Mehmet Ali ALÇINKAYA
Rojava Teslim Alınamaz…
Rojava teslim alınamaz. Çünkü Rojava, yalnızca bir coğrafya değil; halkların ortak iradesinin, kadın özgürlükçü yaşamın, eşitlik ve dayanışma temelinde inşa edilen demokratik toplum arayışının adıdır. Savaşın, yıkımın ve zorunlu göçün ortasında dahi yaşamı yeniden kurabilen bu deneyim, Ortadoğu halklarına inkâr, tahakküm ve savaş dışında bir geleceğin mümkün olduğunu göstermiştir.
Bugün Rojava’ya ve Halep başta olmak üzere Suriye’nin birçok bölgesine yönelen saldırılar, tekil askeri hamleler değildir. Sivillerin doğrudan hedef alınması, hastanelerin ve yaşam alanlarının sistematik biçimde yok edilmesi, zorla yerinden etme uygulamaları; uluslararası hukuka göre açık savaş suçlarıdır. Bu saldırılar aynı zamanda halkların birlikte ve eşit yaşam iradesine, kadın özgürlüğüne, demokratik topluma ve barış ihtimaline yönelmiş kapsamlı bir kuşatmanın parçasıdır.
Halep’te Savaş Suçu, Rojava’da Demokratik Topluma Kuşatma
Halep’te yaşananlar, Suriye’de on yılı aşkın süredir sürdürülen savaş siyasetinin en ağır ve en çıplak sonuçlarından biridir. Bu savaş, hiçbir halka güvenlik ya da istikrar sunmamış; yıkımı, göçü, yoksulluğu ve siyasal çürümeyi kalıcılaştırmıştır. Halep’te işlenen savaş suçları karşısında sessizlik, yalnızca ahlaki bir çöküş değil; hukuki ve siyasal açıdan da suç ortaklığı anlamına gelmektedir.
Rojava/Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik kuşatma ise bu suç siyasetinin devamıdır. Demokratik toplumun, kadınların öncülüğünde kurulan eşit ve özgür yaşamın hedef alınması tesadüf değildir. Çünkü Rojava deneyimi, Ortadoğu’da halkların kendi kendini yönetebileceğini, farklı kimliklerin eşit ve barış içinde yaşayabileceğini somut olarak ortaya koymuştur.
Kürtlerin Direnişi; Yaşamın, Onurun ve Barışın Savunusu
Bu koşullar altında Kürt halkının ortaya koyduğu direniş, dar anlamda askeri bir karşı koyuş değildir. Bu direniş; yaşamı, onuru, kadın özgürlüğünü ve demokratik toplumu savunma iradesidir. Halep’te ve Rojava’da sürdürülen bu mücadele, uluslararası hukukun tanıdığı meşru savunma hakkının toplumsal ve siyasal ifadesidir.
Kürtlerin direnişine sahip çıkmak;
– Sivillerin yaşam hakkına sahip çıkmaktır,
– Kadınların, çocukların ve emekçilerin geleceğine sahip çıkmaktır,
– Savaş yerine barışı, inkâr yerine tanımayı savunmaktır.
Bu nedenle Kürtlerin direnişi yalnız değildir; olmamalıdır.
Savaşta Israr Değil, Barışta Israr
Artık açık bir gerçek vardır;
Askeri yöntemler çözüm üretmemektedir.
Güvenlikçi politikalar barış getirmemektedir.
Gerilim, yalnızca yeni gerilimler doğurmaktadır.
Gerçek güvenlik; diyalogla, adaletle, karşılıklı tanımayla ve siyasal çözümle mümkündür. Günümüz dünyasında güç, yalnızca silahlarla değil; ikna kabiliyeti, diplomatik esneklik ve uzlaşı üretme yeteneğiyle ölçülmektedir. Halep’te işlenen savaş suçları ve Rojava’ya yönelik saldırılar, savaşta ısrarın nasıl bir insani ve siyasal yıkım yarattığını açık biçimde ortaya koymaktadır.
