Mehmet ALTAN
Basın Tarihi gözlüğünü takmış, 12 yıl önceki mart ayını tarıyordum…
11 Mart 2014 gününe bir kez daha dondum.
11 Mart, Gezi Parkı eylemleri sırasında evine ekmek almaya giderken yaralanan ve 269 gün yoğun bakımda kalan Berkin Elvan’ın hayatını kaybettiği gündü.
Sabah saat 7’ydi.
15 yaşındaydı ve 16 kiloya düşmüştü.
Bugün ölümünün 12. yıldönümü.
12 Mart tarihli tüm gazeteleri teker teker taradım. Daha yaşamadan yaşamdan kayıp gitmesi hepsinde manşetti.
Bazıları şöyleydi:
Adalet Kör, Vicdan Sağır - Radikal
Yastayız - Hürriyet
Sen Büyüyeceksin, Onlar küçülecek - Cumhuriyet
Hepimizin Acısı -Vatan
Türkiye’nin Evlat Acısı - Milliyet
“İnşallah Bir Daha Kimsenin Başına Gelmez”- HaberTürk
Berkin’in öldürüldüğü Gezi Olayları’na geri döndüm, Vikipedia’yı açtım:
“Gezi Parkı olayları veya Gezi Parkı direnişi, 28 Mayıs 2013 tarihinde, ilk olarak İstanbul'daki Taksim Gezi Parkı için hazırlanan kentsel gelişim planına karşı çıkmak amacıyla düzenlenen, daha sonrasında ifade özgürlüğü, medya sansürü, otoriteryanizm gibi toplumsal sorunlara ve dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın baskıcı yönetimine karşı toplumsal bir harekete dönüşen protesto hareketleridir. Sınırlı sayıda katılımcıyla başlayan hareketler, sosyal medyanın da kullanımıyla cumhuriyet tarihinin en büyük protestosuna dönüşmüştür.”
“Protestolar, 61. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti'nin, İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bulunan ve sadece umumi hizmette kullanılmak koşulu ile tapuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne tahsis edilmiş olan Taksim Gezi Parkı'na İstanbul 6. İdare Mahkemesi ve 2 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı olduğu hâlde Topçu Kışlası'nı Taksim Yayalaştırma Projesi çerçevesinde imar izni olmadan yeniden inşa etmesini engelleme eylemi olarak başladı ve parkta yapılan bir oturma eyleminin şiddet kullanılarak tahliye edilmesine duyulan öfkeyle ateşlendi.
Ardından, Türkiye'nin dört bir yanında, basın, ifade ve toplanma özgürlüğü ile AK Parti hükûmetinin Türkiye'nin laikliğini zedelemesi gibi çok çeşitli kaygıları protesto eden destek gösterileri ve grevler düzenlendi.
İlk çevre protestosunu organize eden küçük bir topluluğun ötesinde merkezi bir liderliğin olmadığı protestolar, İşgal hareketi ve 1968 Mayıs olaylarıyla karşılaştırıldı.
Sosyal medya, protestolarda kilit bir rol oynadı, çünkü Türk medyasının büyük bir kısmı özellikle ilk aşamalarda protestoları küçümsedi ve protestolara sansür uyguladı.
Hükûmetin tahminiyle yaklaşık 3,6 milyon kişi, Türkiye genelinde ilk Gezi Parkı protestosuyla bağlantılı yaklaşık 5.000 gösteriye aktif olarak katıldı.
Yirmi iki kişi öldü ve çoğu ağır olmak üzere 8.000'den fazla kişi yaralandı.”
Ölen 22 kişiden biri Berkin Elvan’dı:
“Taksim Gezi Parkı Protestoları sırasında, 16 Haziran 2013 tarihinde Berkin Elvan, polis tarafından atılan göz yaşartıcı gaz kapsülünün başına isabet etmesi üzerine[1] ağır yaralandı.
Elvan'ın ailesi, olayın ekmek almaya giderken yaşandığını söylemiş, bazı haberlerde de olayın bu şekilde gerçekleştiği iddia edilmiştir.
Olaylar sırasında dönemin başbakanı, açıklama yaptığında cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, 2015 İstanbul Adalet Sarayı saldırısı sonrası 3 Nisan 2015 tarihinde yaptığı açıklamada,
‘Biz Emniyet’in tüm belgelerini açıkladık. Elinde sapanla, demir bilyeyle terör örgütünün içerisinde nasıl resimlerinin çekildiği, bunların hepsi açıklandı.’ demiştir. 269 gün boyunca komada kalan Elvan, 11 Mart 2014'te Şişli'deki Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 15 yaşındayken 16 kilodayken ölmüştür.
Elvan'ın ölümü, ailesi adına açılmış olan Twitter hesabından,
‘Halkımıza: Saat 07.00 Berkin Elvan'ı, evladımızı kaybettik. Başımız sağolsun,’ ifadeleri kullanılarak duyurulmuştur.”
Elvan ailesinin avukatları, “14 yaşında bir çocuğun kafatasında çökme ve beyin kanaması geçirmesine sebep olacak fiilin, kamu düzeninin tesisi ile açıklanamayacağını, yasal sınırlarda kalındığının iddia edilemeyeceğini, kolluk görevlilerinin hedef gözeterek Berkin’i öldürmeye teşebbüs ettiklerini” belirterek polislerle ilgili olarak “kasten adam öldürme” suçlamasıyla İstanbul Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
25 Haziran 2013’te yapılan suç duyurusunu işleme koyan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yapılan suçlamayı Türk Ceza Kanunu’nun 256/1. maddesi uyarınca “zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması” olarak değiştirerek kabul etti. Açılan soruşturma, Gezi parkı olaylarında kolluk kuvvetleri hakkında yapılan tüm şikâyetlerin de içinde olduğu bir “torba dosyaya” konuldu. Avukatların itirazları sonucu savcılık dosyanın ayrılmasına karar verdi.
18 Haziran 2021 günü görülen duruşmada dava karara bağlandı. Berkin Elvan'ı öldüren sanık polis Fatih Dalgalı hakkında önce kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası verildi, daha sonra "olası kast ile öldürme" nedeniyle müebbet hapis cezası 20 yıl'a indirildi.
Sanığın iyi hali ve geleceği üzerindeki etkisi düşünülerek indirim yapıldı ve 16 yıl 8 ay hapis cezası verildi.
Ayrıca TCK 82/1-e maddesinde düzenlenen "çocuğa karşı öldürme suçu" nitelikli halinden ceza verilmesi talebi, sanığın Berkin Elvan'ın yaşının küçük olduğunu bilerek suçu işlediğine dair delil olmadığı gerekçesiyle reddedildi.
Son olarak sanığın aktif görevde olması, duruşmaları takip etmesi, istinaf ve temyizde geçecek süreler, tabi olacağı infaz rejimi ve tutuklamanın neticede bir koruma tedbiri olması gerekçeleriyle tutuklama talepleri reddedildi ve yalnızca yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.”
Tam 12 yıl önce bugün bir çocuk öldürüldü.
Adalet zaten ölüydü… Vicdan zaten ölmüştü.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.03.2026
5.03.2026
5.03.2026
18.02.2026
28.01.2026
16.01.2026
7.01.2026
6.01.2026
5.01.2026
3.01.2026