Mehmet AKBACAK
Çok partili parlamenter sisteme geçildiğinden bu yana bazen 4 yılda, bazen de 5 yılda seçimler yapılarak ülkeyi yönetecek milletvekillerini seçeriz. Son zamanlara kadar gerçekten ülkeyi yönetecek kişileri seçtiğimizi zannederdik veya bize öyle anlatılmıştı.Bu nedenle tüm olumsuzlukların ana kaynağı olarak politikacılar gösteriliyordu.
Her 10 yılda yapılan darbelerle bu sistem yeniden tahkim ediliyor, eski siyasi aktörler tukaka edilirken, piyasaya yeni aktörler sürülüp cilalanırken sanki bundan sonra işler düzelecek havası yaratılırdı.Ama kısa bir süre sonra bunun eski senaryo tekrar sahneye konularak sistem devam ederdi.Artık şu açık bir şekilde görüldü ki; ülkeyi siyasetçiler yönetmiyordu.Peki kim yönetiyordu; sivil ve askeri bürokrasi.Çünkü bu sistemin esas sahibi onlardı,seçimlerde ele karşı ayıp olmasın diye yapılan demokrasi antrenmanlarıydı. Peki ne oldu; ne olacak her şeyin bir sonu olduğu gibi bu sisteminde sonuna gelindi.Bugüne kadar sisteme muhalefet edenlerden dindar muhafazakarlar iktidara gelince, sistemi değiştirme görevi de onlara kaldı.Çünkü ya sistemi değiştirecekler ya da sistemle bütünleşip statükoya boyun eğeceklerdi.İşte esas kavga sistemi değiştirmeye başladığı zaman başladı.Daha düne kadar sistem içinde kalıp birbirlerine düşmanca tavır alanlar, söz konusu sistem olunca kuzu sarması oluverdiler.Artık bu ülke bu sistemle yönetilemez, gerçi daha önce bunu hem Özal, hem de Demirel seslendirmişti ama yeterli desteği alamamışlardı.Peki yeni getirilecek sistem ne olacak veya ne olmalı.
İsterseniz seçimler yaklaşmışken; nasıl yapıldığına bir bakalım.Adaylar parti merkezlerine başvurularını yapıp beklemeye geçiyorlar, genel merkez nasıl karar veriyorsa benim adaylarım şunlar diye bizim önümüze seçin diye koyuyor, bizde tıpış tıpış oy vermeye gidiyoruz. Ne seçtiğimizi tanıyor, ne de seçilen seçmeni tanıyor.Reklam panolarında boy boy resimler sergileniyor, bazılarının isimlerini hiç duymamışız, bazılarını da hiç tanımıyoruz, parti adına oy verileceği için hiç tanımadığımız, güven duyacağım birisidir veya bu konuda çok yeteneklidir diyebileceğim bir kişi olup olmadığı belli olmayan kişiyi ben seçmiş olacağım,beni ve benim gibileri mecliste temsil etmiş olacak.Aslında benim milletvekilim olmadı, olmayacak parti ne derse onu yapacak ve yapmaya mecbur kalacak.Böyle demokrasi olmaz, olursa da buna da kadük demokrasi denir.Gerçek bir seçim doğrudan doğruya seçmenin karar vereceği dar bölgeli seçim sistemiyle, seçmenle yüzyüze temas eden ve doğrudan seçmene hesap verecek, seçmene sorumluluk duyacak bir yapı kurulmalı.Gayet iyi hatırlıyorum milletvekili olmak için partiye başvuran kişinin adaylığı kabul edilmeyince, seçimlerden kısa bir süre sonra parti liderine etmediği küfürler kalmadı, yine seçilen milletvekili seçmeni hiçe sayan aşağılayan demeçlerine bakarsanız bu sistemin sağlıklı olmadığı görülecektir ve görülüyor da.
Bu seçim sistemi umarım son defa uygulanır, uygulanmazsa da ne demokrasi gelişir, ne de ülkede istikrar sağlanır.Yeni yapılacak anayasa ile tüm bu sorunların çözüleceğini umuyorum.Gerçek bir demokraside yaşayacaksak; katılımcı, çoğunlukçu, bireyin özgürlüğünü öne çıkartan adaletli bir yapı kurmak zorundayız.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2020
29.01.2020
22.01.2020
14.01.2020
13.11.2019
21.10.2019
10.10.2019
26.09.2019
8.08.2019