Mahmut ÖVÜR
CHP'nin yerel seçimlere yönelik "torba" siyasetiyle, cemaatin "torba yolsuzluk" operasyonu arasındaki paralellik CHP-cemaat ilişkisini açığa çıkardı.
CHP, yeni bir siyaset üretmeden ve ilkeleri dikkate almadan neredeyse her önüne geleni içine alan bir siyaset izliyor.
Mustafa Sarıgül'ün Baykal, Gürsel Tekin ve eski il başkanlarına rağmen CHP'ye getirilmesi, Ankara'da sürpriz biçimde Mansur Yavaş'ın, Hatay'da AK Partili Lütfü Savaş'ın CHP'ye monte edilmesi gibi... Siyaset kulislerinde en son MHP'li Yavaş dahil hepsinin CHP'li olmasında cemaatin etkisi olduğu konuşuluyor.
Çünkü bu isimlere tabanın oy vermesi daha kolay.
Bunun doğal bir süreç olmadığı, bir proje olduğu çok açık. Bu katılımlar, son "yolsuzluk operasyonu"yla öyle üst üste getirildi ki kimse de sesini çıkaramadı. Hatta onları "AK Parti ancak böyle gider" diye umutlandırdılar.
Tam anlamıyla bir siyaset mühendisliği.
Eski statükonun siyasi partisiyle, yeni dönemin paralel devleti, daha doğrusu "derin devleti" siyaseti şekillendirmek için ittifak yapmış durumda.
Bunlar gözümüzün önünde gerçekleşiyor.
Asıl hedef de çok açık biçimde Başbakan Erdoğan... Yani Erdoğan'sız bir AK Parti. Dün yazdığım "İstanbul düşürülecek" projesinde, iş belediye meclis üyeliklerine kimlerin yazılacağına kadar hesaplanmış... Bu hesabın başında da cemaatle CHP'nin ilişkilerini de yürüten ve "İstanbul'un İmamı" olarak bilenen A.K. olduğu söyleniyor.
Planın ilginç bir noktası da, Sarıgül İstanbul'da büyükşehir belediye başkanı yapılacak ancak Meclis üyeleri ağırlıkla AK Partili kalacak. Bunun anlamı da şöyle açıklanıyor: CHP güçlü olmamalı. Bir anlamda paralel yapı siyasetin içinde yer almadan "egemen" olmanın hesabını yapıyor.
İkinci hamle de hazır: Sarıgül başkan yapılacak bir yıl sonra istifa edip CHP'nin genel başkanı olacak.
Gördüğünüz gibi İstanbul sermayesi ile "paralel devlet"in stratejisi ortak.
Acaba CHP yönetimi ve CHP içindeki sosyal demokratlar bu gerçeği görmüyor mu?
Yönetimin görmediğini önceki akşam CNNTürk'te Ahmet Hakan'ın programına katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarıyla gördük.
Kılıçdaroğlu herkesin gözü önünde "Bu operasyonun arkasında cemaatin olduğu söyleniyor, ne diyorsunuz?" sorusuna "Ben onu bilemem..." gibi bir cevap veriyor.
İnanılmaz... Dün Ergenekon ve Balyoz davasının arkasında cemaatin olduğunu bilen Kılıçdaroğlu, bugün sokaktaki insanın gördüğü gerçeği görmüyor, görmek istemiyor.
Oysa gerçek ortada, CHP'yi de kuşatan bu siyaset mühendisliğinden ülke yarar görmeyeceği gibi CHP de yarar görmeyecek.
Yaşayıp göreceğiz.
Bir savcı isterse her şey yapar mı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı'nın son yargı operasyonuyla ilgili açıklaması bildiğimiz bir gerçeği dile getirdi:
"Cumhuriyet savcıları önemli olayları kamuoyunu ilgilendiren olayları derhal, hatta çok önemliyse faksla, telefonla, başsavcıya veya vekile bildirir. Ya böyle bir şey olmazsa, kaos olur. Her önüne gelen kendiliğinden bir şey yaparsa..."
Yaptılar ve yapıyorlar... Hem de insanın kanını donduracak biçimde. Çolakkadı'nın şu sözlerine bakın:
"Bırakalım telefonla faksla bilgilendirmeyi, iki yıldır hiçbir bilgi verilmeden yürütülen soruşturmalar var. Kayıtlara başka isimler girilmiş, ya da hiç kaydedilmemiş.
Bir savcı isterse yırtar, yok eder, isterse işleme koyar, bilen gören yok." Başsavcı acı gerçeği söyledi ama bugüne kadar bu işlemi yapan savcılara ne işlem yapıldığını da söylemeli.
Yapılmadıysa neden yapılmadığını da...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019