İbrahim Kiras
Dün KARAR.’ın manşetindeydi: Yalnızca üniversitelerde ve yalnızca son haftalarda ortaya çıkan 'ehliyet ve liyakat skandalları' çok ciddi alarm zili mahiyeti taşıyor.
Üniversite rektörlerinden biri eşini şuraya atamış, öbürü kızını buraya atamış, bir başkası oğluna akademik statü sağlamış vs. vs. Bunlar bir yozlaşmanın, bir çürümenin belirtileri. Yalnızca eğitim kurumlarının değil, bir bütün olarak toplumsal zihniyetin, yönetim mekanizmalarının ve özellikle yönetim anlayışının maruz kaldığı dejenerasyonun tezahürleri…
Osmanlı’nın çöküş devirlerinde “beşik uleması” garabetini ortaya çıkaran çürümüş yönetim zihniyeti bu… Akademik unvanların ve makamların babadan oğula geçebildiği, bilimsel yeterlik ve kişisel yetenek gerektirmeyen bir sistem… Dahası, toplumun geneline açık olmayan tekelleşmiş bir yapı. (18. yüzyılda görev yapan 30 şeyhülislamın 13’ü şeyhülislam çocuğuydu. Diğerleri ise yine üst düzeydeki yöneticilerin çocuklarıydı.)
***
Halbuki Osmanlı sistemi içinde bütün diğer kurumlar gibi eğitim kurumu da kuruluş ve yükseliş dönemlerinde kendi içinde iyi işleyen bir mekanizmaya ve sıkı kurallara tabiydi.
Osmanlı medreselerinin temel fonksiyonu devletin ihtiyaç duyduğu yönetici kadroları ve özellikle yargı mensuplarını yetiştirmekten ibaret görünür. Tıp, mühendislik ve astronomi gibi alanlardaki eğitim medreselerde ikincil derecede yer tutmakla birlikte bu tedrisatın da amacı ihtiyacı karşılamaktır.
Öte yandan, devletin çarklarının doğru dürüst işlediği dönemde diğer alanlarda olduğu gibi eğitim alanında da ehliyete, liyakate ve kaliteye özen gösterildiği muhakkaktır. İlk devir Osmanlı padişahlarının bu husustaki hassasiyetleri günümüze kadar ulaşan anekdotlar kanalıyla anlatılagelmiştir. Yazılı kaynaklarda da bunların kayıtları vardır zaten.
***
Mısır’dan, İran’dan ve Maveraünnehir bölgesinden çok sayıda bilginin ve müderrisin Osmanlı medreselerinde görev yapmak üzere Anadolu’ya geldiği devirlerde işleyen sistem daha Kanuni devrinden itibaren usulsüzlük ve yolsuzluk şikâyetlerinin kaynağı olmuştur.
Osmanlı siyasi düzeninin yozlaşmaya başladığı devirlerde bütün diğer kurumlarla beraber eğitim kurumu da genel dejenerasyondan payını alacaktır. Ancak eğitim kurumundaki bozulmanın toplumsal etkilerinin çok daha derin ve kalıcı olduğunu söylemeye gerek yok. Çünkü toplumun ve özellikle toplum seçkinlerinin donanımı ve kalitesini eğitim belirler.
İşin aslı şu ki önce kurumlar bozulmuyor, önce zihniyet bozuluyor.
Osmanlı’nın ilk dönemindeki eğitim vizyonu bir yanda… 16. yüzyılın sonlarından itibaren bir bölümünden felsefe derslerinin diğer bölümünden matematik, astronomi gibi derslerin kaldırıldığı bir medrese tablosu öbür yanda…
Bugün bizde de İlahiyat fakültelerinden felsefe derslerinin kaldırılması girişimleriyle “modern beşik uleması”nın ortaya çıkışının birbiriyle ilgisiz hadiseler olmadığını düşünmek yanlış olmaz. Eğitimin, bilimin ve üniversite sisteminin zihinlerdeki karşılığı belirliyor bu konulardaki tutumları…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
27.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
13.01.2026
6.01.2026