Kemal ÖZTÜRK
Gazze, İsrail tarafından bombalanırken girmiştik Mısır’ın Refah kapısından (2012 yılı). Girdiğim anda biraz ilerde bir bomba patlamış, olduğum yerde donup kalmıştım. Bosna savaşında gazetecilik yaparken bomba sesine alışkındım. Aradan 17 yıl geçince unutmuşum.
Bir ambulansa bindik. Aslında sınırdan içeri insan taşımakta kullanıyorlardı. O zaman İsrail sınırda hareket eden her aracı vuruyordu çünkü.
GAZZELİ CESUR ÇOCUKLAR
Tepemizde insansız hava araçları, denizde top atışı yapan savaş gemileri ve büyük gürültüyle uçan savaş uçaklarıyla Gazze, tüm dünyanın gözü önünde bombalanıyordu yine. Biz de tam bu ortamda Anadolu Ajansı’nın Gazze bürosunu açıp, dünyaya yayın yapacaktık.
İlk defa orada Gazzeli cesur çocukları gördüm. Yaser, Hasan, Ömer, Lubaba, Metin, Farid, Mustafa…
Gazze’de bombalar patlarken, onlar fotoğraf ve video çekip dünyaya yayıyorlardı. Önceki büromuz vurulmuştu. Bir arkadaşımız da yaralanmıştı. Şimdi yeni büroyu açıyorduk.
Yaser Arafat El Benna ofisimizin yaşı genç ama ruhu acılarla olgunlaşmış yöneticisiydi. Siyah kıvırcık saçları vardı. Yüzünde abluka altında yaşayan, her gün acı haberler yapan bir Filistinli gazetecinin hüzünlü ciddiyeti vardı.
Elinde telsiz, bomba düşen yerleri takip ediyordu. Yeri tespit ettiğinde ekipleri oraya sevk ediyor ve haberini yazıyordu.
ALINLARINDAN ÖPÜLECEK ÇOCUKLAR
Ailesinin ve sevdiklerinin yaşadığı evler de o bomba düşen yerlerden biri olabilirdi pek ala. Tüm ekip aynı durumdaydı. Her an kendisi vurulabilir ya da ailesinin vurulma haberini alabilirdi.
Gece Gazze’nin tek ayakta kalmış, gazetecilerin olduğu otelde kaldım. Sabaha karşı öylesine büyük bir patlama oldu ki, yatağımdan yere düştüm ve bilinçsizce dışarı fırladım. Çıktığım yer balkonmuş. Otel sağlamdı. Karşı mahalleden dumanlar yükseliyordu.
Hemen oraya gittik. Bir füze ile vurulmuş çok katlı bir binaydı burası. Patlama öylesine şiddetliydi ki, bina erimişti adeta. Koca bir aile de onunla birlikte.
O gün gözlerimden akan yaşları nasıl gizleyeceğimi bilemedim. Tüm enerjim tükendi.
Sonra Gazzeli çocuklara baktım. Bunun haberini yapıyorlardı. Bu vahşi katliamı dünyaya duyurmak ve davalarına bir katkı sağlamak için uğraşıyorlardı. İşte o zaman bu kıvırcık saçlı çocukları alınlarından öpmek gerekir dedim.
SARI KIVIRCIK SAÇLI AHED TAMİMİ
Yaser Arafat El Benna önceki gün bana bir mesaj attı. Filistin davasına AA ofisinin yaptıkları için güzel sözler söyledi. Tam o esnada sarı kıvırcık saçlarıyla Ahed Tamimi’nin fotoğraflarına bakıyordum.
Kardeşine ağlayarak sarılması dağladı yüreğimi. Sonra babasının kızına sarılırken yüzündeki ifade içimde bentleri yıkıp götürdü. Ben de kız babasıyım, hapislere düşmüş evladı için neler hissedebileceğini kestirebiliyorum. O babanın içinde kopan tufana kapıldım. Kızına sarılırken içinde akan nehirleri hissettim.
İki kıvırcık saçlı genç çocuğun Filistin davası için verdiği mücadele, benim gibi uzaktan izleyip, yazı yazan biri için fazlaca ağır geldi. Ne yaparsınız, bazen hayat size hiçbir şey yaptırmayarak acı çektirir.
Sanırım benim gibi binlerce insan, bu kıvırcık sarı saçlı kızın ve (tanınmasa da) onun haberlerini yapan Yaser’in hikayesinden etkilenmiştir.
AHED TAMİMİ VE YASER ARAFAT EL BENNA’YI BİRBİRİNDEN AYIRMAK
Filistin davasının bu iki genci arasında ayrım nasıl yapabilir bir insan? Yapanlar olmuş. Ahed Tamimi’nin sarı kıvırcık saçlarına, kot pantolonuna laf etmişler. Beğenmemişler.
Cehaletin, bağnazlığın ve bir davayı baltalamanın en tipik örneğidir bu ayrım. Sanırım İslam dünyasını İsrail karşısında aciz düşüren anlayışın da en önemli göstergesi budur.
Giyimine, kuşamına, tipine, mezhebine, tarikatına, şeyhine, meşrebine göre Müslümanlar arasında ayrım yapanlar, İslam’a en büyük zararı verenlerdir.
Zaten bir şey yaptığınız yok, bari oturduğunuz yerden bu gençler arasında ayrım yapıp, cılız süren mücadeleyi baltalamayın bari.
../..
Filistin’de doğdum
Yerim yok
Ve manzaram yok
Küçük bir evim var
Ah şarkı söylediğinde
Ve acılarınla
Kadınlarımız çarpışacak
(Emel Mathlouthi-Naci El Palestina)
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.05.2024
20.04.2024
20.04.2024
12.04.2024
25.01.2024
9.05.2022
7.04.2021
26.03.2021
19.03.2021
11.03.2021