Kurtuluş TAYİZ
Eski terörle mücadele polisleri, istihbarat elemanları, karanlık ilişkileriyle ün yapmış mafya mensupları, gazeteciler, avukatlar, gözükara silahşorlar, itirafçılar, üniversite öğrencileri, eski devrimciler...
Bu ülkede hepsinin biraraya gelip toplandığı (doğrudan yargılanan kimseyi burada konu etmediğimi özellikle belirtmek isterim) garip örgütler var.
Son günlerde bunların adını daha sık duymaya başladık. Devrimci Karargâh, DHKP-C gibi örgütler, bana tarih kitaplarında ve romanlarda okuduğumuz 19. yüzyıl Rusya’sının yeraltı örgütlerini hatırlatıyor.
Dostoyevski’nin Ecinniler romanı, cin fikirli insanların kurup yönettiği karanlık örgütleri, onların tertiplerini gayet iyi anlatır.
Siyasal ve toplumsal kargaşanın içinde doğan sıradışı bir enerjiye sahip bu yıkıcı ve esrarengiz tipler, kendi aralarında kurdukları dolambaçlı bağlarla gizli gizli suikast planları yapıyor, bombalı saldırılar düzenliyor, cinayetler işliyor ve bundan da kötücül bir zevk duyuyor. Kimisi bir ütopist, kimisi nihilist ve macera düşkünü, kimisi gizli polis, kimisi tutunamayan ve sıradan bir kaybeden...
Kuşkusuz hepsi de yaşadığı zamanın toplumsal-siyasal koşulları içinde varolan ve o koşulların etkilediği insanlar.
Süngüyle değil, yasa zoruyla
Bugünün Türkiye’si benzer bir toplumsal çalkantının içinde değil, bir devrim yaşanmıyor elbet. Ama ülke ciddi bir değişim geçiriyor. Eski yapılar aşılıyor, siyasal düzen el değiştiriyor. Eski polis şefleri, darbeci askerler, gizli örgütler kurup ülkeyi kontrol etmeye çalışan bürokratlar, yargıçlar, hafiyeler, normal vatandaş kılığındaki silahlı-silahsız gizli ordu üyeleri, bunların uzantısı siyasetçiler, gazeteciler, sanatçılar, uyuşturucu kaçakçıları, katiller, fahişeler, mahalle kabadayıları... bugün bunların çoğu değişik komplolara karıştıkları gerekçesiyle hapiste.
Bu değişim büyük bir kargaşa içinde süngü zoruyla değil ama hukukun sınırları içindeki bir zorbalıkla gerçekleştiriliyor.
Ülkenin köklü sorunları var; tarih, zamanı geldiğinde çözmesi için bu sorunları toplumun önüne koyar. Son 10 yılda Türk siyasal sistemi büyük değişim geçirmesine rağmen hâlâ çok önemli sorunlar yaşıyor.
Kürtlerin, Alevilerin, azınlıkların, ötekileştirilen başka dinî ve kültürel grupların problemleri tümden çözülmüş değil.
Bir geçiş dönemi yaşıyoruz.
Bunun sancısını çekiyor olmalıyız.
Yeraltı örgütlerinin varlıklarını hâlâ koruyor olmalarının nedeni de bu.
Bu problemler tam olarak aşıldığında artık böyle yeraltı örgütleri de kalmayacak.
Tam bir hukuk sistemi kuruluna kadar böyle cin fikirli bazı insanlar yeraltı örgütleri kurup, suikast planları yaparak kaos ve kargaşa çıkarmaya devam edecek.
Bütün sorunların anası
Türkiye’deki diğer bütün sorunların anası Kürt sorunudur.
Hükümetin başlattığı yeni İmralı süreci bu yüzden çok önemli.
PKK’nın sınırdışına geri çekilmesi, silahları bırakması Kürt sorununun rahatça ele alınıp çözülmesinin yolunu açacak.
Silahların devreden çıkması bu meselenin tümden çözülmesi için zemin sunacak.
Eğer bu kez, başlatılan bu yeni barış sürecinden sonuç alınamazsa Türkiye’nin büyük bir siyasal-toplumsal kaosun içine sürüklenmesi kaçınılmaz olur.
Türkiye bugünkünden daha büyük bir iç karışıklığa sürüklenir.
Bunlar yetmiyormuş gibi onlarca yeni örgüt daha türer. Suikastlar, komplolar, cinayetler peşi sıra gelir; etnik savaşın önü alınamaz.
Daha düne kadar aslında Türkiye’nin hâli böyleydi. 1980 öncesinde yüzlerce örgüt vardı; katliamların, cinayetlerin, suikastların sonu gelmiyordu.
Kürt sorunu çözüldüğünde ortada ne gizli örgütler, ne bunları kurup yöneten cin fikirli insanlar kalacak.
Barışı bunun için istiyoruz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019