Mehmet Ali ALÇINKAYA
Siyasal Sorumluluk, Çerçeve Yasa ve Demokratik Normalleşmenin Zorunluluğu;
03/02/2026 Salı günü gerçekleştirilen grup toplantısında Sayın Devlet Bahçeli tarafından yapılan konuşma, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet’ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararlılığımız nettir” ifadesiyle, Türkiye’de uzun süredir dolaylı biçimde yürütülen tartışmaları açık bir siyasal zemine taşımıştır. Bu çıkış, özellikle sürecin muhatabının kim olduğu sorusuna net bir yanıt vermesi bakımından dikkat çekicidir.
Konuşmada kullanılan ifadeler, meselenin artık soyut değerlendirmeler ya da karşılıklı açıklamalar düzeyinde ele alınamayacağını; doğrudan iktidarın yasama ve yürütme sorumluluğunu işaret eden bir çerçeveye kavuşturulması gerektiğini ortaya koymuştur. Bu yönüyle söz konusu konuşma, yalnızca bir siyasi tutum beyanı değil; Meclis’i ve hükümeti bağlayan somut bir sorumluluk alanını tarif eden siyasal bir eşik niteliği taşımaktadır.
Bahçeli’nin konuşmasında dolaylı biçimde açılan temel başlıklardan biri, sürecin hukuki zemininin oluşturulması gerekliliğidir. Bu noktada öne çıkan çerçeve yasa ihtiyacı, kişisel ya da dönemsel açıklamaların ötesinde, demokratik normalleşmenin kurumsal güvencelere kavuşturulması anlamına gelmektedir. Çerçeve yasa; sürecin amacını, kapsamını, ilkelerini ve sınırlarını belirleyen; yetki, görev ve sorumlulukları açık biçimde tanımlayan; uygulama takvimini ve denetim mekanizmalarını düzenleyen temel bir yasal metin niteliği taşır. Böyle bir düzenleme, süreci keyfiliğe, belirsizliğe ya da siyasal konjonktüre bağlı olmaktan çıkararak hukuk devleti ilkeleri içinde yürütülebilir kılar.
Çerçeve yasanın içeriği; barış ve demokratik normalleşme sürecinin hangi ilkelere dayanacağını, hangi kurumların hangi yetkilerle sürece dâhil olacağını ve Meclis denetiminin nasıl işletileceğini açık biçimde ortaya koymalıdır. Aynı zamanda bu yasa; insan hakları, adil yargılanma, ifade ve örgütlenme özgürlüğü, siyasal katılım hakkı ve özel yaşamın korunması gibi temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasını esas almalı; uygulamada eşitliği ve öngörülebilirliği sağlayacak bağlayıcı hükümler içermelidir. Bu yönüyle çerçeve yasa, yalnızca teknik bir düzenleme değil; demokratik barışın hukuki omurgası işlevini görecek temel bir araçtır.
Bu bağlamda Devlet Bahçeli’nin grup konuşması, tartışmayı niyet beyanları düzeyinden çıkararak “siyasal sorumluluk” ve “yasal zorunluluk” eksenine oturtması bakımından önem taşımaktadır. Konuşmanın işaret ettiği temel gerçek açıktır: Sürecin muhatabı iktidardır ve bu muhataplık ancak Meclis’in yasama iradesiyle somutlaşabilir. Çerçeve yasa çıkarılmadan yapılacak her açıklama, toplumsal beklentiyi artırmaktan öteye geçmeyecek; kalıcı, güvenilir ve kurumsal bir demokratik normalleşme zemini oluşturamayacaktır.
Güncel siyasal tartışmaların geldiği aşama, açıklamaların artık yeterli olmadığını; somut, bağlayıcı ve denetlenebilir adımların zorunlu hâle geldiğini göstermektedir. Bu çerçevede “Bahçeli’nin söylediklerinin muhatabı iktidardır” değerlendirmesi, tartışmanın yönünü söylem alanından siyasal sorumluluk ve icra alanına taşımaktadır. Siyasal beyanlar, ancak yürütme ve yasama organlarının somut uygulamalarıyla anlam kazanır; aksi hâlde toplumsal beklenti ile siyasal pratik arasındaki mesafe daha da derinleşir.
Demokratik normalleşme, söylemlerle değil; açık siyasal sorumluluk, bağlayıcı hukuki düzenlemeler ve etkin bir Meclis iradesiyle mümkün olabilir. Grup toplantısında yapılan konuşma, sürecin muhatabını netleştirirken, Meclis’i merkezine alan kurumsal bir çözüm yolunu da görünür kılmıştır. Çerçeve yasa ihtiyacı, bu bağlamda yalnızca teknik bir gereklilik değil; hukuk devleti ilkesinin ve demokratik barışın zorunlu bir koşulu olarak öne çıkmaktadır.
Kalıcı ve güvenilir bir demokratik normalleşme için atılması gereken adımlar açıktır: Sürecin açık hedeflerle tanımlanması, yetki ve sorumlulukların yasayla belirlenmesi, uygulamanın şeffaf biçimde takvimlendirilmesi ve Meclis denetiminin etkin biçimde işletilmesi. İnsan hakları ve temel özgürlükler alanında yapılacak düzenlemeler, belirli kesimlere yönelik ayrıcalıklar olarak değil; Türkiye’de demokratik düzenin bütününü güçlendiren yapısal adımlar olarak ele alınmalıdır.
Sonuç olarak bu başlık altında ifade edilen kararlılık; şiddet dışı, hukuki ve demokratik bir ısrarı temsil etmektedir. Açıklamaların muhatabının iktidar olduğu gerçeği, sürecin başarısı açısından belirleyicidir. Meclis’in gecikmeksizin yasama iradesini ortaya koyması; toplumsal güvenin yeniden tesis edilmesi, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi ve demokratik barışın kalıcı hâle gelmesi açısından tarihsel bir sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır.
Yazarlar
-
Fehmi KORUNetanyahu Epstein operasyonuna ne dedi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENEsptein – Devletlere yönelik şantaj boyutu 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNükleer dengenin son kalesi de yıkılarken… 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Marks nerene battı?’ 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUMuhalefetin bilinçaltı 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUREpstein neden Türkiye ile ilgilendi? 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASayın Devlet Bahçeli’nin Gündeme Taşıdığı “Umut İlkesi” ve Sayın Abdullah Öcalan... 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanPiyasa soruyor: Yapay zekaya bu kadar parayı nereden bulacaksınız? 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİmamoğlu’nun mesajı: İnsancıl evrensel hukuk 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezTÜFE Yenilendi Ama Yaklaşım Aynı 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciKöprüyü geçene kadar… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSuriye’de barışı Öcalan mı sağladı? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTürkiye Yüzyılı’nda Ramazan pidesi 5.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBahçeli’nin bir cümlesinin gittiği yer… 5.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
23.01.2026
20.01.2026
18.01.2026
15.01.2026
11.01.2026