Mehmet TEZKAN
Anayasa değişikliği üzerine yapılan sakin, yapıcı konuşmalar, tartışmalar ufuk açıcı oluyor..
Taraflar pozisyonlarını değiştirmese bile..
Destek verenin neden destek verdiği..
İtiraz edenin neden itiraz ettiği..
En azından net biçimde ortaya konuluyor.. Dün Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’le sabah kahvaltısında buluştuk..
Masaya sadece zeytin peynir koymadık.. Anayasayı da koyduk..
İki saat boyunca üzerinde tepindik durduk..
Özel sohbetti, ne konuştuğumuzu yazmayacağım.. Bu tür buluşmaların çok önemli olduğunun altını çizmekle yetineyim..
Referandum öncesi bol bol konuşmakta, bol bol tartışmakta, artıları eksileri terazinin kefelerine koymakta fayda var..
Sonunda burası bizim ülkemiz..
Gidecek başka ülkemiz yok..
Diyerek noktayı koyayım, başka konuya geçeyim..
***
Bana en çok sorulan sorulardan biri şu..
Ee, bugünkü sistem iyi mi?
Hayır değil.. Rezalet..
Ee o zaman, kaldırıp atalım yenisini kuralım?
Tamam da diyorum; yeni bir sistem kurarken bugünkü sistemin hastalıklarını taşımanın anlamı ne?
Siz de bunu izah edin..
Üstüne üstlük taşımakla kalmıyoruz, anayasal hale getiriyoruz..
Neden?
***
Bu konuya verilecek örnek çok..
Birkaç tane sıralayayım..
Deniliyor ki; bugünkü sistemde kuvvetler ayrılığı yok.. Meclis yürütmenin emrinde.. Çünkü yürütmenin başı aynı zamanda Meclis’teki çoğunluk partisinin başkanı olduğu için sözünden çıkılmıyor..
Milletvekili listelerini o yaptığı için vekiller biat ediyor.. Büyük çoğunluk özgür iradesini ortaya koyamıyor..
Diğer partilerde de durum aynı..
Liderler sultası var..
Bugünkü sistemin hastalıklı tarafı bu..
***
Doğru..
Yüzde yüz katılıyorum..
Ama işin kötüsü; anayasa değişikliği bu fiili hali, bu ucube durumu yasal hale getiriyor, anayasal güvenceye alıyor..
Vekil listelerini başkan adayları yazacak..
Vekiller sırtını seçmene değil, başkan adayına yaslayacak..
Eee ne değişecek?
Hiçbir şey!..
***
Bugünkü sistemi felç eden temel yanlış buysa.. Bugünkü sistemi beğenmememizin ana unsuru buysa..
Anayasa değişikliği bir şeyi değiştirmeyecek ki..
***
Çözüm ne derseniz..
Siyasal partiler kanununu değiştirirsin, olur biter..
***
Deniliyor ki; bugünkü sistemde zaten Meclis hükümeti denetlemiyor.. Denetlermiş gibi yapıyor ama denetleyemiyor..
Doğru..
Yüzde yüz katılıyorum..
Ama anayasa değişikliği bu fiili hali de, bu ucube durumu da yasal hale getiriyor, anayasal güvenceye alıyor..
Sıkıntı burada.. Hastalıklı durum düzelmiyor, korunuyor.
Başka sıkıntılı durumlar yok mu?
Var tabii.. Mesele çok boyutlu..
Suça teşvik olur
FETÖ üyesi oldukları iddiasıyla 42 bin kişi tutuklanmış..
Cezaevlerindeki tutuklu/hükümlü sayısı 200 bini bulmuş..
Koşullar rezalet..
Üstü üste alt alta bi durum var..
Adalet Bakanlığı 10 yılın altında ceza alanlar için bir ay kapalı cezaevinde kalma, sonra açık cezaevine gönderme uygulaması başlatmak istiyor..
Kısaca, açık cezaevine geçmek kolaylaşıyor.. (Bazı suçlar hariç..)
***
Açık cezaevleri rahat.. Bir işte çalışabiliyorsun.. Yılda iki defa izin kullanıp evine gidebiliyorsun.. Ailenle rahat rahat görüşüyorsun..
Kamp gibi!.
Aslında suçluyu hücreye tıkıp, cezaevinin kötü koşullarına mahkûm edip, suç makinesine çevirmek yerine topluma kazandırmak adına iyi düşünce..
Mantıklı duruyor ama bir dakika!.
***
Soygun, hırsızlık, yankesicilik, darp, yaralama, tehdit, şantaj, trafik canavarı olma, yasa tanımama gibi suçları artırmasın..
Bir ayağı içerde, bir ayağı dışarıda mahkûmiyet suç işlemeyi kolaylaştırır mı?
Teşvik eder mi?
Bence eder.. Aman dikkat!..
İstikrar işsizliği artırmış!.
İktidar sözcüleri getirmek istedikleri yeni düzeni anlatmak için koalisyon günlerinden örnekler veriyorlar..
Koalisyonların ne kadar kötü olduğunu anlatıyorlar..
Siyasi istikrarın bir ülke için ne kadar önemli olduğunun altını çiziyorlar..
***
O günleri savunacak değilim ama rakam ortada..
2001 yılında.. Yani Türkiye’nin dibe vurduğu yıl.. Yazarkasaların atıldığı yıl.. İnsanların güne işsiz kalarak uyandığı yıl..
İssizlik oranı kaç?
Yüzde 8.4.. 1.9 milyon işsiz var.. Bir sonraki yıla da bakalım..
2002’de yüzde 10.3.. 2.4 milyon işsiz var..
***
2002’den bugüne siyasal istikrar sorunumuz yok.. 15 yıldır güçlü tek parti iktidarıyla yönetiliyoruz..
İşsizlik oranı kaç?
Yüzde 12.1.. Şu an 3.7 milyon işsizimiz var..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026