kalan sağlardan herkese Türk olduğunun dayatıldığı bir ulus çıkarmak istendi. Hâlbuki biz farklılıklarımızla bir millettik. Türk’tük, Kürt’tük, Laz’dık, Çerkez’dik, Boşnak’tık, Arnavut’tuk, saymayayım hepimizi. Biz, bir arada bizdik. Onun için vesayetçiler kazanamadı. Bizi tek tip yapamadılar. On yılda bir tekrarladıkları darbeler, bünyemizi zaafa uğratmaktan başka işe yaramadı.
Bugün de kimse aynı yollara sapmamalı... Sonunda, paylaşmayı bilenler kazanacak.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019