Mustafa Karaalioğlu
Yavaş yavaş bir tarih belirmeye başladı. Seçimin normal tarihinden altı-sekiz ay kadar önce yapılması ihtimali güçleniyor. Tabii, herşey yolunda giderse... Yolunda gitmenin ölçüsü de siyasette kontrolün o güne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinde olması demek. Yani, siyasi rakiplerine istediği gibi pres yapabilmesi, uluslararası konjonktürün lehine işlemeye devam etmesi ve elbette halk desteğinin kendisini yeni bir seçime taşıyacak seviyede kalabilmesi… Bütün bu şartlar bir arada gerçekleşirse erken seçim takvimi işleyecektir.
Neden “erken” seçim? Erdoğan’ın üçüncü dönem aday olabilmesi için Meclis’in 360 oyla 2028 Mayıs ayından önce bir tarihte seçim kararı alması gerekiyor. Bütün partiler erken seçim ister ama bilindiği gibi CHP, sadece birkaç ay önce yapılacak ve tek amacı Erdoğan’a yeniden aday olma hakkı vermekten ibaret bir kararı desteklemiyor. Bu durumda, tahminlere göre AK Parti ve MHP’ye DEM de destek verebilir. Böylelikle, CHP ya da diğer partilerin oyuna ihtiyaç olmadan erken seçim kararı alınabilir.
Seçimin bir şekilde 2027 sonbaharına alınabileceğini varsayalım. Yani önümüzde bir buçuk yıldan fazla süre bulunuyor. Peki bu çok değerli süre nasıl geçecek?
Türkiye’nin birbirinden ağır siyasi, toplumsal ve ekonomik meseleleri ortadayken soru şudur: İktidar önümüzdeki süreyi geride bıraktığımız yıllar gibi sadece seçim kazanmak için gündelik siyasi oyunlarla mı geçirecek? Yani plan, siyasi rakiplerini susturmaya devam etmek, gerilimi canlı tutmak ve seçime doğru popülizm yaparak bir şekilde sandıktan galip çıkmak mı?
Ekonomik kriz devam ederken, sanayi, teknoloji, tarım gibi ana sektörler yerinde sayarken, sosyal gerilim artarken, toplumsal yozlaşma ortalığa taşarken ve eğitim sistemi gerilerken… Hukuk, yargı, ehliyet, liyakat düzeni kaybolmuşken…
Böylesi devasa problemler büyümeye devam ederken seçime kadar geçecek çok kıymetli zamanlar hiçbirinin kapağını açmadan, yeni seçimi bir şekilde kazanmak için eskiden beri yapılan gündelik siyasi hamlelerle mi geçecek? Bu kadar büyük kavganın, böylesine büyük siyasi gerilimin ardından memleketin payına daha da büyüyen ve problemlerden başka bir şey kalmayacak mı? Verimlilik vaadeden Başkanlık Sistemi’nin, büyük siyasetin, kocaman lafların, sınır tanımaz cümlelerin hasılası bu mu olacak?
Seçime doğru biraz emekli maaşı artışı, biraz ücret ayarlaması ve varsa bir de EYT gibi bir şey… Seçim tamamdır öyle mi?
Sonraki dönemde de o popülizmin faturasını ödemek için bir daha kemer sıkmak. Özetir özeti “yine” bu mu?
Büyük problemler orada durmaya devam edecek ve Türkiye hak ettiğinden daha azüreterek, dünyayla rekabette zayıflayarak, daha pahalı yaşayarak ve daha az refahla “bugününe şükretmeye” mecbur mu kalacak?
Oysa, önümüzdeki bir buçuk yıllık süre dahil, bütün iktidar dönemini seçime doğru yapılacak birkaç popülist uygulama için harcamaktan başka fikirlere ihtiyaç var. Ne var ki, bu vizyon sadece bu dönemde değil, bütün başkanlık sistemi yönetimi boyunca kaybolmuş durumdadır.
Hiçbir temel mesele çözülemiyor, hatta bazı sıradan meseleler çözülmedikçe temel mesele haline geliyor. Çünkü problemleri çözmek ve onların çözülebilir olduğun göstermek sistemin/iktidarı devamına fayda sağlamıyor. Çünkü, toplumu hep daha azına razı edip küçük problemleri bir lütufmuş gibi halletmek işe yarıyor. Ülkeyi demokrasi ve hukuktan mümkün olduğu kadar uzak tutma gayreti de bundandır. Toplumsal talep, her geçen gün daha azına razı olan bir seviyeye düşüyor. İki seçim arası emekli maaşı ve asgari ücretten gayrı hiçbir şeyi hararetle konuşmayan toplum böyle şekilleniyor.
Türkiye bir daha asla bulamayacağı değerli zamanları böyle kaybediyor.
Yazarlar
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025
20.12.2025
13.12.2025
8.12.2025
1.12.2025