İBRAHİM Ö. KABOĞLU
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü
Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı.
Anayasa, ‘ulusal kimlik’ belgesi; toplum sözleşmesi ötesinde, bir ‘halkın özgeçmişi’…
TBMM İçtüzüğü; seçmenleri, halkı ve ulusu temsil eden yasama organının anayasası, yani yasamanın ‘kimlik belgesi’.
Yurttaşlık ise, bireyi, kendisinin oluşturduğu siyasal topluma (devlet/anayasa) bağlayan statü. (Bu bakımdan, 1789 ‘İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’ başlığı anlamlı).
Anayasa: Ulusal kimlik
“B) Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu Kanunla yapılan değişikliklerin gerektirdiği Meclis İçtüzüğü değişikliği ile diğer kanuni düzenlemeleri yapar. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenleneceği belirtilen değişiklikler ise Cumhurbaşkanının göreve başlama tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Cumhurbaşkanı tarafından düzenlenir.”
Bu son Anayasa değişikliği Kanunu (6771 sy. Ve 21.01.16 ta. K., Geçici md.21) üzerinden 16 aydan fazla zaman geçtiği halde, ne Meclis İçtüzüğü ne de uyum kanunları hazırlandı.
Peki, ne yapıldı? CB ve TBMM seçimlerini kazanmak için 298 sayılı yasa değişikliği ve Cumhur İttifakı için mesai harcandı.
16 Nisan öncesi de mesai, OHAL ortam ve koşullarını kaldırarak olağan hukuk düzenine dönmek yerine, olağanüstü Anayasa değişikliğine harcanmıştı.
Sonuç: Tanzimat-Meşrutiyet-Cumhuriyet çizgisinde oluşan ‘anayasal kimlik’ perdelendi.
İçtüzük: TBMM Anayasası
Bir devlet için Anayasa ne ise, yasama meclisi için de İçtüzük odur.
Anayasa, bir devletin egemenlik belgesi olarak tanımlanır; İçtüzük de meclisin egemenlik belgesi olarak…
Devletin egemenlik sınırları, İçtüzük açısından anayasal sınırlarda anlam bulur. Egemenlik, dışa karşı bağımsızlık; içeride ise, yetki yetkisi olarak nitelenen kendi Anayasasını yapmak ve değiştirmektir.
İçtüzük ise, Anayasaya saygı çerçevesinde, asli ve genel yetki olarak yasa yapımıdır.
TBMM’nin özerklik belgesi olarak İçtüzük, TBMM üzerinde vesayeti dışlar.
6771 sayılı Kanun gereğince İçtüzük yenilenmeli idi. Ne var ki, TBMM çoğunluğu, anayasal yükümlülükleri yerine getirmekle değil, iktidarını muhafaza için çalıştı. Haliyle Anayasa ihlalinde bulundu.
23 Temmuz’da 7145 sayılı yasa önerisi Genel Kurul’a görüşülmesine CHP, İçtüzük engelini öne sürdü. Özetle; önce İçtüzük, yeni anayasal düzenlemeye uyumlu hale getirilsin, sonra yasama görüşmesi yapılsın. Bu öneriyi, AKP-MHP çoğunluğunun ret eğilimi karşısında söz alarak: “farklı partilere mensup milletvekilleri hukukçu kimliğimizle bir araya gelsek, önce İçtüzük değişikliği gereği üzerine mutabık kalırız”.
Yeni yasama yılında, gelen haberlere bakılırsa, AK Parti, İçtüzük değişikliğini, öncelikli ve ivedi, içerik olarak da kısmi bir düzenleme şeklinde kotarmak istiyor.
Peki, neden acaba? Yüklü bir Meclis gündemi mi var? Anayasaya aykırı CBK düzenlemeleri alanında yasama faaliyetinde mi bulunmak istiyor?
Hayır! Şu halde mesai ne için? Yerel seçimler için; yerel seçimler yolunda MHP ile ittifak çalışmaları yapmak için…
Yurttaşlık: Cumhuriyet kimliği
Yurttaşlık, siyasal bir bağ olmakla birlikte kültürel bir bağdır. O nedenle yurttaşlığa kabulde aranan kültürel öğelerin başında dil gelir. Yurttaşlığa geçilecek devletin resmi dilini iyi bilmek, aynı zamanda onun ulusal kimliğinin bir parçası olmanın gereği.
Fakat gelin görün ki, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı, para ile satılan ve satın alınabilen bir statü haline getirildi. Üstelik şu çelişki ile: Ticari ilişkilerin, dolarla değil Türk Lirası ile yapılmasını öngören Cumhurbaşkanlığı kararı ile Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığını dolar üzerinden elde etme işlemini dörtte bire düşüren CB kararı, aynı zaman dilimine rastlıyor. Buna göre; Türkiye’de gayrimenkul sahibi yabancıların vatandaşlığa geçişi için gereken asgari taşınmaz bedeli de 1 milyon dolardan 250 bin dolara düşürüldü.
Krizler sarmalı derinleşecek
Bugünlerde, Türkiye toplumu, iktisadi krizin derinleşmesi ve inkârı arasında gel-gitlerle çalkanadursun, üçlü kriz, aynı toplumu kimliksizleştirme yolunda adeta içiçe geçmiş bulunuyor.
“İktisadi krizin nedeni, tek adam yönetimidir” saptaması, üçlü kimlik krizi için de geçerli: Ulusal kimlik, bir kişi için zedelendi; temsili kimlik krizi, aynı kişinin TBMM’yi vesayetinden bırakmama iştahından; yurttaşlığın değersizleştirilmesi, şu Cumhuriyet üçlüsünün inkârından kaynaklanıyor: Eşitlik-laiklik-yurttaşlık.
Anayasal kimliğin yok edilmesi ile yurttaşlığın paraya tahvili arasında doğrudan bir ilişki yok mu?
Türk Lirası kullanımı için karar yayımlayan yönetim, dolar ile (üstelik düşürerek) yurttaşlık satıyor /satmaya devam ediyor: Açık arttırma ile değil, açık eksiltme ile.
Kim yapıyor bunu? Sözümona, ‘maneviyatçı-milliyetçi’ ittifak, üstelik ‘cumhur’u da kullanarak ‘Cumhuriyet yurttaşlığı’nı açık eksiltme ve yabancı para birimi ile satışa çıkararak…
Sonuç olarak; bunalımlar sarmalı derinleştikçe, bunları teker teker ve aralarındaki bağlantıları da görerek irdelemek, çözüm yolları üretmenin önkoşuludur. Unutmayalım: Türkiye Cumhuriyeti -bir gemi değil-, ‘ülkesi, devleti ve yurttaşları’ üçlüsünü birleştiren kapsayıcı bir değerler bütünüdür.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.06.2024
13.06.2024
30.05.2024
27.05.2024
2.05.2024
11.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024
29.02.2024