Mahmut ÖVÜR
Zana, çözüm için devrede
17.11.2012
2359
Diyarbakır Milletvekili Leyla Zana da açlık grevine başladı. Zana, birkaç ay önceBaşbakan Erdoğan'la görüşen ve "Bu sorunu siz çözersiniz" diyebilen cesur Kürt siyasetçilerden biri.
Onu önemli kılan sadece bu cesareti değil. Zana, Kürt meselesinin Avrupa'ya ve Ortadoğu'ya bakan sivil yüzünü temsil ediyor. İçeride ve dışarıdaki Kürt kamuoyunu etkilediği gibi Türkiye ve AB kamuoyunda da bir karşılığı var.
Bu nedenle uzun süredir sessiz kalan Zana'nın açlık grevine başlaması ölümleri engellemede bir fırsat sunuyor. Aslında sivil siyasetin görevi, çözüm üretmek, barış ve diyaloga atılan küçük adımları gerilime değil büyük adımlara dönüştürmektir.
Açlık grevleriyle istenen talepler, olması gerekenlerdir ve karşılanamaz değil. Geç kalınmasına ve onca sert açıklamalara rağmen hükümet tarafı çözüme yakın duruyor. Bunu hem Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın hem de Adalet BakanıSadullah Ergin'in açık kapı bırakan açıklamalarından anlıyoruz.
Ama ne yazık ki BDP aklı bu "adımları" diyaloga, diyalogu da çözüme dönüştürmeye yetmiyor. Şimdi Leyla Zana belki de bu nedenle devreye giriyor. Bu devreye girişte de siyasetin nasıl yapılacağına ilişkin işaretler veriyor. En basit örneği, BDP aklı açlık grevi için Diyarbakır'ı ve sokağı seçerken, Zana çok meşru bir alanı, Ankara'yı, Meclis'i seçiyor.
Bu tavır ister istemez diyalog ve müzakere kanallarının açık olması anlamına geliyor. Zana da bunun altını çiziyor: "Bedenlerini açlığa yatıran gençlere bir ses olmak istedim. Bu ülke hepimize, Kürt'üne de, Türk'üne de, Arap'ına da herkese yeter. Kimliklerimizi olduğu gibi kabul edebildiğimizde sorunlar çözülür. Açlık grevi yüzünden cezaevlerinden yüzlerce tabut çıkınca birbirimizin yüzüne nasıl bakacağız? Sorunlar ancak müzakere ile çözülebilir."
Zana'nın bu yaklaşımı hükümet üzerinde bir baskı yarattığı gibi güvenilir muhataplık açısından rahatlatıyor. Irak Kürdistanı Bölgesel Yönetim Başkanı Mesud Barzani'nin açıklamaları da benzer bir işleve sahip.
Tabii bu iki ismin devreye girişi PKK'yı da zorlayacak. Bu nedenle çok istediklerini de sanmıyorum.
"Umut olsun istiyorum" diyen Zana ve Barzani'nin devreye girmesi çözüme yakın durduğumuzu gösteriyor.
Onu önemli kılan sadece bu cesareti değil. Zana, Kürt meselesinin Avrupa'ya ve Ortadoğu'ya bakan sivil yüzünü temsil ediyor. İçeride ve dışarıdaki Kürt kamuoyunu etkilediği gibi Türkiye ve AB kamuoyunda da bir karşılığı var.
Bu nedenle uzun süredir sessiz kalan Zana'nın açlık grevine başlaması ölümleri engellemede bir fırsat sunuyor. Aslında sivil siyasetin görevi, çözüm üretmek, barış ve diyaloga atılan küçük adımları gerilime değil büyük adımlara dönüştürmektir.
Açlık grevleriyle istenen talepler, olması gerekenlerdir ve karşılanamaz değil. Geç kalınmasına ve onca sert açıklamalara rağmen hükümet tarafı çözüme yakın duruyor. Bunu hem Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın hem de Adalet BakanıSadullah Ergin'in açık kapı bırakan açıklamalarından anlıyoruz.
Ama ne yazık ki BDP aklı bu "adımları" diyaloga, diyalogu da çözüme dönüştürmeye yetmiyor. Şimdi Leyla Zana belki de bu nedenle devreye giriyor. Bu devreye girişte de siyasetin nasıl yapılacağına ilişkin işaretler veriyor. En basit örneği, BDP aklı açlık grevi için Diyarbakır'ı ve sokağı seçerken, Zana çok meşru bir alanı, Ankara'yı, Meclis'i seçiyor.
Bu tavır ister istemez diyalog ve müzakere kanallarının açık olması anlamına geliyor. Zana da bunun altını çiziyor: "Bedenlerini açlığa yatıran gençlere bir ses olmak istedim. Bu ülke hepimize, Kürt'üne de, Türk'üne de, Arap'ına da herkese yeter. Kimliklerimizi olduğu gibi kabul edebildiğimizde sorunlar çözülür. Açlık grevi yüzünden cezaevlerinden yüzlerce tabut çıkınca birbirimizin yüzüne nasıl bakacağız? Sorunlar ancak müzakere ile çözülebilir."
Zana'nın bu yaklaşımı hükümet üzerinde bir baskı yarattığı gibi güvenilir muhataplık açısından rahatlatıyor. Irak Kürdistanı Bölgesel Yönetim Başkanı Mesud Barzani'nin açıklamaları da benzer bir işleve sahip.
Tabii bu iki ismin devreye girişi PKK'yı da zorlayacak. Bu nedenle çok istediklerini de sanmıyorum.
"Umut olsun istiyorum" diyen Zana ve Barzani'nin devreye girmesi çözüme yakın durduğumuzu gösteriyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019