Mehmet TIRAŞ

EDEP YAHU…
9.02.2026
353

 Toplumda “ Edep ve Utanma Duygusu” diye bir şey kalmadı desek abartmamış oluruz.

İnsanda liyakat aramazsanız “edepsizliğin ve görgüsüzlüğün” önünü de alamazsınız.

Siyasetteki bu edepsizlik ve görgüsüzlük bizde öyle boyuta ulaştı ki…

Sarsıcı boyutlarda seyrediyor.

Sürüsüne bereket.

Utanma duygusu kaybolunca arsızlaşma da olağan hale geldi.

Hukuk devre dışı kalınca edep yoksunları her sektöre sıçradı.

Örneğin…

20 Kasım 2024 Tarihinde İstanbul Havalimanında  MHP Bolu Milletvekili İsmail Akgün, Isparta Milletvekili Hasan Basri Sönmez ve Kilis Milletvekili Mustafa Demir,yurtdışından bavulları ile altın kaçakçılığı yaparken; bir güvenlik amirinin şüphesi üzerine, bavullarının  aranması sonucu  kilolarca altın ortaya saçıldı.

Altın kaçakçılığı yapan milletvekili olur mu?

 Ayrıca İsmail Akgül denen Milletvekili ise Sinan Ateş cinayetinde adı sık geçenlerden birisi.

Altın kaçakçılığı yapan MHP’li  vekiller sonunda medyada haber olunca,MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kamera görüntülerini izlediği bu üç Milletvekiline partiden istifa etmelerini istediği söylendi.

MHP sıralarından ayrıldılar ama TBMM’ de MHP grubu ile hareket ediyorlar.

Suçları sabit olan bu vekiller aleyhinde ”Cumhuriyet Savcılarının harekete geçmemesi kabul edilir bir durum mudur?

Türkiye bir hukuk devletiydi, değil mi?

Eğer bu suçu muhalefet vekilleri işlemiş olsaydı.

Anında vekillikleri düşer ve hapse yollanırdı.

Hatta kamusal haklardan da mahrum edilirlerdi.

Adalet Bakanı hala Türkiye bir hukuk devleti ve yargı bağımsız demeye devam ediyor.

Muhalefet ve muhalif basın bunları niye gündeme getirmez anlamış değiliz.

Gene siyaset kurumundan bir başka yüz kızartıcı gelenek…

Milletvekili ve Belediye Başkan transfer borsası kuruldu.

Hâlbuki Partili Cumhurbaşkanı partisinden istifa edip başka partiye geçenlere “ahlaklı birisiyseniz Milletvekilliğinden de istifa edersiniz” diyordu.

Başka partiden kendi partisine gelen milletvekillerine ve Belediye başkanlarına “ yuvanıza hoş geldiniz” demeye başladı.

Edep yoksunluğunu teşhir etmeye devam edelim…

CHP’den seçilip kendisini iktidar partisine pazarlayan Mersin Milletvekili Hasan Çakır diye biri var. Transfer olduğu partide kendisine rozet takan partili Cumhurbaşkanına asker selamına duran, methiyeler düzen  bir garip adam.

 Seçim bölgesi Mersin’de “tutturmuşlar bir emekli maaşı üzerinde tepiniyorlar” diye biliyor.

Ya 500 bin lira Milletvekili maaşıyla geçinemiyorum diyen AKP Milletvekili Macit Özcan’ın  basına şikayetçi olmasına ne buyrulur.

Vekilin 500 bin liralık geçinemediği maaşı en düşük 25 emeklinin aylık maaşına tekabül ediyor.

Bu milletvekili hepimizin aklı ile  alay ediyor.

10 Milyon emekli  asgari ücretin altında emekli maaşı alıyor.

5 milyon emekli ise 20 bin lira maaş ile geçinmek için  ucuz ekmek ve kırmızı et kuyruklarında ömürlerini tüketiyorlar.

10 ve 19 milyon liralık marka saatleriyle gündem olan AKP’li görgüsüz milletvekillerini de unutmayalım.

Yaptıkları hukuksuzlukları, edepsizlikleri ve görgüsüzlüklerini gizleme ihtiyacı bile duymuyorlar.

Hatta ne acıdır ki savunuyorlar.