Türkiye’nin Sorumluluğu ve Barışın Zorunluluğu
Türkiye, 911 kilometrelik sınırı, tarihsel ve toplumsal bağları nedeniyle bu sürecin dışında değildir. Aksine, bu krizin sonuçlarını en yakıcı biçimde yaşayan ülkelerden biridir. Bu nedenle Türkiye açısından stratejik öncelik; askeri ve güvenlikçi politikaları derinleştirmek değil, sahip olduğu siyasal ve diplomatik nüfuzu barışın inşası için kullanmak olmalıdır.
Rojava ve Suriye’de kalıcı barış; Türkiye’nin güvenliği, toplumsal huzuru ve bölgesel konumu açısından bir tercih değil, zorunluluktur. Savaşın sürmesi; göçü, ekonomik krizi ve toplumsal gerilimi büyütmekten başka bir sonuç üretmemektedir. Güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüş ancak barışın kurumsallaşmasıyla mümkündür.
Uluslararası Sorumluluk ve Dayanışma Çağrısı
Halep’te işlenen savaş suçları karşısında “tarafsızlık” mümkün değildir. Uluslararası kurumlar, insan hakları örgütleri ve demokratik kamuoyu; suçların belgelenmesi, faillerin teşhir edilmesi ve yargılanması için sorumluluk almak zorundadır. Aksi halde cezasızlık, yeni suçların önünü açacaktır.
Buradan tüm halklara, kadınlara, emekçilere, gençlere; demokratik kitle örgütlerine, sendikalara ve sivil toplum kuruluşlarına çağrımızdır.
Sessiz kalmayın.
Savaşı normalleştirmeyin.
Barışı ertelemeyin.
Rojava ile dayanışmayı büyütün, Halep’te işlenen suçlara karşı ses yükseltin.
Son Söz; Ortak Gelecek Barışla Kurulacak
Rojava teslim alınamaz; çünkü halk iradesi teslim alınamaz.
Demokratik toplum yenilmez; çünkü eşitlik ve özgürlük bastırılamaz.
Bir kez daha yüksek sesle ilan ediyoruz:
Halep’te savaş suçu işleniyor.
Kürtlerin direnişi meşrudur ve yalnız değildir.
Savaş değil barış, inkâr değil tanıma, yıkım değil yaşam kazanacaktır.
Rojava’dan Ortadoğu’ya uzanan ortak gelecek, ancak barışla ve demokratik toplumla kurulacaktır.
Yazarlar
-
Fehmi KORUVenezuela’yı aldı güya, ama para babaları güvence istiyor 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava’dan Ortadoğu’ya Ortak Gelecek Çağrısı; 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUİki ‘dost’: Trump ve Erdoğan 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünBu kadar düşüncesiz olabilirler mi? 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİEmeklinin Türkiye Yüzyılı şimdi başlıyor desenize 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHalep’te “hendek direnişi” kararını kim verdi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm Süreci, Halep çatışmasına heba edilir mi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarLinç kültürü değil linç sektörü 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUZihniyet akrabası siyasetçiler 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergil“Yerli ve Millî” ahlâk yanılsamasına karşı çağrı 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuDers alınıyor mu? 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENAmbargo ile diktatörlük arasında sıkışan İran 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRTRUMP'A TEMİZ BİR "ÖDÜL" LÂZIM 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNESiyasetin cinselliği 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKaranlık Orman’ nedir? Trump’ın hepimizi soktuğu yerdir 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSuriye’deki tehlike 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANCumhurbaşkanı partili mi partisiz mi? 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsan hakları için dış müdahale tartışması 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKNormatif çerçeve, pratik ve Türkiye’nin durumu 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanHalkını adalete hasret bırakanların ibretlik hikayesi… 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMADURO 2014 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciFaizi kim düşürmüyor 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAK Parti'deki Truva Atları... 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRŞov bir kez başladığında… 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasTrump’ın yeni ‘dünya düzeni’ ve Türkiye 6.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.01.2026
4.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
27.12.2025
24.12.2025
20.12.2025
18.12.2025
14.12.2025
11.12.2025