Kemal ÖZTÜRK
Amerika’nın Başkan ve Başkan Yardımcısı ile kendini sembolize eden yeni bir kimliği var. Bu kimlik, geleneksel ABD devlet politikasını etkisi altına alırken; yöntemleri, tutumları, ittifakları ve dünya düzenine müdahale biçimiyle, yeni bir tarza büründü. O nedenle ‘Yeni Amerika’ demek çok yanlış olmayacaktır.
Detayı kavrandıkça daha net anlaşılacak.
AÇGÖZLÜ KAPİTALİST İŞ ADAMI BAŞKAN
Dünya ekonomisinde ve siyasetinde ABD bir süre önce liderliğini kaybetme eğilimine girdi. Bunu gören devlet, bu gücü elinden kaçırmamak için panik ve dağınık halde politikalar uygulayarak dik durmaya çalışıyor.
Başkan Trump, bu politika için biçilmiş kaftan. Agresif, ahlaki sınırları yok, patavatsız, tehditkâr, açgözlü ve para odaklı hamle yapan bir iş adamı.
Trump’ın sürekli “Amerika’yı yeniden büyük yapmak” sloganı, eskiye olan özlemi ve yeniden büyük olma isteğini gösterir.
Global şirketleri tehdit edip, ABD içine çekiyor. NATO’yu tehdit edip daha çok para alıyor.
Suudi Arabistan, G. Kore, Japonya, Almanya’yı; Çin, Rusya, İran ve terörle korkutarak silah satıyor, petrol alıyor, ihracat-ithalat dengesini değiştiriyor.
Bir kabadayı gibi, koruma-tehdit (havuç-sopa) ikilemiyle daha çok para kazanma niyetinde. ABD Başkanı öylesine agresif ve patavatsız ki, dünyanın en zengin ve en büyük ülkeler zirvesinde (G8) tüm devletleri tehdit edecek kadar ileri gitti.
ABD’nin herkesle kavgalı, herkesle hasım haline gelen politikasının temel sebebi, gücünü ve liderliğini kaybetme korkusudur. Bu korkuya Trump’ın açgözlü kapitalist ve kuralsız iş adamı kişiliği eklenince ortaya yeni bir kaotik durum çıktı.
Ancak ABD derin aklının bu gidişattan şikayetçi olduğu tartışılır. Her şeyi yaptırabilecekleri ve çok sıkıştığında “dengesiz başkan” diyerek etiketi yapıştırıp kurtulacaklarını düşünüyorlar.
TEOPOLİTİK ZİHİNLİ BAŞKAN YARDIMCISI
ABD’nin agresif ekopolitik tutumlarına ek olarak, bir de teopolitik yaklaşımları, “yeni Amerika” tanımını kullanmamıza neden oluyor. Zira dindarlığı ile bilinen ABD toplumunda, din hiç bu kadar siyasete ve bürokrasiye etki etmemişti. Hıristiyanlık dininin Evangelist kolu, devletin birçok birimine nüfuz ettiği gibi, ilk defa Başkan Yardımcısı düzeyinde devlette etkin hale geldi.
Mike Pence, Batı’nın yıllarca Müslümanlar içinde ayrıştırma için kullandığı “radikal dinci” tanımına tam olarak uyan bir kişiliktir. Bazı Hristiyanlar içinde bile ‘sapkın’ olarak görülen Evangelist öğretilerine sarsılmaz bir şekilde bağlı olan Pence, devlet politikalarını dinsel etki altına girmesine neden olan isimlerden biridir şu anda.
Kudüs’ün başkent ilan edilmesi ve İsrail’in bu denli şımartılmasını el altından sağlayan ve çok fazla ön plana çıkmayan kişidir aynı zamanda.
Türkiye ile yaşanan Papaz Brunson krizinde baş rol oynayıp, ilk kez kamuya açık bir toplantıda açıkça Türkiye’yi de tehdit etmiştir.
Pence ABD dış politikasının, ekonomi ilişkilerinin ve bürokratik yapısının geri dönülmez biçimde Evangelist cemaatinin etkisine girmesinde şu anda büyük rol oynuyor.
ABD ortak aklı, derin aklı, kurumsal aklı (adına ne dersek) buna da itiraz etmiyor. Zira tıpkı Trump’ın saldırgan ve tehditkâr ekopolitik hamlelerinde olduğu gibi, saldırgan ve yayılmacı devlet siyasetinin de ülkeye fayda sağlayacağını düşünüyor. Öte yandan devletin kurumlarını yönetenlerin de artık bu politikalara inandığını ve desteklediğini de unutmayalım. Zira onlar da teopolitik zihinle hareket eden Evangelistlerdir.
ABD’YE KARŞI DÜNYADA YENİ BLOK
ABD’nin bu iki yönü, onun küstah, agresif, tutarsız ve saldırgan bir hale gelmesine neden oluyor. Bu değişimin sonucu olarak, dünyada herkesle kavgalı, herkesi hasım ve sömürülecek ülke olarak gören bir devlet ortaya çıkıyor.
İşte burada ABD’nin ne yaptığından daha çok, diğer ülkeler ne yapacak sorusu da önem kazanmaya başladı. Yeni ittifak arayışları, yeni bloklar, yeni ilişkiler dünyadaki klasik düzeni baştan aşağı değiştirecek potansiyele sahip.
ABD’ye karşı dünyada ciddi bir blok oluşuyor. Bunun adı da “doğu bloku” değildir. Zira Avrupa en az bizim kadar ABD’nin politikalarından mustarip.
Peki dünya gelecekte nasıl şekillenecek? Bunu tartışmakta fayda var.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.05.2024
20.04.2024
20.04.2024
12.04.2024
25.01.2024
9.05.2022
7.04.2021
26.03.2021
19.03.2021
11.03.2021