İktidar partisinin Meclis grup başkan vekili olan Özlem Zengin’e muhalefet milletvekili mülakat sistemi ile “haksız ve hukuksuz kadrolaşma” yapıyorsunuz,  diye soruyor?

Özlem Zengin bakın ne diyor: ”Doğru yapıyoruz. Ne yapmamızı bekliyordunuz” diyecek kadar pişkin cevap veriyor.

İktidar yanlısı besleme basının tayfası bu vekillerin kaçakçılığını, edepsizliğini ve görgüsüzlüklerini ne haber yapıyorlar ne de ekranlara taşıyorlar.

Bu edepsizlerin yaptıkları üzülerek söyleyelim toplumda karşılık görüyor.

Bunlar “din,ırk ve mezhep” üzerinden siyaset yapan dinbazlar.

Ama siyaset kurumu toptan çürüdü…

Siyasette sarsıcı bir örnek…

Siyasette çoğulculuk kavramını dilinden düşürmeyen Kürt hareketinin yaptıkları da üzücü…

Abdullah Öcalan’dan farklı  düşünenlere  karşı;”tehdit,hakaret, iftiralar ve yaftalamalar hava da uçuşuyor.”

 Kendisi Kürt olmayan ve yaşamını Kürtlerine özgürlüğüne adamış, 87 yaşının 17 yılını cezaevlerinde geçirmiş ve 51 eseri olan. Kürtlerin sarı hoca dedikleri sosyolog Doç.Dr.İsmail Beşikçi için;takınılan üslup bırakın yazanı okuyanın yüzünü kızartıyor.

İddia,”İsmail Beşikçi Kürtlerin Ziya Gökalp’ı olmak istiyormuş.”

 

Yazıyı bitirirken haya duygusunun buharlaşmasına bir örnek de medyadan verelim…

Birde söz de muhalif gazeteci olarak kendini tanıtan ve ”Sözcü Grubunun” yayın politikasını ve kadrosunu  belirleyen, kendini lider olarak lanse eden, gazetecilere ve siyasilere  ayar vermeye kalkan  Gazeteci Yılmaz Özdil var.

 

Özdil,Organize suç örgütü lideri olmaktan yargılanmış  ve hüküm giymiş, kamuoyunda ise  mafya babası  olarak bilinen Sedat Peker hakkında; SÖZCÜ TV de kendi kadrosuna kattığı gazeteci İpek Özbey’le yaptıkları canlı programda söyledikleri sizi şaşırtmadı mı?

“Sedat Peker’in varlığından onur duyuyorum.”

Yılmaz Özdil’e hatırlatalım Sedat Peker İktidara destek için 2015 yılında Rize’de düzenlediği mitingde muhalefete ne diyordu:

 Akıllı olun yoksa sizin kanlarınızla duş alırız.

JİTEM’i kuran Arif Doğan’da Sedat Peker’le Ağabey kardeş gibiyiz” dediğini de anımsatalım.

Türkiye hukuk toplumu olamadığı sürece,yukarıdaki utanç tablosu  değişmeyecek ve artarak kararmaya devam edecektir.

Ülkenin demokrasi sorunu var…

Ülkenin “eğitim ve liyakat” sorunu var.

Ülkede insanların eşit vatandaşlık hukukundan yararlanarak, rekabet ederek namusuyla yaşama sorunu var…

Siyaset kurumu kendi çürümüşlüğünden arınmadıkça hepsi hayal.

Siyasi  çürümüşlüğü ve lider sultanlığının sona ermesi için de  siyasette  ilk önce, ön seçimin  zorunlu hale gelmesi kaçınılmaz.

Yoksa milletvekili de Belediye Başkanı da ne kadar seçimle gelirse gelsin,liderin vekili ve Belediye  başkanı olmaktan kurtulamıyor. Kamu parası ile siyasete yön veriyor.

Yukarıda ortaya çıkan tablo değişmiyor acaba  toplumda karşılığımı  var? Olmasa nasıl bu kadar etkili olurlar.

Neyse biz umutlu olalım…

Tesellimiz de;

 “İyi ki Tanrı bu edepsizleri yaratmış, yoksa liyakat sahibi ve utanma duygusunu koruyan değerli insanların kıymetini nasıl bilirdik…”

Gene de “Edep Yahu” Demekten başka bir söz bulamıyoruz.

                                                                                                                                                

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar